Meclis’e sunulması beklenen 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. Yeni bütçe teklifinde, toplam giderlerin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirlerin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak belirlenmesiyle oluşacak 3 trilyon 868 milyar liralık bütçe açığı dikkat çekiyor. Ancak bütçe içinde faize ve silaha ayrılan devasa paylar, toplumsal öncelikler açısından önemli tartışmaları beraberinde getiriyor.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde, faiz giderleri için ayrılan kaynak 3 trilyon 975 milyar lira olarak açıklandı. Bu tutar, toplam harcamaların yaklaşık yüzde 14,6’sına tekabül ederken, sosyal hizmetlere ayrılabilecek potansiyel kaynakların faiz lobilerine aktarılması eleştirilere neden oldu. Faiz dışı harcamaların ise 23 trilyon 298 milyar lira olarak hesaplandığı belirtildi.
Bütçe gelirlerinin büyük bir kısmı halkın dolaylı ve doğrudan ödediği vergilerden karşılanacak. Genel bütçe vergi gelirleri 19 trilyon 906 milyar lira olarak hedeflenirken, bu kalemlerin başında 5 trilyon 681 milyar lira ile Katma Değer Vergisi (KDV) geliyor. Gelir vergisinden 5 trilyon 533 milyar lira, Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) ise 3 trilyon 284 milyar lira gelir öngörülmesi, vergi yükünün özellikle düşük ve orta gelirli kesimler üzerinde yoğunlaşmaya devam ettiğini gösteriyor.
2027 yılı bütçesinde eğitime ayrılan kaynak 3 trilyon 747 milyar lira olarak duyuruldu ve bu oran toplam bütçenin yüzde 13,7’sine denk geliyor. Sağlık harcamaları için (bakanlık, yükseköğretim ve Sosyal Güvenlik Kurumu dahil) toplam 4 trilyon 532 milyar lira, merkezi yönetim bütçesinden sağlık alanına ayrılan kaynak ise 2 trilyon 134 milyar lira olarak belirlendi. Sosyal yardımlar ve destekler kalemi (enerji sübvansiyonları ve vergi istisnaları dahil) 3 trilyon 406 milyar lira ile bütçenin yüzde 12,5’ini oluşturuyor. Ancak bu kalemler, faiz giderleriyle kıyaslandığında yetersiz kalması, sosyal devlet anlayışının ne denli zayıfladığını ortaya koyuyor.
Bütçenin en dikkat çekici ve tartışmalı kalemlerinden biri, savunma ve güvenlik harcamaları oldu. Toplam 3 trilyon 454 milyar lira olarak belirlenen bu harcamaların 2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası ise iç güvenlik harcamalarına ayrıldı. Ancak asıl endişe verici olan, silah, mühimmat ve sistem alımlarına yönelik tahsisatlarda yüzde 229’luk rekor bir artış öngörülmesi. Bu durum, ülkenin kaynaklarının barış yerine çatışma ve militarizme yönlendirildiği eleştirilerini güçlendiriyor.
Tarım sektörüne 1 trilyon 305 milyar lira, belediyelere 2 trilyon 384 milyar lira ayrılırken, deprem ve afet harcamaları için 769 milyar lira planlandı. Yatırımlar için ise 2 trilyon 849 milyar lira öngörüldü. Bakanlık ödenek tavanlarına bakıldığında, Hazine ve Maliye Bakanlığı 10 trilyon 533 milyar lira ile en yüksek payı alırken, Diyanet İşleri Başkanlığı için de 229 milyar lira ödenek ayrılması, toplumda farklı öncelikler olduğuna dair tartışmaları körüklüyor.
230 kamu idaresini kapsayan bütçe teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerinin 21 Ekim’de başlaması bekleniyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.