enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,1263
EURO
55,3190
ALTIN
6.542,72
BIST
12.270,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C
Salı Az Bulutlu
21°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
21°C

Katledilen Gazeteci Nagihan Akarsel’in Arkadaşları Anlattı: En Büyük Hayali Kadınların ‘Xwebûn’ Olmasıydı

Katledilen Gazeteci Nagihan Akarsel’in Arkadaşları Anlattı: En Büyük Hayali Kadınların ‘Xwebûn’ Olmasıydı
3 Ekim 2026 08:25
A+
A-

Gazeteci ve Jineoloji Kadın Bilimi Akademisi üyesi Nagihan Akarsel’in, 4 Ekim 2022’de Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilmesinin ardından, onunla birlikte çalışan arkadaşları Akarsel’i anlattı. Komünist Parti Kadın Örgütü Sekretaryası üyesi Dayika Perçem ve Kadın Hakları Aktivisti Seywan Rustem, Akarsel’in en büyük hayalinin, Kürt kadınlarının “Xwebûn” (kendi olma) bilincine ulaşması olduğunu belirtti.

Nagihan Akarsel, kadın haberciliği ve kadınları konu alan birçok çalışma yürütmüştü. Süleymaniye’de Jineoloji Akademisi ve kadın kütüphanesine ilişkin projeler kapsamında çalışmalar yapıyordu. Jineoloji çalışmalarının kurumsallaşma sürecinde Akademi çalışmalarına katılan Akarsel, Jineoloji Dergisi’nin kuruluş sürecinde de yer alarak yayın kurulunda bulundu ve yazılarıyla dergiye katkı sundu. Belirli zaman aralıklarıyla Rojava ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde eğitim ve araştırma çalışmaları yürüten Nagihan Akarsel, gazetecilik faaliyetlerini sürdürerek Kürdistan doğası ve tarihi mekanları konu alan birçok habere imza atmıştı.

Yaşamı boyunca kadın hakları ve özgürlüğü için mücadele eden Nagihan Akarsel’in çalışmalarına ve mücadeleci kişiliğine dair Süleymaniye’de birlikte çalıştığı Dayika Perçem ve Seywan Rustem Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

Yazılmayan Kadın Tarihini Yazma İsteği

Nagihan Akarsel ile tanışmalarını ve birlikte yürüttükleri çalışmaları aktaran Dayika Perçem, “Nagihan’ı 2018 yılında Federe Kürdistan Bölgesi’ne geldiğinde tanıdım. Bir kadın, tarihçi ve gazeteci olarak Federe Kürdistan Bölgesi’nde düzenlenen birçok konferans, seminer, panel ve kadın eksenli etkinliğe katılırdı. Bu etkinliklerin birçoğuna birlikte katılırdık. Bu nedenle onunla ilişkim oldukça güçlüydü. Birçok konuda uzun uzun sohbet ederdik” dedi.

Dayika Perçem, Akarsel’i tek bir cümleyle tanımlamanın mümkün olmadığını belirterek, “Onu anlatmaya cümleler yetmez. Onu ifade edebilecek binlerce tanımlama var. Mücadeleciydi, cesurdu. Sorunların üzerine korkusuzca giderdi. Köy köy, ilçe ilçe gezer; tarihi yapıları inceler, kadınların karanlıkta bırakılmış tarihini açığa çıkarmaya çalışırdı. Kadınların tarihini yeniden yazmak istiyordu” şeklinde konuştu.

Komünal Kişilik

Nagihan Akarsel’in kişilik özelliklerini sıralayan Dayika Perçem, “Zerre kadar bireyci değildi. Çok komünal bir kişiliğe sahipti. Kolay kolay kızmazdı. Kendini bilen, kendisini taşıyabilen ve çok olgun bir kişiliği vardı. Herkesle ilişkileri çok güçlüydü. Haksızlığa karşı çıkardı ve haksızlıklara karşı mücadele ederdi. Sorunları çözmeye çalışırdı” ifadelerini kullandı.

