enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,6578
EURO
56,1849
ALTIN
6.808,98
BIST
12.944,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
24°C
Cuma Az Bulutlu
24°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

İranlı Yazar Şahrnuş Parsipur: Kadınların ve Özgürlüğün Edebi Direnişi

İranlı Yazar Şahrnuş Parsipur: Kadınların ve Özgürlüğün Edebi Direnişi
28 Temmuz 2026 08:05
A+
A-

Eserlerinde İranlı kadınların hak arama mücadelelerini, toplumsal baskıya karşı arayışlarını ve özgürlük tutkusunu işleyen dünyaca ünlü yazar Şahrnuş Parsipur, geride bıraktığı edebi mirasla kadınların ortak mücadelesine ışık tutmaya devam ediyor. Erkeksiz Kadınlar ve Hapishane Anıları gibi unutulmaz eserlerin müellifi olan Parsipur, hem monarşi hem de teokratik rejim altında düşünsel bağımsızlığın bedelini hapis, sansür ve sürgünle ödedi.

Düşünsel Bağımsızlığın Bedeli: Hapis ve Sansür

Şahrnuş Parsipur, 1946 yılında Tahran’da doğdu ve İran’ın en seçkin çağdaş romancılarından biri olarak tanındı. Yazın hayatı boyunca kalemini hiçbir iktidarın hizmetine sunmayan Parsipur, edebi üretimi bir metaya dönüştürmeyi reddetti. Bu bağımsız duruşu, onun hem Pehlevi döneminde hem de sonrasındaki molla yönetiminde baskılara maruz kalmasına neden oldu. Özgürlük ve hakikat arayışından ödün vermeyen yazar, yaşamının büyük bir kısmını hapis ve sürgün kıskacında geçirdi.

İdam Karşıtı Duruşu ve Mesleki Kayıpları

1970’li yıllarda İran Ulusal Radyo ve Televizyonu’nda kariyerinin zirvesindeyken, iki sosyalist aktivist Keramet Danişyan ve Hüsrev Golsorkhi’nin idam edilmesine karşı sessiz kalmadı. İdamları insan onuruna saldırı olarak nitelendiren Parsipur, resmi bir protesto mektubu sunarak görevinden ayrıldı. Bu onurlu duruş, beraberinde tutuklama ve tehditleri getirdi. Pehlevi rejimi tarafından 54 gün gözaltında tutulan yazarın hayatındaki hapis yılları böylece başlamış oldu.

Kürdistan Yolculuğu ve Sosyalist Kimliği

1980 yılında, çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde araştırma yapmak amacıyla Kürdistan’a giden Parsipur, Mahabad gibi kentlerde kalarak bölgenin dini ve siyasi liderlerinden Şeyh İzzeddin Hüseyni ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu röportaj, daha sonra aleyhinde bir delil olarak kullanılsa da o, inançlarından geri adım atmadı. İslam Cumhuriyeti hapishanelerinde 4 yıl 7 ay kalan Parsipur, bu dönemi Hapishane Anıları adlı eserinde ölümsüzleştirdi. Kendisine iş birliği teklif eden akademi çevrelerine verdiği yanıtta, “Ben sosyalistim, demokrasiye inanıyorum ve zorunlu başörtüsüne karşıyım” diyerek kimliğini açıkça ortaya koydu.

‘Erkeksiz Kadınlar’ ve Sürgündeki Yalnızlık

Parsipur’un en bilinen eseri olan Erkeksiz Kadınlar, beş kadının özgürlük arayışını alegorik bir dille anlatır. Şirin Neşat tarafından sinemaya da uyarlanan bu roman, İran toplumunun bir prototipi olarak kabul edilir. Ancak dünya çapındaki bu tanınırlık, yazarın sürgün yıllarında yaşadığı yoksulluk ve yalnızlığı gidermeye yetmedi. Ömrünün son yıllarında San Francisco’da yaşayan yazar, eserlerinin haklarının korunmaması ve mülkiyet gaspları nedeniyle maddi zorluklar içinde hayatını kaybetti.

Bugün Parsipur’un eserleri, Jin, jiyan, azadî felsefesinin, eşitlik ve insan onuru mücadelesinin tarihsel hafızasında merkezi bir yer tutmaktadır. Onun şiirsel ve evrensel dili, dünyanın en baskıcı rejimleri altında dahi kadınların sesinin duyulabileceğini kanıtlamıştır.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.