Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), açıklanan rakamların gerçeklikten uzak olduğunu vurguladı. KESK, “resmi enflasyon oyunu” olarak nitelendirdiği bu durumun asıl mağdurunun işçiler, kamu emekçileri, asgari ücretliler ve emekliler olduğunu belirtti.
TÜİK tarafından paylaşılan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak gerçekleşti. Ancak bağımsız araştırma grubu ENAG aynı dönem için yıllık enflasyonu yüzde 54,62, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ise yüzde 37,68 olarak açıkladı. Verilerdeki bu uçurum, emekçilerin alım gücündeki kaybı bir kez daha gözler önüne serdi.
KESK tarafından yapılan yazılı açıklamada, akaryakıta son bir ayda 14 kez zam geldiği ve motorin fiyatının 80 TL’yi aştığı bir ortamda, enflasyonun düşük gösterilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Hepimizin gözü önünde bir resmi enflasyon oyunu oynanmaktadır. Bu oyunun kaybedeni işçisinden kamu emekçisine, asgari ücretlisinden emeklisine milyonlardır. Maaşları TÜİK’in sahte rakamlarına göre artırılan milyonlar, her geçen gün sefalete itilmektedir” denildi.
Açıklamada ayrıca, yoksulluk sınırının 110 bin TL’ye, açlık sınırının ise 45 bin TL’ye dayandığına dikkat çekilerek, kamu emekçilerinin maaşlarına yılın ilk altı ayı için yapılan yüzde 11’lik artışın neredeyse tamamının ilk üç ayda “buharlaştığı” vurgulandı.
Emekçilerin sırtındaki yükün adaletsiz vergiler ve gerçek dışı enflasyon rakamlarıyla daha da ağırlaştığını belirten KESK, çözüm için şu talepleri sıraladı:
Maaşlarda Nisan ayından itibaren geçerli olmak üzere ek yüzde 30 artış yapılmalıdır. Temmuz 2024’ten bu yana uygulanan “ilave seyyanen ödenek” tüm kamu emekçilerinin taban maaşlarına yansıtılmalı ve emekli aylıklarına da eklenmelidir.
Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi sözü tutulmalı, mülakat sistemi tamamen kaldırılmalıdır. Grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engeller kaldırılmalı ve en düşük kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Ayrıca kira, kreş ve yol desteği gibi temel sosyal haklar güvence altına alınmalıdır.
Bu haber Mezopotamya Ajansi kaynak alınarak hazırlanmıştır.