İzmir Yaşam Hakları Savunucuları, sokak hayvanlarının tecrit edilmesini ve katledilmesini öngören yasal düzenlemelere karşı Alsancak’ta bulunan ÖSYM binası önünde bir araya geldi. Hayvan Yaşam Özgürlük ve Yaşasın Türlerin Dayanışması sloganlarının yükseldiği eylemde, yaşam hakkının pazarlık konusu edilemeyeceği vurgulandı.
Basın açıklamasını okuyan Melodi Zengin ve Avukat Bilge Berk, 2 Ağustos’ta yürürlüğe giren 7527 sayılı yasanın hayvanlar ve toplum için bir felaket olduğunu belirtti. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan “yılbaşına kadar sokaklarda tek bir köpek kalmayacak” yönündeki açıklamaların yasanın gerçek niyetini ifşa ettiğini savunan savunucular, çözümün öldürmek değil yaşatmak olduğunu ifade etti.
Açıklamada, yasanın uzman görüşleri dikkate alınmadan aceleyle hazırlandığına dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: 7527 sayılı kanun ile getirilen değişiklikler, hukuk devleti ilkesine ve temel hakların korunmasına açıkça aykırıdır. Bu yasa, keyfi ve denetlenemez uygulamalara kapı açarak yaşam hakkını idarenin takdirine bırakmaktadır.
Belediyelere verilen hukuksuz talimatların suç teşkil ettiğinin altını çizen yaşam hakkı savunucuları, hayvanlara yönelik eziyet ve işkence suçlarına ortak olan tüm kişi ve kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti. Hiç kimsenin siyasi talimatların arkasına sığınarak sorumluluktan kaçamayacağını belirten aktivistler, Katliam politikaları karşısında sessiz kalmayacak, her bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz dedi.
Eylem, katledilen tüm hayvanlar anısına yapılan vurgular ve yaşam hakkı mücadelesinin büyüyeceği mesajıyla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.