enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,0194
EURO
55,6214
ALTIN
6.593,80
BIST
12.290,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Çok Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

ABD’nin Irak’tan Çekilmesi: Bağdat Kutlarken, Hewlêr Yönetimi Gelecek Kaygısıyla Tarihi Bir Sınavda

ABD’nin Irak’tan Çekilmesi: Bağdat Kutlarken, Hewlêr Yönetimi Gelecek Kaygısıyla Tarihi Bir Sınavda
30 Eylül 2026 08:54
A+
A-

ABD’nin Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki askeri varlığının sona ermesiyle 23 yıllık bir dönem kapanıyor. Bağdat, bu kararı bir egemenlik bayramı olarak karşılarken, Hewlêr yönetimi derin bir endişeyle tarihi bir sınavla karşı karşıya.

ABD’nin Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’nden tamamen çekilmesi, 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana bölge siyasetini şekillendiren köklü bir dönemin sonu anlamına geliyor. Bağdat yönetimi, 30 Eylül’ü “Egemenlik Bayramı” olarak kutlamaya hazırlanırken, Hewlêr bu gelişmeyi derin bir endişe ve güvenlik kaygısıyla izliyor.

1991 Körfez Savaşı sonrası ilan edilen “uçuşa yasak bölge” statüsü ve sağlanan uluslararası koruma, Federe Kürdistan Bölgesi’nin siyasi varlığının ve statüsünün temelini oluşturmuştu. Bölge, 30 yılı aşkın süredir uluslararası güçlerin denetimi ve desteğiyle kendi yapısını inşa etti. Ancak Ortadoğu’daki değişen güç dengeleri, Washington ile Bağdat arasındaki çekilme anlaşmaları ve ABD’nin bölgedeki askeri stratejisindeki dönüşüm, yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Bağdat İyimser, Hewlêr Endişeli

Bağdat’taki merkezi hükümet ve Şii siyasi çevreler, koalisyon güçlerinin çekilmesini uzun süredir talep ediyordu. Irak yönetimi, Silahlı Kuvvetleri’nin ülke güvenliğini kendi başına sağlayabilecek yeterliliğe ulaştığını belirtiyor. ABD ile ilişkilerin ekonomik ve güvenlik eksenli ikili ortaklıklar temelinde devam edeceği vurgulansa da, Bağdat için 30 Eylül yabancı askeri varlığın sona erdiği kritik bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Fakat Federe Kürdistan Bölgesi yönetiminden gelen açıklamalar, durumun iyimser olmadığını açıkça gösteriyor. Federe Kürdistan Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani’nin uluslararası basına verdiği demeçler, bölgedeki kaygılı ruh halini yansıtıyor. Barzani, bazı ifadelerini tekzip etse de, ABD’nin çekilmesinin oldukça çalkantılı bir döneme denk geldiğini vurgulayarak, “Biz zayıfız ve saldırıya uğruyoruz. Uygun bir savunma sisteminiz olmadan kendi başımıza bırakılmamız, buna utanç verici demek gerekir” sözleriyle yaşanan güvenlik boşluğuna dikkat çekti. Barzani ayrıca, İran’a yakın silahlı milis grupların silah bırakmayı reddetmesinin Irak’taki federal dengeyi bozacağını ve Kürtlerin elde ettiği özerkliği doğrudan tehdit edeceğini ifade etti.

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani de geçmiş deneyimlere atıfta bulunarak benzer uyarılarda bulundu. 2011’deki ABD çekilmesi sonrası 2014’te yaşanan DAİŞ saldırılarını hatırlatan Barzani, benzer bir güvenlik boşluğunun bölgeyi tekrar büyük bir riskle karşı karşıya bırakacağını belirtti.

Güvenlik Boşluğu ve Olası Tehditler

Barzanilerin açıklamalarında da vurgulandığı üzere, ABD güçlerinin ve özellikle hava savunma-erken uyarı sistemlerinin bölgeden çekilmesi, Federe Kürdistan Bölgesi’ni çeşitli risklerle yüz yüze bırakıyor. Bölge, kapsamlı ve bağımsız bir hava savunma ile erken uyarı radar sisteminden yoksun durumda. 35 yıllık ABD varlığının sona ermesi, bölgeyi dışarıdan gelebilecek füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı savunmasız kılıyor. İran’a yakın silahlı ve milis grupların faaliyetleri de Hewlêr’in federal yapısını ekonomik ve askeri açıdan baskı altına alma potansiyeli taşıyor. Ayrıca, Federe Kürdistan Bölgesi’nde günlerdir dile getirilen bir diğer tehdit ise DAİŞ’in yeniden harekete geçme ihtimali.

Pêşmerge Güçlerinin Birleşmesinin Önemi

ABD’nin çekilmesine günler kala, KDP ve YNK’ye bağlı pêşmerge güçlerinin Pêşmerge Bakanlığı çatısı altında birleşme adımı büyük önem arz ediyor. Bu hamle, yeni dönemde bölgenin geleceğini şekillendirecek kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Medya Haber TV’ye konuşan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, bu gelişmeyi olumlu bulduğunu ancak hükümet kurma tartışmalarının da tamamlanması gerektiğini belirtti. Hozat, tehditlere karşı Federe Kürdistan Bölgesi’nde sadece parti iktidarına dayalı değil, tüm halk temsilcilerinin ve örgütlü yapıların da yer aldığı “demokratik hükümet” vurgusuyla Kürtlerin demokratik birliğinin önemini öne çıkardı.

Besê Hozat’tan Demokratik Birlik Vurgusu

Besê Hozat, Federe Kürdistan Bölgesi’nde demokratik bir yönetimin Irak’ın demokratikleşmesine de önemli katkılar sunacağını ifade etti. Hozat, “Böyle olursa hem Türkiye’de hem Başûr’da, Suriye’de, İran’da bir bütün olarak Kürtlerin yürüteceği demokratik mücadele, Ortadoğu’nun da demokratikleşmesinde gerçekten çok büyük bir rol oynayacak ve bölgeyi de demokratikleştirecek. Bu konuda Başûr’un da rolü önemli olacak. Demokratik federal bir Başûrê Kürdistan ve demokratik bir birlik hükümeti, yine pêşmergelerin, birleşik bir ordu gücü bu son derece önemlidir. Başûr’un ve Irak’ın demokratikleşmesinde katkısı çok büyük olacaktır, buna inanıyoruz” sözleriyle bölgesel demokrasiye dikkat çekti.

Besê Hozat’ın işaret ettiği “Demokratik Kürt Birliği” çağrısı, Hewlêr yönetiminin önünde Federe Kürdistan’ın kaderini belirleyecek tarihi bir sınav olarak öne çıkıyor.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.