Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) tarafından Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 20. Kürt Konferansı, kapsamlı bir sonuç bildirgesiyle tamamlandı. Sol Grup, Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (GREENS/EFA) ve Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı (S&D) ile iş birliği içinde gerçekleştirilen konferans, ‘Avrupa Birliği, Türkiye, Orta Doğu ve Kürtler’ başlığı altında yapıldı. Bildirgede, yirmi yıldır süregelen demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü çalışmalarının değerlendirildiği ve Kürt sorununun barışçıl çözümü ile Türkiye’nin Avrupa’daki geleceği için önemli mesajlar verildi.
Bildirgede, 2004 yılından bu yana EUTCC’nin, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini eleştirel bir yaklaşımla izleme misyonunun güncelliğini koruduğu belirtildi. Türkiye’nin temel bir demokratik tercihle karşı karşıya olduğu vurgulanan bildirgede, silahlı çatışmayı sona erdirmeyi ve Kürt sorununa siyasi bir çözüm bulmayı hedefleyen mevcut sürecin tarihî bir fırsat sunduğunun altı çizildi. Abdullah Öcalan’ın Şubat 2025’teki açıklaması, ardından PKK’nin feshi etrafında yaşanan gelişmeler ve demokratik toplum çağrısının yeni bir perspektif açtığı ifade edildi.
EUTCC, Avrupa Birliği’ni, üye devletlerini, Avrupa Konseyi’ni ve Türkiye’deki kurumları aşağıdaki 20 adımı hayata geçirmeye çağırdı:
1. Siyasi diyalog yoluyla barış süreci, demokratik ve hukuki güvencelere dayalı bir temelde sürdürülmelidir.
2. İmralı’daki tecride son verilmeli, Abdullah Öcalan’a kısıtlamasız erişim güvence altına alınmalıdır.
3. Abdullah Öcalan’a temel siyasi, hukuki ve iletişim hakları gecikmeksizin tanınmalıdır. Barış sürecine özgürce katılımının, sürecin başarısı açısından merkezi öneme sahip olduğu belirtilmiştir.
4. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili tüm kararlarını, umut hakkı dâhil olmak üzere, eksiksiz ve gecikmeksizin uygulamalıdır.
5. Sürdürülebilir bir barış sürecini güçlendirmek amacıyla Avrupa Birliği, PKK’nin listeye alınmasını yeniden değerlendirmeli ve listeden çıkarmalıdır.
6. Türkiye hükümeti ve parlamentosu, kalıcı bir siyasi çözüm için gerekli hukuki ve anayasal koşulları derhâl oluşturmalıdır.
7. Siyasi faaliyetleri, gazetecilik çalışmaları veya insan hakları savunuculuğu nedeniyle kovuşturmaya uğrayan ve hapsedilen tüm kişilerin serbest bırakılması talep edilmiştir.
8. Siyasi örgütlenme ve parlamentoda temsil edilme hakkı güvence altına alınmalıdır. Partiler, yasaklar, ceza soruşturmaları veya idari tedbirler yoluyla siyaset alanının dışına itilmemelidir.
9. Demokratik yollarla seçilmiş belediye başkanlarının görevlerini özgürce yerine getirebilmesi için sistematik kayyum uygulamasına son verilmelidir.
10. Yargı bağımsızlığı, adil yargılanma hakkı, kuvvetler ayrılığı ile savcılıkların ve mahkemelerin bağımsızlığı yeniden tesis edilerek hukukun üstünlüğü güçlendirilmelidir.
11. Türkiye’nin, tüm vatandaşların eşitliğini, toplumun çoğulculuğunu ve tüm toplumsal kesimlerin siyasi, kültürel ve dilsel haklarını güvence altına alan yeni bir demokratik anayasal reforma ihtiyacı olduğu belirtildi.
12. Kürt kimliği, dili ve kültürü bütünüyle tanınmalı ve korunmalıdır. Kürt sorununun kalıcı çözümünün ancak eşitlik temelinde mümkün olacağı vurgulandı.
13. Kadınlar, barış ve demokratikleşme sürecinin tüm aşamalarına eşit koşullarda katılmalıdır. Bölgedeki demokrasi ve barış hareketlerinde Kürt kadınlarının merkezi rolü özellikle vurgulandı.
14. Gazeteciler, akademisyenler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarının devlet baskısından uzak bir biçimde çalışmalarını sürdürebilmesi gerektiği ifade edildi.
15. Türkiye, Suriye ve Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki askerî varlığına son vermeli ve uluslararası hukuka bütünüyle saygı göstermelidir.
16. Avrupa Birliği, Suriye’nin gelecekteki siyasi düzeninde çoğulculuğu ve toplumun tüm kesimlerinin katılımını tanıyan ve güvence altına alan bir siyasi süreci desteklemelidir.
17. Avrupa Birliği ve üye devletleri, Ortadoğu’da barış ve istikrar arayışında Kürtleri ve siyasi temsilcilerini meşru aktörler olarak sürece dâhil etmelidir.
18. Avrupa Birliği, göç, ticaret, güvenlik veya enerji gibi stratejik çıkarları demokrasi ve insan haklarının önüne koymayan, yeni bir Türkiye politikası benimsemelidir. Türkiye ile ilişkiler, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokratik katılım alanlarında somut ilerleme sağlanması koşuluna bağlanmalıdır.
19. EUTCC, Türkiye’nin demokratik bir Avrupa geleceğine sahip olmasını desteklediğini yineledi. Güvenilir bir AB üyelik perspektifinin; reform, barış ve demokratikleşme için önemli bir kaldıraç olmaya devam ettiği belirtildi.
20. EUTCC, 20. kuruluş yıl dönümünde Avrupa Birliği’ni ve Avrupa Konseyi’ni Türkiye ve Ortadoğu’da barış, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için kapsamlı bir uluslararası girişimi desteklemeye çağırmıştır.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.