Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde ABD merkezli bir enerji şirketi tarafından hayata geçirilmek istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine yönelik tepkiler büyüyor. En az 22 köyü doğrudan etkileyecek olan ve 20 Mayıs’ta ilk sondaj çalışmasının yapılması planlanan projeye karşı bölge halkının çadır eylemi sürerken, İstanbul’da yaşayan Vartolu kadınlar da sürece müdahil olmak amacıyla JES’e Karşı Vartolu Kadınlar İnisiyatifi’ni kurdu.
İnisiyatif üyeleri, projeye dair itirazlarını dile getirerek yaşam alanlarının korunması çağrısında bulundu. İnisiyatif üyesi Filiz Ok, ilçede kurulması planlanan JES’in tarım, hayvancılık ve genel ekosistem üzerinde büyük bir tahribat yaratacağını vurguladı. Varto’daki direnişle dayanışma içerisinde olduklarını belirten Ok, Varto, çocukluğumuzun geçtiği, hafızamızın saklı olduğu yerdir. Bu nedenle doğamıza ve geçmişimize sahip çıkacağız. Köylerimize ve yaşam alanlarımıza dokunulmasını istemiyoruz dedi.
Hayatının büyük bir bölümünü Varto’da geçiren Tezgül Yorulmaz ise projenin su kaynaklarını yok edeceğini ve yerel halka hiçbir yarar sağlamayacağını ifade etti. Projenin onay sürecinin şeffaf yürütülmediğini dile getiren Yorulmaz, bölge halkının ihtiyaç duyduğu yatırımların enerji santralleri değil, yerel üretimi destekleyen tesisler olması gerektiğini belirtti.
Yorulmaz, bölgedeki ekonomik potansiyele dikkat çekerek şunları söyledi: Eğer gerçekten bölgenin refahı düşünülüyorsa, kapatılan fabrikalar açılsın. Süt fabrikası veya şeker pancarına yönelik yatırımlar yapılsın. Halkın üretimini desteklemek yerine doğayı talan eden projeler dayatılıyor. 20 Mayıs’ta yapılması planlanan sondaj girişimine karşı tüm duyarlı kesimleri doğayı savunmaya çağırıyoruz.
Ekolojik yıkıma karşı mücadelenin sadece bir bölgeyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten kadınlar, Türkiye’nin dört bir yanındaki doğa talanına karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.