enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,7713
EURO
56,0537
ALTIN
6.865,89
BIST
13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Yağmurlu
20°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
18°C

Musa Anter Cinayetinin 34. Yılı: Özgür Basın Hakikat Mücadelesini Sürdürüyor

Musa Anter Cinayetinin 34. Yılı: Özgür Basın Hakikat Mücadelesini Sürdürüyor
19 Eylül 2026 10:12
A+
A-

Kürtçenin yasaklandığı dönemlerde dilini, kimliğini ve hakikati cesurca savunan gazeteci-yazar Musa Anter’in katledilişinin üzerinden 34 yıl geçti. “Apê Musa” olarak tanınan Anter, katledilmesinin 34’üncü yılında Diyarbakır ve Mardin başta olmak üzere birçok kentte düzenlenecek anma etkinlikleriyle hatırlanacak.

20 Eylül 1992’de Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Seyrantepe semti Cumhuriyet Mahallesi’nde katledilen Kürt düşünürü ve özgür basının simge ismi Musa Anter, düzenlenecek etkinliklerle anılacak. 20 Eylül günü saat 11.00’de Diyarbakır Seyrantepe Semti, Cumhuriyet Mahallesi’nde gerçekleştirilecek anma etkinliğine geniş katılım bekleniyor. Ardından saat 16.00’da Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsal Sitîlîlê Mahallesi’ndeki anıt mezarı başında Anter için bir anma programı düzenlenecek.

Bu kapsamda, 23 Eylül günü Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri, Diyarbakır’da düzenlenecek bir törenle sahiplerini bulacak.

Hafta boyunca farklı kentlerde yapılacak etkinlikler ve açıklamalarla Musa Anter anmaları sürdürülecek.

Musa Anter’in Yaşamı ve Mücadelesi

Kürt halkının dili, kültürü ve kimliği için hayatını adayan ve “Apê Musa” olarak benimsediği Musa Anter, devlet baskısı, yargılamalar ve yıllarca süren cezaevi süreçlerine rağmen kalemi elinden bırakmadı. 1920 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Zivingê köyünde dünyaya gelen Anter, küçük yaşta babasını kaybetti. İlköğrenimini Mardin’de yatılı okulda, lise eğitimini ise Adana’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolmasına rağmen eğitimini yarıda bırakan Anter, gençlik yıllarından itibaren Kürt dili, kültürü ve kimliğine yönelik çalışmaların içinde yer aldı. Çok sayıda gazete ve dergide yazılar kaleme alan, dönemin politikalarını mizahi ve eleştirel bir dille eleştiren Anter, yazıları nedeniyle defalarca soruşturma geçirdi, gözaltına alındı ve tutuklandı.

Kürtçenin kamusal alandan dışlandığı bir dönemde, 1959 yılında Diyarbakır’da çıkan İleri Yurt Gazetesi’nde yayımlanan “Qimil” şiiriyle büyük yankı uyandıran Anter, bu şiir ve yazıları gerekçe gösterilerek Kürt siyasetçi ve aydınlarının yargılandığı “49’lar Davası” kapsamında tutuklandı. Cezaevindeyken Kürtçe kaleme aldığı “Birîna Reş” (Kara Yara) adlı eserini yazdı. Kürt toplumunun yaşadığı yoksulluk, eşitsizlik ve toplumsal sorunlara odaklanan bu eser, Kürtçe edebiyatın önemli çalışmalarından biri olarak kabul edildi. Kürtçe yazmayı sadece edebi bir çalışma değil, aynı zamanda bir halkın varlığını ve hafızasını koruma mücadelesi olarak gören Anter’in, Kürtçenin yasak ve baskılarla karşı karşıya olduğu yıllarda yayımladığı eserleri, sonraki kuşaklara önemli bir miras bıraktı. Anter’in öne çıkan eserleri arasında “Birîna Reş/Kara Yara”, “Qimil”, “Ferhenga Kurdî”, “Hatıralarım”, “Vakayiname”, “Fırat Marmara’ya Akar” ve ölümünden sonra yayımlanan “Çinara Min” yer alıyor. Eserlerinde tanıklıklarını, Kürtlerin toplumsal ve siyasal mücadelesini, cezaevi yıllarını ve dönemin politik gelişmelerini aktardı.

Özgür Basın Geleneğinin Apê Musa’sı

Anter, gazeteciliği sadece bir meslek olarak değil, sesi duyulmayanların yaşadıklarını görünür kılmanın bir aracı olarak benimsedi. Kürtlerin yaşadığı hak ihlallerini, faili meçhul cinayetleri, köy boşaltmalarını, gözaltıları ve baskıları yazılarında sürekli gündeme taşıdı.

