Besteci ve müzisyen Kemal Yıldırım, Kürt tarihi ve kültürünün mitolojik destanlarını besteleriyle yeniden yorumlayarak geçmişle bugün arasında köprü kuruyor. Yıldırım’ın ‘Hişyarî’ isimli eseri, Metropolitan Avrupa Orkestrası tarafından seslendirilecek, bu önemli iş birliği sanat çevrelerinde heyecan yaratıyor.
Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Kemal Yıldırım, Kürt tarihi ve kültürel belleğin mitolojik destanlarını müzik aracılığıyla günümüze aktarıyor. Sanatçı, bestelerinde sözlü geleneği yeniden ele alarak, Gilgamêş Destanı’ndan Şamîran’a, Derwêş ve Edûlê’den Elo Dîno’ya uzanan zengin mitolojik anlatıları kendi özgün yorumuyla buluşturuyor. Yıldırım, bu karakterlerin tarihsel aktarım biçimlerini inceleyerek, geçmişle bugün arasında güçlü bir müzikal köprü inşa etmeyi hedefliyor.
Kürt kültürünü müzik yoluyla görünür kılma çabasını dile getiren Yıldırım, “25 yıldır MKM’de çalışıyorum ve uzun süredir müzik alanında aktif faaliyet gösteriyorum. Kendime özgü bir alan yaratarak çalışmalarımı bu doğrultuda sürdürüyorum. Müziğim temel olarak Kürt kültürüyle bağlantılı olsa da, dünya ve evrensel müzikten de beslenerek yoluma devam ediyorum” ifadelerini kullandı.
Mitolojinin güçlü bir bellek olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Kürt tarihi ve Ortadoğu tarihinde mitolojinin çok önemli bir yeri var. Geçmişte bu konu yeterince dile getirilmezken, Kürtlük bilincinin gelişmesiyle mitolojik anlatılar da hak ettiği değeri görmeye başladı. Ben de müzik aracılığıyla mitolojiyi ele almayı ve bir araya getirmeyi amaçladım. Mitoloji, bizim için güçlü bir bellek ve Kürt tarihinde büyük bir öneme sahip. Bu nedenle çalışmalarımı bu çerçevede sürdürmek istiyorum” sözleriyle devam eden çalışmalarını anlattı.
Mitolojik anlatıların çoğunun tarihten günümüze yanlış aktarıldığına dikkat çeken Yıldırım, “Gilgamêş Destanı’ndan günümüze uzanan mitolojileri, taşıdıkları anlam ve güçlü içerikleriyle müzik aracılığıyla yeniden yorumlamak istiyorum. Mitolojik karakterlerin korkutucu ve farklı biçimlerde gösterilmesine karşı, müziğin gücüyle bu algıyı tersine çevirerek gerçeğini ortaya koymayı önemli buluyorum. Kürtlerin tarihi yazılı değil, sözlü bir gelenekle bugüne gelmiştir. Mitoloji Kürtlerin belleğidir ve bu bizim için hayati öneme sahiptir. Kürtlerin geleceği ve gelişimi açısından da elzemdir. İnsan kendi tarihini bilmeden yoluna devam edemez. Bu nedenle mitoloji çok kıymetli” şeklinde konuştu.
Kürt müziğinin dünyada yeterli alanı bulamadığını belirten Yıldırım, “Kürt halkı ve kimliği dünyanın her yerinde tanınıyor. Ancak sanat alanı aynı seviyede değil. Artık dünyaya açılmamız gerekiyor. Kürt müziğinin ve sanatçılarının dünyada rahatlıkla kendilerini tanıtabilmeleri şart. Sanatımızın ve eserlerimizin hem Kurdistan’da hem de dünyanın her yerinde yayılmasını arzu ediyoruz. Ancak bunun için yeterli imkanımız yok. Şamîran üzerine güçlü bir eser hazırladım ama yayımlanması için gerekli imkan bulunamadı. Yaptığımız çalışmalar orkestral ve kapsamlı olduğundan, maddi imkanlara ihtiyaç duyuluyor” dedi.
Bugüne kadar onlarca eser hazırladığını ancak imkan yetersizliğinden dolayı bekletildiğini ifade eden Yıldırım, “Yaklaşık 10 eser hazırladım. Şu anda üzerinde çalıştığımız bir eser var. 5 Ekim’de, senfoni orkestrası olan Metropolitan Avrupa Orkestrası, eserlerimden birini seslendirecek ve birlikte çalışacağız. Bu önemli iş birliğimiz devam ediyor. Kürtlerin özgün müziği ve mitolojisi üzerine yaptığımız orkestra çalışmalarımız da sürüyor. Gelecekte daha büyük ve daha nitelikli çalışmalar yapmayı hedefliyoruz” sözleriyle gelecek planlarını paylaştı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.