Bilinçlenme, Örgütlenme ve Özgürlük

Kadın özgürlüğüne yönelik güçlü bir hak ve mücadele arayışı içinde çalışmalar yürüttüğünü belirten Dayika Perçem, “Nagihan’ın kadınlara karşı çok güçlü bir duyarlılığı vardı. Kadınların bilinçlenmesini, örgütlenmesini ve özgürleşmesini istiyordu. Kadınların kendileri olabilmeleri için gerekli zeminin yaratılmasına büyük önem veriyordu. Kadınların eğitimine çok önem verirdi” değerlendirmelerinde bulundu.

Kadın Kütüphanesi Hayali

Nagihan Akarsel’in gerçekleştirmek istediği en büyük hayaline değinen Dayika Perçem, “Nagihan, kadınların ve kadın gazetecilerin öncülerinden biriydi. En büyük hayali, tüm kadın yazarların kitaplarının sergilendiği ve kadın tarihine ilişkin araştırmaların yapıldığı bir kadın kütüphanesinin açılmasıydı. Belki de böyle bir kütüphaneyi hayal eden ve bunun gerçekleşmesi için bu kadar yoğun çaba gösteren tek kişiydi. Maalesef bu hayalinin gerçekleştiğini göremedi. O hayatını kaybettikten sonra bu kütüphane açıldı. Ancak tüm baskılara rağmen kütüphane açıldı ve bugün de çalışmalarını sürdürerek açık kalmaya devam ediyor” diye konuştu.

Yurtsever, Çevre ve İnsan Dostu

Seywan Rustem ise Nagihan Akarsel’in amaçları ve hayalleri için yürüttüğü çalışma azmine ve temposuna değinerek, “Nagihan şahsında tüm hayatını kaybedenleri saygı ve minnetle anıyorum. Yıl dönümüne sayılı günler kala, yine onun yokluğunun hüznü çöktü yüreğimize. Nagihan’ı kısa birkaç cümleye sığdırarak anlatmak mümkün değil. O çok yetenekli, bilinçli, yurtsever, çevre ve insan dostu bir kadındı. Amaçlarına ve hayallerine ulaşmak için büyük bir incelikle çalışır, sabırla yol alırdı. Kadınların Xwebûn olmaları için çok çalışırdı. İster şehirli ister köylü, ister eğitimli ister eğitimsiz olsun, bütün kadınların başkalarının değil, yalnızca kendilerinin olmasını isterdi. Kadınların birlik olmasına büyük önem verirdi. Bu bilinci sürekli çevresine aktarmaya çalışırdı” dedi.

Kadın Edebiyatına Büyük İlgi

“Kadın edebiyatına da büyük ilgi duyardı. Başkalarının kadınlar hakkında yazmasını değil, kadınların kendi yaşamlarını kendilerinin yazmasını isterdi” diyen Seywan Rustem, Nagihan Akarsel’in yazı yazma ve araştırmacı kişiliğinin kadınlar üzerindeki etkisini belirtti. Seywan Rustem, Nagihan Akarsel’den etkilenme düzeyini şu sözlerle aktardı: “O kadar sakin, özlü ve bilinçliydi ki onunla sohbet eden herkes söylediklerinden etkilenir, onunla güçlü bir ilişki geliştirirdi. Onu, Jineoloji Akademisi çalışmaları için Federe Kürdistan Bölgesi’ne geldiğinde tanıdım. O dönemde ben Kadınlar Birliği üyesiydim ve Jiyan dergisinin haber müdürlüğünü yapıyordum. İkimiz de kadın çalışmalarının içinde yer alıyorduk ve yaptığımız çalışmaların özü birbirine yakındı. Kendisi de Jineoloji Akademisi’nin yönetimindeydi. Onun sayesinde Jineoloji Akademisi’nin kadınların bilinçlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü daha yakından öğrendim.”

