Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında yürütülen müzakere süreçlerine dair değerlendirmelerde bulunan insan hakları aktivisti ve Adalet Arayan Aileler üyesi Ayla Sarabi, İran rejiminin baskı politikalarına ve devam eden idamlara dikkat çekti. Sarabi, uluslararası kamuoyunun İran ile yürüteceği herhangi bir müzakerede idamın kaldırılmasını ön koşul olarak masaya getirmesi gerektiğini vurguladı.
İran genelinde yaklaşık 11 haftadır süren internet kesintisi ve telefon hatlarındaki kısıtlamalar nedeniyle ülkeden sağlıklı bilgi almanın giderek zorlaştığını belirten Sarabi, bu durumun bir iletişim sorunundan öte bir abluka olduğunu ifade etti. İnternet kesintisinin halkın ekonomik yaşamını da felç ettiğini söyleyen Sarabi, pek çok ailenin tek gelir kaynağı olan çevrimiçi işletmelerin kapandığını ve temel kaynaklara erişimin engellendiğini belirtti. Sarabi, rejimin işlediği suçların duyulmasını engellemek için bu yönteme başvurduğunu kaydetti.
Rejimin açıkladığı idam verilerinin gerçeği yansıtmadığını ve cezaevlerinde çok sayıda şüpheli ölümün yaşandığını dile getiren Sarabi, idamların bir yıldırma politikası olarak kullanıldığını ancak toplumsal muhalefeti sindiremediğini vurguladı. 1990’lardan bu yana devam eden halk ayaklanmalarını hatırlatan Sarabi, İdamlar geri adım attırsaydı bu kadar çok ayaklanma yaşanmazdı. Aksine, giderek daha fazla insanın rejime karşı ayağa kalktığını görüyoruz dedi.
İran rejiminin işlediği insan hakları ihlallerinin uluslararası medya ve siyasetçiler tarafından daha güçlü bir şekilde gündeme getirilmesi gerektiğini söyleyen Sarabi, şu çağrıda bulundu: Eğer İran rejimiyle herhangi bir müzakere yapılacaksa, idam cezasının derhal kaldırılması bunun temel şartlarından biri olmalıdır. Bizler sadece en temel insan haklarımız için mücadele ettiğimiz için öldürülüyoruz. Rejime net ve ortak bir mesaj verilmeli: İdamlar durmalı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.