Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, 2027 yılı bütçesine yönelik Konak Metro girişinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde, acil ek zam, vergide adalet, eşit ve nitelikli kamu hizmeti, insanca yaşam ve demokratik bütçe taleplerini içeren bir pankart açıldı. Açıklamada, bütçenin sermaye yerine halk için düzenlenmesi ve mevcut iktidarın politikalarının sorgulanması gerektiği vurgulandı. Açıklamanın metnini KESK adına Deniz Çetin okudu.
Deniz Çetin, iktidarın eylül ayında açıklamış olduğu Orta Vadeli Program ve 2027 yılı bütçe verileri incelendiğinde, hazırlanacak bütçeyle emekçilere yeniden kemer sıkma politikasının dayatılacağının açıkça görüldüğünü belirtti. Çetin, bütçe omurgasının yüzde 85’ini vergi gelirlerinin oluşturduğunu ve 2027 yılı için hedeflenen toplam vergi gelirinin 19,9 trilyon lira olduğunu ifade etti. Halkın cebinden çıkan dolaylı vergiler ile ücretlilerin maaşlarından kaynakta kesilen gelir vergisinin, toplanacak tüm vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 73’ünü oluşturduğuna dikkat çeken Çetin, şu sözleri kaydetti: “Aylık vergi yükü 60 bin ile 76 bin lira arasına ulaşmaktadır. Merkezi yönetim, 3 Trilyon 868 Milyar TL’lik devasa bütçe açığını kapatmak için tamamen yurttaşın ve emekçinin cebine yönelmiş durumdadır. Üretimden uzak, günü kurtarmaya yönelik politikalarla yandaş servet sahiplerine devasa kaynakların aktarıldığı görülmektedir.”
Deniz Çetin, iktidara “Emekçileri, emeklileri ve yoksulları yok sayan, vergilerimizi sermayeye ve rantiyeye transfer eden bu talan bütçesi dayatmasından vazgeçin” çağrısında bulunarak, hazırlanacak bütçenin toplumun tüm taraflarına açıldığı bir demokratik sürecin işletilmesini talep etti. Emekçiye yönelik olmayan bir bütçeyi geçmişte olduğu gibi yine kabul etmeyeceklerini belirten Çetin, “Bütçe yoluyla bizlere dayatılan bu yoksulluğa karşı, iş yerlerinden başlayarak mücadeleyi hayatın bütün alanlarında örgütleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Deniz Çetin, sendikanın taleplerini ise şu şekilde sıraladı:
Hedef Enflasyon Kayıpları Karşılansın: Hedef enflasyon ile Toplu İş Sözleşmesi (TİS) artışı arasındaki 13,11 puanlık farkın derhal ödenmesi ve acil ek zam yapılması talep edildi.
En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı ve bu ücret tam sigortalı olmalıdır.
İlave ödemeler dâhil tüm gelirler taban aylığa eklenmeli, 3600 Ek Gösterge sözü tutulmalı, tüm memurlar için adil bir ek gösterge sistemi oluşturulmalıdır.
2008 Ekim sonrası işe giren kamu emekçilerinin hak kayıpları giderecek şekilde 5510 Sayılı Yasa değiştirilmelidir.
Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı; Gelir vergisinin birinci dilimi yüzde 10’da sabitlenmeli, temel ihtiyaçlar ve asgari ücret tutarı vergiden muaf tutulmalıdır.
Kamusal Hizmetler Ücretsiz Olsun: Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm temel kamusal hizmetler nitelikli ve parasız sunulmalıdır.
Ulaşım, servis, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu tüm kamu emekçilerine ücretsiz sağlanmalıdır.
Başta genç kamu emekçileri olmak üzere her ilde kamu lojmanları yeniden açılmalıdır. Büyükşehirler başta olmak üzere acil kira tazminatı ödenmelidir.
Tüm kamu kurumlarında 24 saat hizmet veren ücretsiz kreşler ve bebek bakım odaları açılmalıdır.
Sendikal örgütlenmeyi ve sendika özgürlüklerini engelleyen baraj tuzaklarına son verilmeli, grevli toplu sözleşmeli gerçek sendika hakkı yasalaşmalıdır.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.