enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,1349
EURO
55,2869
ALTIN
6.573,85
BIST
12.249,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
21°C

Mem Bawer’den anadilde eğitim çıkışı: ‘Dil sadece annenin görevi değildir’

Mem Bawer’den anadilde eğitim çıkışı: ‘Dil sadece annenin görevi değildir’
2 Ekim 2026 08:54
A+
A-

Kürtçenin varlığını sürdürmesi için anadilde eğitimin yanı sıra kurumların da ortak hareket etmesi gerektiğini belirten yazar Mem Bawer, ‘Dili öğretmek sadece annenin görevi değildir’ ifadelerini kullandı. Bawer, Diyarbakır’da devam eden 10. Kitap Fuarı’nda Kürtçe yayıncılığın ve anadilde eğitimin önemine dikkat çekti.

TÜYAP Fuarcılık Grubu’nun Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) desteğiyle düzenlenen Diyarbakır 10. Kitap Fuarı, Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlıyor. Kürtçe yayın yapan çok sayıda yayınevinin yer aldığı fuarda, anadilde yaşam ve Kürtçe eğitimin kritik önemi vurgulanıyor. Çocuklara Kürtçenin Kurmancî ve Kirmançkî lehçelerinde kitaplar ve eğitim materyalleri sunan Mori Yayınevi de fuarda okurlarıyla buluşuyor. Yayınevinin kurucusu ve yazarlarından Mem Bawer, çalışmalarına ve anadilde eğitimin geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu.

Mori Yayınevi’nin 12 yıldır çocuklar için Kürtçe eğitim setleri ve kitaplar hazırladığını belirten Mem Bawer, ‘Bu yıl önemli çalışmalar yaptık ve ‘Pêş Dibistan-anaokul’ setini hazırladık’ dedi. 8 kitaptan oluşan bu setin, 5-6 yaşındaki Zarokistanlarda eğitim gören çocuklar için hazırlandığını anlatan Bawer, setle çocukların 8 ayda şekilleri, renkleri, sesleri, matematiği ve Kürt kültürünü öğrenebildiklerini ifade etti. Bawer, ayrıca Almancadan çevrilen hayvan ve doğa sevgisini konu alan ‘Arya li dibistanê’ ile Dr. Mehemed Malmîsanij’in Zazakî üzerine 40 yılı aşkın süredir devam eden çalışmalarının ürünü olan ‘Pîre û Luye’ kitaplarının da yayımlandığını kaydetti. Amaçlarının çocukların kendi dil ve lehçelerini sevmelerini sağlamak olduğunu vurgulayan Bawer, yayınevinin 0-3, 4-6, 10-12 yaş ve gençlik edebiyatı kategorilerinde kitaplar bastığını dile getirdi. Çeviri kitaplarla Kürt çocuklarının kendi kültürlerinin yanı sıra farklı ülkelerin kültürlerini de tanımalarını hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Seçmeli Derslerin Yetersizliği

Mem Bawer, kitapları hazırlarken çocuklara sadece masal okutmayı değil, Kürt kültürünü, giysilerini ve Kürt coğrafyasındaki hayvanları da tanıtmayı amaçladıklarını belirterek asimilasyon politikalarına karşı uyarıda bulundu. Bawer, ‘Asimilasyonun önüne geçmeli ve dilimize önem vermeliyiz. Temelden başlamalıyız, çocuklarla dilimizi konuşmazsak bu gidişatın önüne geçemeyiz’ dedi. 10 yılı aşkın süredir Kurmancî-Zazakî seçmeli derslerin mevcut olduğunu, ailelerin ve çocukların bu derslere ilgi gösterdiğini ancak devletin yeterli desteği sağlamadığını dile getirdi. ‘Size hak verdik, haftada 2-3 saat yeter’ yaklaşımının yetersiz olduğunu vurgulayan Bawer, bir çocuğun anadiliyle eğitim aldığında bunun ruhuna etkisinin çok daha farklı olduğunu ifade etti. Kürt çocuklarının kendi dillerinde eğitim görmesinin doğal, tarihi ve kültürel bir hak olduğunu belirten Bawer, ‘Gelecekte çocukların bir ulus olarak Kürdüm diyebilmeleri için öncelikle dilleriyle Kürtleşmeleri gerekiyor. Dillerini unuturlarsa ve başka bir dil konuşurlarsa, kişiliklerini de o dilden alırlar. Bu nedenle anadil hayati önem taşıyor’ şeklinde konuştu.

