ABD’nin Massachusetts eyaletinde Katolik Kilisesi’ne yönelik yürütülen uzun soluklu soruşturmanın sonuçları kamuoyuna açıklandı. Eyalet Başsavcılığı tarafından yayımlanan kapsamlı rapor, Fall River, Springfield ve Worcester piskoposluklarında onlarca yıl boyunca yüzlerce çocuğun cinsel istismara maruz kaldığını gözler önüne serdi.
Raporda, en az 275 Katolik din görevlisinin toplam 944 çocuğu cinsel istismara uğratmakla suçlandığı belirtildi. Massachusetts Başsavcılığı, resmi açıklamasında durumu “270’ten fazla din görevlisi ve yaklaşık 1.000 çocuk” şeklinde özetleyerek olayın vahametini vurguladı. Soruşturma kapsamında 300 binden fazla sayfa belge incelendi ve 100’den fazla kişiyle görüşüldü.
Raporda, yalnızca bireysel istismar vakaları değil, kilise yönetimlerinin bu suçlamalar karşısındaki tutumu da detaylıca incelendi. Piskoposluk yöneticilerinin bazı durumlarda istismar iddiaları ve uyarı işaretleri karşısında harekete geçmediği açıkça belirtildi.
Suçlanan veya istismarda bulunduğu belirlenen bazı rahiplerin, gerekçeleri açıklanmadan başka kiliselerde görevlendirildiği; bazı din görevlilerinin tedavilerinin ardından yeterli gözetim sağlanmadan yeniden göreve döndürüldüğü ve haklarında getirilen kısıtlamaların gerektiği gibi uygulanmadığı tespit edildi. Hatta bazı iddiaların kolluk kuvvetlerine bildirilmediği de raporda yer aldı.
Üç piskoposlukta yaşananların kamuoyuna sunulan ilk kapsamlı kurumsal dökümü olan rapora göre, bazı kilise yöneticileri, hakkında suçlama bulunan rahiplerin görevden uzaklaştırılma gerekçelerini gizledi; başka bölgelere gönderilen din görevlileri hakkındaki iddiaları yeni görev yerlerine açıklamadı ve bazı vakalarda yetkililere bildirimde bulunmadı. Massachusetts raporu, benzer kurumsal sorunların yalnızca Boston Başpiskoposluğu ile sınırlı kalmadığını, Fall River, Springfield ve Worcester bölgelerinde de onlarca yıl boyunca sistematik olarak yaşandığını ortaya koydu.
Üç piskoposluğa yönelik soruşturma 2019 yılında başlatıldı. Savcılar ve araştırmacılar, yalnızca bireysel istismar iddialarını değil, kilise yöneticilerinin suçlamalara nasıl yanıt verdiğini ve çocukları korumaya yönelik politikaların uygulanıp uygulanmadığını da derinlemesine inceledi. Soruşturmanın bir diğer amacı, piskoposluk yöneticilerinin davranışlarının cezai kovuşturmaya konu edilip edilemeyeceğini belirlemekti. Ancak soruşturmanın sonucunda doğrudan yeni bir iddianame hazırlanmadı.
Başsavcılık, soruşturma sırasında üç dosyanın yerel savcılıklara gönderildiğini, bunlardan Worcester Bölge Savcılığı’na iletilen bir dosyada ceza davası açıldığını bildirdi.
Rapordaki en dikkat çekici kısımlardan biri, yüzlerce istismar iddiasına rağmen daha önce kapsamlı bir cezai kovuşturmanın olmamasıydı. Rapora göre, tespit edilen bazı eylemler, gerçekleştirildikleri tarihte Massachusetts yasalarına göre suç kapsamında değildi ve daha sonra çıkarılan yasaların geriye dönük uygulanamaması bir engel teşkil etti. Resmi rapor, üç piskoposlukta bir yüzyıla yayılan süreçte 270’ten fazla Katolik din görevlisinin yaklaşık bin çocuğu istismar ettiğine dair güçlü kanıtlar bulunduğunu ortaya koydu. Başsavcılık, hukuki engeller nedeniyle bütün mağdurlar için cezai adalet sağlanamasa bile yaşananların kamuoyuna açıklanmasının devletin sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Raporda, Massachusetts Başsavcılığı, soruşturmanın geçmişte yaşananları belgelemekle sınırlı kalmadığını; mevcut çocuk koruma sistemlerindeki süregelen açıkların belirlenmesinin de hedeflendiğini vurguladı.
Rapor, Massachusetts yasalarında kapsamlı değişiklik yapılması çağrısında bulundu. Özellikle çocukluk dönemindeki cinsel istismar nedeniyle açılacak hukuk davalarındaki zamanaşımının tamamen kaldırılması önerildi. Ayrıca, zamanaşımına uğramış eski vakaların yeniden hukuk yoluna taşınmasına imkan sağlayacak süresiz bir geriye dönük başvuru mekanizması oluşturulması talep edildi.
Kilise yönetimlerine de yeni yükümlülükler getirildi; piskoposluklardan istismar iddialarını bağımsız ve kapsamlı biçimde soruşturmaları, suçlanan din görevlilerine getirilen kısıtlamaları etkin biçimde uygulamaları ve kamuoyuna daha fazla bilgi vermeleri istendi. Raporda, Worcester Piskoposluğu’nun Massachusetts’te hakkında güvenilir istismar suçlaması bulunan din görevlilerinin listesini kamuya açık biçimde yayımlamayan tek piskoposluk olduğuna dikkat çekildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.