Etkin Haber Ajansı (ETHA), Suriye’de tutsak edildikten sonra Türkiye’ye getirilen ve Marmara Cezaevi’ne konulan muhabirleri Ahmet Polad’ın ağırlaşan sağlık durumuna dikkat çekerek, tam teşekküllü bir hastanede tedavi edilmesi çağrısı yaptı. İstanbul Kadıköy’de bulunan Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası’nda (DİSK Basın-İş) düzenlenen basın toplantısına Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), DİSK Basın-İş, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) temsilcileri ve çok sayıda gazeteci katıldı. Açıklama yapılan salona, “Mehmet Nizam Aslan/ Ahmet Polad’a Özgürlük tedavi hakkı engellenemez” pankartı asıldı. Basın açıklamasını ETHA editörü Pınar Gayıp okudu.
Basına ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırıların iktidar tarafından hedef alındığını belirten Pınar Gayıp, “Tele1’e kayyum atanmasının birinci yılında Halk TV’ye de kayyum atandı. Gazetecilerin, basın meslek örgütlerinin, ajansların sitelerine peş peşe erişim engelleri getiriliyor. Sosyal medyada da tam bir kıskaca alınıyor. Gazeteciler susmadıkları, haber yaptıkları için hedef alınıyor. Yargı, gazetecilerin üzerinde ‘Demokles’in kılıcı’ olarak sallanıyor” ifadelerini kullandı.
Gayıp, sadece Ahmet Polad’ın değil, ajansları ETHA’nın editörü Nadiye Gürbüz ve muhabirleri Ebru Yiğit, Rojava muhabiri ve Özgür TV programcısı Ahmet Polad, Atılım Yazı İşleri Müdürü Hatice Duman, gazeteciler Derya Okatan, Tuğba Tekerek, Ziya Ataman, Mustafa Balcı, İrem Delice ve Devrim Ayık başta olmak üzere onlarca gazetecinin haberleri ve yazıları nedeniyle tutsak edildiğine dikkat çekti. Gayıp, “Son olarak gazeteciler Derya Okatan ve Murat Ağırel, düzmece gerekçelerle tutsak edildi. Gazeteci İsmail Arı, dün akşam saatlerinde gözaltına alındı” dedi.
Gazeteci Ahmet Polad’ın sağlık durumuna dair duyulan derin endişeyi dile getiren Gayıp, Polad’ın aylarca cihatçı HTŞ’nin zindanlarında işkence gördüğünü, aç ve susuz bırakıldığını, ağır tecrit altında tutulduğunu ve ölümle tehdit edildiğini hatırlattı. Bedeninde hala kurşun ve şarapnel parçaları bulunduğunu, başına çuval geçirilerek Türkiye’ye getirildiğini ve Ankara’da yasa dışı bir şekilde tutulduğunu belirten Gayıp, “Rakka’da 19 Ocak’ta haber takibi yaparken ajansımızın gönüllü muhabiri Alman gazeteci Eva Maria Michelmann ile birlikte kaçırılan ve 8 ay HTŞ zindanlarında tutulduktan sonra MİT’e teslim edilerek tutsak edilen Ahmet Polad, ağırlaşan sağlık durumuna rağmen hala tam teşekküllü bir hastanede tedavi edilmiyor” dedi.
Demokratik kamuoyuna ve meslek örgütlerine çağrı yapan Pınar Gayıp, sözlerini şöyle sürdürdü: “Muhabirimiz Ahmet Polad’ın yaşadığı sağlık sorunlarının giderilmesi için tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınmasını ve derhal özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Ahmet Polad bir gazetecidir. Uzun yıllar, savaş ve çatışma koşulları altında, Rojava Devrimi’nin gerçeğini, inşasını ve savunmasını, IŞİD çetelerinin halklara yönelik saldırılarını yakından takip etmiştir. Eva Maria Michelman ve Ahmet Polad, Rakka’da bir katliamdan tesadüfen sağ çıktılar. Eva, özgürlüğüne kavuştu, Ahmet’i de özgürlüğüne kavuşturacağız. Öncelikli talebimiz, Ahmet’in derhal tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınmasıdır. Sosyalist basın emekçileri olarak bir kez daha belirtiyoruz ki, Ahmet ve tutsak tüm gazeteciler özgürlüğüne kavuşana dek mücadelemiz sürecek.”
Ardından söz alan DFG üyesi Hayri Tunç, “Ahmet oradaki saldırıları gündeme getiren bir gazeteciydi ve bu yüzden hedefteydi. 8 aylık bir işkence sürecindeydi. Bugün Ahmet Türkiye’de ama Türkiye yasalarına göre yararlanması gereken haklardan yararlanamıyor. Ahmet’in sağlık sorunları giderilmelidir. Ahmet’in sağlığı için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.