‘Bilge Bir Kadındı’

Nagihan Akarsel’in renkli kişiliğine ve ilgi duyduğu tarihi mekanlara da aktaran Seywan Rustem, “Çok bilinçli ve birikimliydi. Okumayı çok severdi. Bir bakıma bilge bir kadındı. Bir şey önerdiğinde herkes onun gerçekleşmesi için çaba gösterirdi. Sadece Federe Kürdistan Bölgesi’ne değil, bütün Kürdistan’a aşıktı. Toprağına müthiş bir bağlılığı vardı. Çalışmalarımızdan geriye kalan zamanlarda Süleymaniye’nin tarihi yerlerini birlikte gezerdik. Şehrin tarihini, kadınların tarihini ve toplumsallığının geçmişini öğrenmek istiyordu. Eski mahalleleri ve tarihi mekânları birlikte dolaşırdık. Bu mekânları tanımak, hikâyelerini öğrenmek ve daha sonra yazmak istiyordu. Tam bir doğa dostuydu. Gittiğimiz her yerde o yere ait bir şeyler almak, oraya dair bir anı biriktirmek isterdi. Kürt kıyafetlerine de çok önem verirdi. Farklı yerlerden anılar biriktirmeyi severdi” ifadelerini kullandı.

‘Xwebûn Olma Bilinci’

Seywan Rustem, Nagihan Akarsel’in kadınların özgüç ve özgür bilinçle yaşamlarını örgütlemeyi olmazsa olmaz olarak gördüğünü belirterek, “Onun en büyük hayali, Kürt kadınlarının Xwebûn olma bilincine ulaşmasıydı. Kadınların kendilerini tanımalarını, kendi güçlerinin ve potansiyellerinin farkına varmalarını istiyordu. Kendi ayakları üzerinde durmalarını, hiçbir şeyi bir erkekten beklememelerini savunuyordu. Kadınların eğitim, kültür, ekonomi ve yaşamın diğer bütün alanlarında adım atmasını; cesur olmalarını ve kendilerine güvenmelerini isterdi. Barışçıl ve yaratıcı bir öze sahip Kürt kadınlarının kendi özgüçlerine dayanması halinde her türlü zorluğun üstesinden gelebileceklerine inanıyordu” şeklinde konuştu.

Hayali Yaşatılıyor

Karanlıkta bırakılan kadın tarihinin aydınlatılması için Nagihan Akarsel’in önerdiği en önemli çalışmalardan birinin de kadın araştırma ve arşiv merkezi olduğunu söyleyen Seywan Rustem, “Nagihan’ın en büyük hayallerinden biri, Kürt kadınlarının tarihini ve birikimini dünya çapında görünür kılacak bir Kürt Kadın Araştırmaları ve Arşiv Merkezi’nin kurulmasıydı. Hayatını kaybetmeden önce de bu proje üzerinde çalışıyordu. Bu çalışma yalnızca Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki kadınlar için değil, Kürdistan’ın dört parçasında yaşayan bütün kadınlar için düşünülmüştü. Hayal ettiği merkez, farklı etnik ve ideolojik kimliklere sahip kadınların eserlerinin, çalışmalarının ve tarihsel birikimlerinin bir araya getirildiği bir merkez olacaktı. Böylece kadınların yazılmayan tarihi, onların kendi sözleri ve eserleri üzerinden yeniden gün yüzüne çıkarılacaktı. Bugün bu hayalin yaşatılması, Nagihan’ın bıraktığı mirasın da yaşatılması anlamına geliyor” diye belirtti.

Mücadeleyi Sürdürme Mesajı

Kadın özgürlük mücadelesinde yer alan Nagihan Akarsel gibi birçok kadın olduğunu hatırlatan Seywan Rustem, “Şüphesiz kadınlara yönelik çalışmalar yapan tek kişi Nagihan değildi. Onun gibi bu uğurda mücadele eden, çalışan çok sayıda kadın vardı. Nagihan da kendisinden önce mücadele eden kadınların takipçisiydi. Bugün bizler de onun izinde, onun bıraktığı yerden çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.