Doğu Güneydoğu Dernekleri Federasyonu (DGD KON) tarafından İstanbul Bahçelievler’de düzenlenen “Dün, Bugün ve Yarın Ortadoğu ve Kürdistan” başlıklı panelde, Gazeteci-Yazar Mehmet Ali Çelebi kritik açıklamalarda bulundu. Panelde, savaşın Rojava, Rojhilat ve Türkiye’ye etkileri ele alınırken, Çelebi, Kürtlerin Ortadoğu’daki konumuna dikkat çekerek, “Hiçbir dil, kültür ve ulus diğerinden üstün değildir” mesajını verdi. Gazeteci-Yazar Roni Nasir Kaya’nın moderatörlüğünü üstlendiği panele, Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi konuşmacı olarak katıldı.
Mehmet Ali Çelebi, Ortadoğu’daki mevcut paylaşım savaşında küresel ve bölgesel güçlerin liderlik mücadelesi verdiğini belirtti. Çelebi, “Ortadoğu’nun beyin ağası biziz pozisyonunda olan ülkeler, Rusya, ABD ve Çin’den tedarik ettikleri teknolojik imkanlarla politikalarını hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bu politikalar içerisinde Kürtler, kritik bir noktada yer alıyor. Kürtlerin kültürel çeşitliliğini ortadan kaldırmaya, dillerinden ve kültürlerinden uzaklaştırarak utandırmaya yönelik çabalar sürüyor” dedi. Çelebi, tarihsel olarak Pers bölgesi, Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi, Babülmendep Boğazı, Süveyş Kanalı ve Kürdistan coğrafyasının önemli savaş alanları olduğunu vurguladı.
Çelebi, Tunus’ta başlayan halk ayaklanmalarının diktatörlükleri devirdiğini ve Rojava’da elde edilen kazanımlarla yeni bir sürecin başladığını ifade etti. Çelebi, “Mısır ve Yemen’de diktatörler devrilirken, Suriye’de Beşar Esad iktidarının son bulması da desteklendi. Ancak bu süreçte Kürtlerin dışarıda bırakılmak istendiği ve saldırıların yoğunlaştığı gözlemleniyor” dedi. Çelebi, özellikle 19 Temmuz 2012 Rojava Devrimi’nin IŞİD üzerinden hedef alındığını hatırlattı. Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’de hükümet güçlerinin çekilmemesine ve Birleşmiş Milletler üzerinden yapılan ‘Oradan çık’ çağrılarına değinen Çelebi, Kürtlerin bu duruma karşı “Kürtlerin coğrafyasında senin ne işin var, Libya’da, Kıbrıs’ta, Somali’de senin ne işin var?” sorusunu yönelttiğini belirtti. Çelebi, Kürtlerin her alanda adalet, eşitlik ve özgürlük talebinde bulunduğunu vurgulayarak, “Hiçbir dil diğerinden, hiçbir kültür diğerinden, hiçbir ulus başka bir ulustan üstün değildir. Herkes eşittir” şeklinde konuştu ve Anadolu’nun kültürel zenginliğini yok etmeye yönelik politikaların terk edilmesi çağrısı yaptı.
Çelebi, Rojava Devrimi’nin kazanımlarına dikkat çekerek, toplumsal sözleşmenin hayati önemine vurgu yaptı. Rojava’nın 700 yıldır yapılmayanı 14 yılda gerçekleştirdiğini ve toplumsal sözleşmesini iki yıl içinde hazırladığını belirten Çelebi, “Ortadoğu’da hiçbir ulus, kendi hakimiyet alanında üç dili resmi dil olarak kabul edip anayasasına koyamadı. Türkiye’nin bu konuda direnç gösterdiğini, Suriye’de de benzer yaklaşımların olduğunu görüyoruz” dedi. Çelebi, Rojava’nın ‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesini ve sloganını tüm dünyaya armağan ettiğini ifade etti. Kadınların tarih boyunca farklı coğrafyalarda mücadele ettiğini anımsatan Çelebi, “Ancak kadın ordulaşmasını sağlayan tek örnek Kürtlerdir” diyerek, Rojava Devrimi’nin kadın hakları açısından yarattığı özgürlük anlayışının değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Panel, soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.