Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Eylül ayına ilişkin gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporunu kamuoyuna sundu. Rapora göre, Eylül ayı Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü açısından erişim engellerinin yoğunlaştığı ve kapsamının belirgin biçimde genişlediği bir dönem oldu. Sanal medyada tam 3 bin 492 içeriğe erişim engeli getirildiği belirtildi.
DFG’nin değerlendirme kısmında, erişim engellerinin yalnızca belirli haber içeriklerine yönelik bir müdahale olmaktan çıktığı, gazetecilerin dijital medya hesaplarından haber kuruluşlarına, meslek örgütlerinden sivil toplum kuruluşlarına ve kamusal tartışmaya katılan çok sayıda aktöre uzanan kapsamlı bir sansür mekanizmasına dönüştüğü ifade edildi.
Ayın başından itibaren gazeteci ve medya kuruluşlarının sosyal medya hesaplarının hedef alındığı raporda yer aldı. Eylül ayı verilerine göre, internet ve dijital medya alanında 3 bin 492 dijital medya içeriğine erişim engeli getirilirken, 15 habere erişim engellendi ve 4 internet sitesi kapatıldı. JINNEWS, Mezopotamya Ajansı, Evrensel, Kısa Dalga ve T24 gibi medya kuruluşlarının hesapları veya internet siteleri erişim engelleri ve platform müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Çok sayıda gazetecinin kişisel X (Twitter) hesapları da ‘millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ gibi gerekçelerle Türkiye’den erişime kapatıldı.
Raporda, özellikle 24-30 Eylül arasındaki dönemin erişim engellerinin yoğunluğu bakımından dikkat çekici olduğu vurgulandı. 24 Eylül’de en az 250 X hesabının erişime engellendiği, 26 Eylül’de basın kuruluşları, gazeteciler, akademisyenler ve ekonomi-finans alanında çalışan isimlerin bulunduğu 80 hesabın daha engellendiği belirtildi. 28 Eylül’de en az 55 X hesabına erişim engeli getirilirken, 30 Eylül’de İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb projesi, fon krizi hakkında paylaşım yapan en az 147 X hesabının daha engellendiğini tespit etti.
Bu durumun erişim engellerinin belirli bir konu veya haberle sınırlı kalmadığını gösterdiği belirtilen raporda, Narin Güran cinayeti, fon krizi, kamuoyunca bilinen kişilere ilişkin haberler, Manisa’da yaşanan okul saldırısı, LGBTİ+ hakları, siyasi gelişmeler, NATO Zirvesi öncesindeki gelişmeler ve çeşitli toplumsal olaylar hakkında paylaşım yapan hesap ve içeriklerin erişim engellerinin konusu olduğu aktarıldı. Narin Güran soruşturması kapsamında 99 X hesabının; Manisa Turgutlu’daki okul saldırısı sonrasında ise 92 X hesabının erişime engellendiği rapora kaydedildi.
18 Eylül’de Medya Radar’ın internet sitesinin tamamına erişim engeli getirildiği, itiraz üzerine bu kararın kaldırıldığı hatırlatılırken, 30 Eylül’de ise T24’ün internet sitesi ile 1,9 milyon takipçili X hesabına kapatma kararı verildiğine dikkat çekildi. Raporda, bu tablonun erişim engellerinin artık yalnızca belirli bir içeriğin dolaşımını sınırlandıran bir araç olmaktan çıktığı, kamunun habere ulaşma ve gazetecinin haberini kamuya ulaştırma kanallarının daraltıldığı vurgulandı.
Eylül ayındaki verilerde dikkat çeken önemli bir başka unsurun, erişim engellerinin yalnızca Türkiye’deki idari ve yargısal kararlarla sınırlı kalmaması olduğu belirtildi. Çok sayıda hesap, ilgili kararların ardından X tarafından Türkiye’den erişime kapatıldı. Instagram ise Ajansa Welat ve Mezopotamya Ajansı’nın Türkçe hesabını ‘Topluluk kuralları’ gerekçesiyle kapatmış; itiraz ve yeniden değerlendirme talebine izin vermemiştir. JINNEWS’in Türkçe Instagram hesabı da benzer biçimde askıya alınmıştır.
Eylül verileri, erişim engellerinde kullanılan gerekçelerin de oldukça geniş bir çerçeveye yayıldığını göstermektedir. ‘Millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması’, ‘dezenformasyon’, ‘provokasyon’, ‘toplumsal huzur’, ‘suç işlenmesinin önlenmesi’, ‘özel hayatın gizliliği’, ‘kişilik hakları’ ve ‘topluluk kuralları’ gibi farklı gerekçelerle medya içerikleri ve hesaplar erişime kapatılmıştır.
