Muş’un Varto ilçesinde yaşamlarını ve ibadetlerini Kürtçenin Kirmanckî lehçesiyle sürdüren Aygül ve Metin Aydoğdu, anadilin gençler arasında konuşulması gerektiğine dikkat çekti. Dilin bir toplumun kimliği olduğunu belirten Aydoğdu ailesi, Dilimiz kaybolursa biz de kayboluruz uyarısında bulundu.
Türkiye’de farklı kültür ve inançların mozaiği olan coğrafyada, tekçi dil politikaları nedeniyle pek çok dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. UNESCO’nun raporlarına göre Kirmanckî, yok olma tehdidi altındaki diller arasında yer alıyor. Özellikle Erzincan, Elazığ, Adıyaman, Şanlıurfa, Dersim, Bingöl, Diyarbakır ve Varto hattında konuşulan bu lehçeyi bugün ağırlıklı olarak yaşlı kuşak yaşatmaya çalışıyor.
Varto özelinde Kirmanckî, bölgedeki Kürt-Alevi yurttaşların ibadet hayatında merkezi bir rol oynuyor. Toplam 60 Alevi köyünün bulunduğu ilçede, halk gülbenglerini anadilleri olan Kirmanckî ile veriyor ve günlük yaşamlarını bu dille şekillendiriyor.
Varto’nun Badan köyünde yaşayan Aygül Aydoğdu, inançlarını dilleriyle yaşadıklarını belirterek, Xızır Ayı’nda lokmalarımızı alıp ziyaretlerimize gidiyoruz. Gülbenglerimizi Kirmanckî veriyoruz. Dilimiz kaybolursa kültürümüz ve inancımız da kaybolur dedi. Gençlerin bu mirasa sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, çocuklarla evde anadilde konuşulmamasının kültürel bir kopuşa neden olduğunu ifade etti.
Günlük yaşamında Kirmanckî konuşan ve çocuklarına da bu dili öğreten Metin Aydoğdu ise, anadil bilincinin önemine değindi. Aydoğdu, Büyüklerimiz; nenelerimiz, dedelerimiz gençlere anadillerinde hikayeler ve mitler anlatmalı. Gençler önce dillerini öğrensinler ki kültür ve inançlarının bilincinde olsunlar diye konuştu.
Anadil ile inancın birbiriyle sıkı bir bağ içinde olduğunu kaydeden Aydoğdu, dilin toplumsal varoluşun temeli olduğunu vurgulayarak, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı vesilesiyle herkesi anadiline sahip çıkmaya ve bu zenginliği yaşatmaya çağırdı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.