Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Ziyaret Mahallesi’nde 2018 yılında gerçekleştirilen ev baskınlarında gözaltına alınan ve bu sırada maruz kaldığı işkence nedeniyle beyin kanaması geçiren 60 yaşındaki ağır hasta tutsak Fevzi Aslan’ın sağlık durumu kritik aşamaya ulaştı. Doktorların acil ameliyat ve tedavi uyarısına rağmen Aslan, cezaevindeki dayatmalar ve engellemeler nedeniyle tedaviye erişemiyor.
Gözaltına alındığı dönemde işkence gördüğü hastane raporlarına da yansıyan Aslan, yargılandığı davada “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezasına çarptırılmıştı. Şu an Adana Suluca S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Aslan, beyin kanaması sonrası tedavi edilmediği için ciddi hayati risk taşıyor.
Ağabeyinin sağlık durumu hakkında bilgi veren Mahmut Aslan, 2018’deki baskın sırasında Fevzi Aslan’ın ağır işkence gördüğünü ve öldü sanılarak bırakıldığını belirtti. Aslan, “Hastaneye götürüldüğünde beyin kanaması geçirdiği anlaşıldı. Bu durum tutanaklara ve raporlara da yansıdı. Ancak buna rağmen tedavi edilmeden cezaevine gönderildi” dedi.
Aslan, cezaevi sürecinde yaşanan ihmalleri şu sözlerle anlattı: “Ağabeyim baş ağrısı şikayetiyle revire gittiğinde sadece ağrı kesicilerle geçiştirildi. Daha sonra anlaşıldı ki, zamanında tedavi edilmediği için kan beyin üzerinde kurumuş ve şimdi beyni yok ediyor. Doktorlar, ‘bir an önce ameliyat olup tedavi olmazsa yaşamını yitirir’ diyor. Ancak hastaneye götürülürken ağız içi arama dayatması yapılması ve sağlık personelinin yaklaşımları nedeniyle tedavi süreci durmuş durumda.”
Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “tek başına cezaevinde kalamaz” raporu üzerine diğer ağabeyi Mehmet Haşim’in, Fevzi Aslan’ın yanına refakatçi olarak verildiğini belirten Mahmut Aslan, durumun her geçen gün kötüleştiğini vurguladı. 10 gün önce yaptığı açık görüşte ağabeyinin bilincini kaybettiğini ve vücudunun kilitlendiğini öğrendiğini söyleyen Aslan, “Böyle durumlarda sadece bir iğne yapıp tekrar cezaevine getiriyorlar” ifadelerini kullandı.
Cezaevlerinden her geçen gün tabutların çıktığına dikkat çeken Aslan, yüzlerce hasta tutsağın benzer durumda olduğunu hatırlattı. ATK’nin kararlarını eleştiren Aslan, “ATK ‘cezaevinde kalabilir’ raporu veriyor, birkaç gün sonra o tutsak hayatını kaybediyor. Bunun sorumlusu ATK, Adalet Bakanlığı ve hükümettir” dedi.
Son dönemde kamuoyunda tartışılan barış ve diyalog süreçlerine de değinen Mahmut Aslan, samimiyetin hasta tutsaklar konusunda atılacak adımlarla ölçüleceğini ifade etti. Aslan, “Eğer bir iyi niyet gösterilecekse önce hasta tutsaklar serbest bırakılmalı veya tedavi edilmelidir. Bugün bir barış konuşulacaksa cezaevlerinin boşaltılması gerekir. Halk artık somut adımlar bekliyor” çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.