DFG, “Eylül ayı verileri, Türkiye’de erişim engellerinin basın özgürlüğü alanında merkezi bir baskı aracına dönüştüğünü göstermektedir. Gazetecilerin kişisel hesaplarından haber kuruluşlarının internet sitelerine, dijital medya hesaplarından belirli haber içeriklerine kadar uzanan uygulamalar, toplumun haber alma hakkını doğrudan etkilemektedir” açıklamasında bulundu. Dernek, bir gazetecinin haberini yayımladığı mecraya erişimin engellenmesinin, yalnızca gazetecinin ifade özgürlüğüne değil, toplumun haber alma hakkına da müdahale olduğunun altını çizdi. Özellikle gazetecilerin dijital medya hesaplarının toplu biçimde erişime engellenmesi, haber kuruluşlarının hesaplarının görünmez kılınması ve haber sitelerinin bütünüyle erişime kapatılması, basın özgürlüğü açısından ayrı bir izleme başlığı olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Eylül ayında gazetecilere yönelik baskılar, yalnızca haber içeriklerine getirilen erişim engelleriyle sınırlı kalmamış; gazetecilerin gözaltına alınması, tutuklanması, tehdit edilmesi, haber takibi sırasında engellenmesi ve sosyal medya hesaplarının görünmez kılınması şeklinde çok katmanlı bir müdahale biçimine dönüşmüştür.
Eylül ayında 15 gazeteci gözaltına alınırken, 8 gazeteci tutuklanmıştır. 4 gazetecinin evine baskın düzenlenmiş, 3 gazeteci tehdit edilmiş, 5 olayda gazetecilerin haber takibi engellenmiş ve 2 gazeteci kötü muameleye maruz kalmıştır. Aynı dönemde düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında 2 gazeteci hakkında soruşturma açılmış, 10 gazeteci hakkında dava açılmıştır. Yargılaması devam eden 25 dosyada 80 gazeteci bulunmaktadır. 4 Ekim itibarıyla tutuklu gazeteci sayısı ise 29’dur.
Gazetecilere yönelik müdahalelerin önemli bir bölümü, doğrudan gazetecilerin yaptıkları haberler veya dijital medya paylaşımları üzerinden gerçekleşmiştir. Gazeteci Oya Lale Arslan dijital medya paylaşımları ve YouTube yayınları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Gazeteci Selahattin Günday, Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında haberleştirdiği görüntüler nedeniyle tutuklanmış, ardından hakkında ikinci bir tutuklama kararı verilmiştir. Gazeteci Tuğba Tekerek, Kaos GL’ye yaptığı haber gerekçesiyle tutuklanırken, Bolu Gündem Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykan da yayımladığı bir haber nedeniyle tutuklanmıştır.
Eylül ayında gazetecilerin haber takibi sırasında karşılaştıkları müdahaleler de dikkat çekici boyuta ulaşmıştır. 5 olayda gazetecilerin haber takibi engellenirken 3 gazeteci tehdit edildi ve 2 gazeteci de kötü muameleye maruz kaldı. Gazetecilerin maruz kaldığı saldırılardan biri de adli kıskaç olmuştur. Eylül ayında 2 gazeteciye soruşturma açılırken 10 gazetecinin soruşturması da davaya dönüştü. 25 dosyada 80 gazetecinin yargılanması sürerken ETHA Muhabiri Züleyha Müldür’e 6 yıl 3 ay ceza verildi.
Raporda genel ihlal tablosu şu şekilde özetlendi: 2 gazeteci saldırıya uğradı, 1 gazeteci hedef gösterildi, 4 gazetecinin evine baskın düzenlendi, 15 gazeteci gözaltına alındı, 8 gazeteci tutuklandı, 2 gazeteci kötü muameleye uğradı, 3 gazeteci tehdit edildi, 5 gazetecinin haber takibi engellendi, 1 gazeteci cezaevinde ihlale maruz kaldı. 2 gazeteci hakkında soruşturma, 10 gazeteci hakkında dava açıldığı, 2 gazeteciye 6 yıl 5 ay 24 gün ceza verildi, yargılaması devam eden gazeteci dosyası 25, yargılanan gazeteci sayısı 80, tutuklu gazeteci sayısı ise 3 Ekim itibariyle 30 olarak raporda yer aldı. Raporda ayrıca, 10 gazetecinin işine son verildiği, 14 yayına RTÜK tarafından ceza verildiği belirtilirken, 4 internet sitesinin kapatıldığı, 15 habere erişim engeli getirildiği ve 3 bin 492 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildiği ifade edildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.