Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1102’nci haftasında 34 yıl önce İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen üniversite öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün dosyasını kamuoyuyla paylaştı. Uluslararası Af Örgütü temsilcilerinin de destek verdiği eylemde, yaklaşan Anneler Günü vesilesiyle kayıp annelerinin yaşadığı derin acı ve adalet arayışı vurgulandı.
Haftanın basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Tosun, 22 yaşındaki İstanbul Üniversitesi öğrencisi Hüsamettin Yaman ve 21 yaşındaki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi Mehmet Soner Gül’ün hikayesini hatırlattı. Hüsamettin Yaman’ın daha önce “pankart taşımak” suçlamasıyla tutuklandığını ve tahliye edildiğini, Soner Gül’ün ise öğrenci derneği faaliyetleri nedeniyle ağır işkencelere maruz kaldığını belirten Tosun, her iki gencin de 4 Mayıs 1992 tarihinde Fındıkzade’de gözaltına alındığı bilgisinin ailelerine telefonla ulaştırıldığını ifade etti.
Ailelerin tüm resmi makamlara yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını ve devletin gözaltı işlemini reddettiğini belirten Tosun, “Yaman ve Gül aileleri yıllarca polis takibine maruz bırakıldı. Ancak 2011 yılında özel harekat polisi Ayhan Çarkın’ın itirafları, gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Çarkın, iki gencin ormanlık bir alanda sorgulanarak infaz edildiğini itiraf etti” dedi.
Ayhan Çarkın’ın “Onların son sözleri ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ oldu” şeklindeki beyanlarına rağmen hukuki bir ilerleme kaydedilmediğini vurgulayan Besna Tosun, savcıları göreve çağırdı. Tosun, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün kaybedilmesiyle ilgili etkin, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülerek hakikatin açığa çıkarılmasını talep etti.
Hüsamettin Yaman’ın ağabeyi Feyyaz Yaman ise yaptığı konuşmada, 34 yıldır süren sessizliğe tepki göstererek, “Devlet sessiz, hukuk ve adalet suskun. Faili belli olan bu cinayetlerde devletin tüm kademeleri bilgi sahibi olmasına rağmen sessizliğini koruyor” ifadelerini kullandı.
Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle duygusal anların yaşandığı eylemde, gözaltında katledilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak ve Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da söz aldı. Maside Ocak, “Bu benim annemsiz ilk Anneler Günüm olacak. Annelerimizin bıraktığı yerden mücadeleye devam edeceğiz” derken, Hanife Yıldız evlatsız bırakıldığı için bu günü kutlayamadığını dile getirdi. Yıldız, “31 yıldır oğlum bana ‘Anneler Günün kutlu olsun’ demiyor. Biz bu acıyla yaşarken bayramları ve özel günleri kutlayamıyoruz” şeklinde konuştu.
Eylem, polis barikatlarının arkasına bırakılan karanfillerle sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.