1990’lı yıllarda Kürt gazetecilerin sistematik saldırılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, Yeni Ülke ve Özgür Gündem gazetelerinde yazılarını sürdürdü. Tehditlere rağmen kalemini bırakmayan Anter, özgür basın geleneğinin kurucu ve simge isimlerinden biri oldu. Gazeteci Hüseyin Deniz’in 9 Ağustos 1992’de uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesinin ardından, onun yerine de yazacağını belirten Anter, bu yazısından 38 gün sonra hedef alındı. 20 Eylül 1992’de katılacağı bir kültür ve sanat etkinliği için bulunduğu Diyarbakır’da, kendisine kurulan plan sonucu Seyrantepe semtine götürüldü. Burada yapılan silahlı saldırıda Anter yaşamını yitirirken, yanında bulunan eski AKP Milletvekili Orhan Miroğlu yaralandı.

Cinayete dair sonraki yıllarda çok sayıda itiraf ve belge ortaya çıktı. Eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan, Anter’i katleden ekibin içinde yer aldığına dair açıklamalar yaparken, Susurluk Raporu’nda da cinayetin “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlandığı ve gerçekleştirildiği aktarıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2006 yılında verdiği kararda, cinayetin devlet görevlilerinin bilgisi dahilinde işlendiğine ilişkin ciddi deliller bulunduğuna ve etkili bir soruşturma yürütülmediğine hükmetti. Ancak cinayete ilişkin yıllar sonra açılan dava sürüncemede bırakıldı. Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Eylül 2022’de davanın “zamanaşımı” gerekçesiyle düşürülmesine karar verdi. Böylece Anter’in katledilmesine ilişkin dosya, aradan geçen 30 yılın ardından cezasızlıkla sonuçlandırıldı. Ailesi ve hukukçular, cinayetin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi ve tüm faillerin açığa çıkarılması için mücadeleyi sürdürürken, Ağustos 2026’da dosyanın yeniden açılması amacıyla bir kez daha başvuru yapıldı.

Baskılara Rağmen Özgür Basın Geleneği Sürdürüldü

Anter’in katledilmesi, özgür basına yönelik saldırıların sonu olmadı. 1990’lı yıllar boyunca gazete dağıtıcılarından muhabirlere, yazarlardan büro çalışanlarına kadar çok sayıda basın emekçisi katledildi. Gazete binaları bombalandı, yayınlar toplatıldı ve gazeteciler tutuklandı. Özgür Gündem’in kapatılmasının ardından aynı çizgide yayın yapan Özgür Ülke, Yeni Politika, Ülkede Özgür Gündem, Azadiya Welat ve diğer yayın organları farklı dönemlerde benzer baskılarla karşılaştı. Dicle Haber Ajansı (DİHA), JINHA gibi çok sayıda basın kuruluşu kanun hükmünde kararnamelerle kapatıldı. Ancak her kapatmanın ardından yeni bir gazete, ajans ya da yayın mecrası kuruldu. Anter’in temellerini attığı bu gelenek bugün Mezopotamya Ajansı, JinNews, Yeni Yaşam ve Xwebûn gibi farklı dijital yayın mecralarında çalışan gazeteciler tarafından kararlılıkla sürdürülüyor.

Özgür Basın, Hakikat Mücadelesini Sürdürüyor

Anter’in Kürt dili, kültürü, kimliği ve hakikat mücadelesi etrafında şekillenen gazetecilik anlayışı, aradan geçen 34 yıla rağmen canlılığını koruyor. Bugün de Kürt gazeteciler, yaptıkları haberler, takip ettikleri davalar ve gerçekleştirdikleri röportajlar gerekçe gösterilerek gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve yargılanıyor. İnternet siteleri ve sosyal medya hesapları erişime engellenirken, gazeteler toplatma kararlarıyla karşı karşıya kalıyor. Tüm bu baskılara rağmen, Anter’in kaleminden devralınan özgür basın geleneği, hakikati görünür kılma ısrarını sürdürüyor. Anter’in adı bugün gazetecilik ödüllerinde, kültür ve sanat çalışmalarında, basın kurumlarında ve yeni kuşak gazetecilerin mücadelesinde yaşatılıyor. Gazeteler kapatılsa, ajanslar susturulmak istense ve gazeteciler hedef alınsa da özgür basın geleneği, “Hakikat karanlıkta kalmayacak” şiarıyla yoluna devam ediyor.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.