enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,7831
ALTIN
6.732,28
BIST
12.888,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Gülistan Doku Dosyası: Tamamlanmayan Yas ve Toplumsal Hafıza

Gülistan Doku Dosyası: Tamamlanmayan Yas ve Toplumsal Hafıza
12 Mayıs 2026 09:02
A+
A-

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun Dersim’de kaybettirilmesinin üzerinden geçen 6 yılın ardından, soruşturma kapsamında aralarında dönemin mülki amirlerinin de bulunduğu 12 kişinin tutuklanması toplumsal hafızadaki yansımaları yeniden gündeme getirdi. Akademisyen Prof. Dr. Gülnaz Karatay, Gülistan Doku vakasının sadece adli bir olay değil, bir kentin ve toplumun tamamlanmayan yas süreciyle olan bağını değerlendirdi.

Yasın Dramatik Hali ve Mezar Hakkı

Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku’nun “En güzel Anneler Günü hediyem, kızımın mezarı olacak” şeklindeki ifadelerini anımsatan Karatay, bu sözlerin kadınların ve annelerin ulaştığı duygusal kırılmayı özetlediğini belirtti. Karatay, 6 yıldır işlenemeyen bu yasın bellekte bir travma olarak yaşadığını ifade ederek, “Gömemediğimiz her kaybımız, yasın tamamlanamamasına ve dramatik bir hal almasına neden oluyor. Tüm kayıplar için bir mezar hakkı talep ediyoruz” dedi.

Kent Hafızası ve Ontolojik Güvensizlik

Gülistan Doku dosyasının Dersim’in geçmişindeki kayıplarla günümüz arasında bir süreklilik oluşturduğunu dile getiren Karatay, toplumda oluşan ontolojik güvensizlik durumuna dikkat çekti. Karatay, toplumun geçmiş, bugün ve gelecek arasında sağlıklı bir bağ kuramaması durumunda kendini güvende hissetmediğini belirterek, “Gülistan, kent hafızasını tetikleyen bir etki bıraktı. Biz buna seçilmiş travma diyoruz. Bu vaka üzerinden aslında vedalaşamadığımız tüm kayıplarla yeniden yüzleşmek zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

Sosyopolitik Bir Sorun Olarak Güvencesizlik

Olayın sosyopolitik boyutlarına da değinen Karatay, genç kadınların yoksulluğu, güvencesiz çalışma koşulları ve kendilerini koruyacak mekanizmaların eksikliğinin vakadaki temel dinamikler olduğunu söyledi. Karatay, kurumların ve adalet mekanizmalarının faili koruyan değil, suçu cezalandıran ve topluma net mesajlar veren bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı.

Son olarak Karatay, Dersim’deki kadın örgütlerinin mücadelesinin sorunların görünür kılınmasında hayati bir rol oynadığını, adaletin ancak uluslararası sözleşmeler ve caydırıcı yaptırımlarla tesis edilebileceğini sözlerine ekledi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.