Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sancaktepe İlçe Örgütü, uyuşturucu ve çeteleşme sorununa dikkat çekmek amacıyla Sarıgazi Demokrasi Caddesi’nde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, gençlerin çetelerin karanlığına terk edilmeyeceği vurgulanırken, toplumsal dayanışma ve örgütlü mücadelenin önemi ön plana çıkarıldı. Basın metnini DEM Parti Sancaktepe İlçe Örgütü Eşbaşkanı Ayşe Çiftçi okudu.
Çiftçi, ilçede yaşanan sorunları görmezden gelmeyeceklerini ve ses çıkaracaklarını dile getirerek, uyuşturucu meselesinin bireysel bir sorun olmaktan öte, çocukların ve gençlerin geleceğini, aileleri, mahalledeki güven duygusunu ve toplumsal yaşamı tehdit ettiğini belirtti. Çeteleşmenin de sadece birkaç kişinin gerçekleştirdiği suçlardan ibaret olmadığını, şiddet, tehdit, baskı ve uyuşturucu üzerinden kurulan ilişkilerin mahalle yaşamını zayıflattığını, insanlar arasındaki güveni ve dayanışmayı aşındırdığını ifade etti. Özellikle gençlerin yalnızlaştırıldığı, geleceksizlik ve umutsuzluk duygusunun büyüdüğü koşullarda bu sorunların daha ağır sonuçlar yarattığının altını çizen Çiftçi, Sancaktepe halkı olarak buna sessiz kalmayacaklarını vurguladı.
Çocukların ve gençlerin uyuşturucuyla tanışmasını istemediklerini dile getiren Ayşe Çiftçi, sokaklarda korkunun, şiddetin ve zorbalığın hâkim olmasını arzu etmediklerini ifade etti. Çiftçi, çocuklar için güvenli sokaklar, güvenli parklar, özgürce bir araya gelebilecekleri alanlar ve umutla bakabilecekleri bir gelecek talep ettiklerini belirtti. Ancak bu sorunların sadece güvenlik ve cezalandırma politikalarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Çiftçi, gençliği korumanın yolunun, demokratik siyasetin güçlenmesinden, nitelikli eğitimden, güvenceli istihdamdan, kültür ve sanat alanlarının çoğalmasından, spor olanaklarının artırılmasından ve güçlü toplumsal dayanışmadan geçtiğini kaydetti. Çiftçi, gençliği toplumdan koparan her şeyin, uyuşturucu ve çeteleşmenin önünü açan koşulları da güçlendirdiğini belirterek, gençlerin yalnızca korunması gereken insanlar olarak değil, toplumun kurucu ve dönüştürücü öznesi olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Ayşe Çiftçi, demokratik siyasetin uyuşturucu ile mücadelede önemli bir yer tuttuğunun altını çizdi. Mahalle halkının kendi sorunları karşısında söz ve karar sahibi olmasının önemine vurgu yapan Çiftçi, “Elbette uyuşturucu ticaretinin ve suç örgütlerinin önlenmesi konusunda kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. Ancak toplumun kendisi de bu sorun karşısında örgütlü, dayanışmacı ve demokratik bir güç olarak hareket edebilmelidir” dedi. Çiftçi, gençliğin yalnızlığa değil dayanışmaya, umutsuzluğa değil ortak yaşama, bağımlılığa değil özgürlüğe taşınması gerektiğini belirterek, uyuşturucuya, çetelere ve toplumu çürüten her türlü anlayış ve uygulamaya karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı.
Sancaktepe’de böyle bir dayanışmayı büyütmek istediklerini dile getiren Ayşe Çiftçi, uyuşturucuya karşı mücadeleyi yaşamı savunmak, çeteleşmeye karşı mücadeleyi ise toplumsal dayanışmayı savunmak olarak gördüklerini ifade etti. Tüm bunların, demokratik toplumun kurulması ve güçlendirilmesi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çiftçi, mahallelerin sorunlarını birlikte konuşulabileceği, birlikte çözüm aranabileceği demokratik alanların çoğaltılması çağrısında bulundu. Çocukların ve gençlerin geleceğinin birlikte savunulması gerektiğini belirten Çiftçi, sokakların yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. İlçe yaşayan herkese, bütün demokratik kurumlara, sivil toplum örgütlerine, meslek örgütlerine, eğitimcilere, sağlık çalışanlarına, esnaflara, gençlere ve kadınlara mahallelere birlikte sahip çıkma çağrısı yaptı.
Basın açıklaması sonrası söz alan DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar ise açıklamasında, gençlerin uyuşturucuya yönlendirildiğini ve ekonomiyi uyuşturucu ticareti üzerinden finanse etme düşüncesinde olan bir zihniyetin varlığından bahsetti. Çınar, ülkenin geleceğini düşünen siyasi partiler olarak mücadeleye devam edeceklerini vurgularken, uyuşturucu ticaretinin kaynaklarına ve bu konudaki devlet yetkililerinin sorumluluğuna dikkat çekti. Çınar, Mersin limanına gelen uyuşturucunun Polonya menşeli olduğunun bilindiği yönündeki iddiaları dile getirerek, ithalat ve ihracatı yapanların kim olduğunun bilindiğini ifade etti. Tüm sivil toplum kuruluşları, kadınlar ve gençlerle birlikte mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.