Anadilde Eğitim Öncelikli Adım Olmalı

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde atılması gereken en önemli adımlardan birinin Kürtçe anadilde eğitim olduğunu vurgulayan Bawer, ‘Şu an bir barış ve müzakere süreci içerisindeyiz. Öncelikli adım Kürtçe anadilde eğitim olmalı’ dedi. Rojava’daki örneğe değinen Bawer, 14 yıl boyunca anadilde eğitim verildiğini ancak şimdi 3 saatle sınırlandırılmaya çalışıldığını hatırlattı. Çocukların kendi dillerinde eğitim görmek istediğini belirten Bawer, daha önce devletin ‘Kimse istemiyor, haftada iki saat verdik kimse gelmiyor’ şeklindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Seçmeli dersleri tercih eden öğrenci sayısının yıllar içinde arttığını, bu yıl 86 bin çocuğun Kurmancî-Zazakî eğitim hakkını tercih ettiğini belirten Bawer, devletin anadilde eğitime olanak sağlaması halinde bu sayının milyonlara ulaşabileceğini söyledi. Türkiye’deki 30-40 milyonluk Kürt nüfusunun yarısının bile anadilde eğitim talep etmesi durumunda milyonlarca çocuğun bu hakkı kullanmak isteyeceğine dikkat çekti.

Kurumlar Ortak Çalışmalı

Kürt dili ve kültürünün maruz kaldığı asimilasyon politikalarına karşı anadilde eğitim çalışmalarında kurumların da sorumluluk alması gerektiğini belirten Bawer, ‘Belediyeler, MED-DER ve ANKA-DER gibi kurumlar, sadece basılı değil, dijital platformlar üzerinden de çocuklara eğitim verebilir’ dedi. Belediyelerin çocukların eğitimi için kreşler açabileceğini, geçmişte Gültan Kışanak döneminde Zarokistanlar kurulduğunu ancak kayyım atanmasıyla 8 yıl ara verildiğini hatırlattı. Son iki yıldır eğitim materyallerinin hazırlandığını ve geçen yıl belediye bünyesinde 920 çocuğun eğitim aldığını, bu sayının diğer yerlerle birlikte bini geçtiğini ve 3-4 bine ulaşmasının beklendiğini aktardı. Bawer, 3-4 yaş aralığındaki çocuklar için de eğitim ve materyal talepleri aldıklarını ve bu yıl ‘Gûlnar, Rindê û Rindo’ setlerini bu yaş grubu için hazırladıklarını belirtti. ‘Her şey isteyerek ve destekle oluyor. Kurumlarımızın, belediyelerimizin destekleriyle Kürt dili ve eğitimi ilerletilebilir’ sözleriyle kurumların önemine vurgu yaptı.

‘Dili Öğretmek Sadece Annenin Görevi Değildir’

Aile içinde Kürtçe konuşmanın çocukların anadilini öğrenmesinde kritik bir rol oynadığını belirten Bawer, ‘İlk okul ailedir. Tek sorumluluğu kadının omuzlarına vermesinler. ‘Annesi onunla Kürtçe konuşmamış’ diyerek geçiştiriliyor bazen. Hayır, baba da konuşmalı. Aile içinde, sokaklarda, pazarda Kürtçe konuşulmalı’ ifadelerini kullandı. Çocukların üzerinde kitapların büyük etki yarattığını ve artık değişen zamanla birlikte görsellerin ve çocukların isteklerinin de değiştiğini vurgulayan Bawer, bilinçli Kürt ailelerinin çocuklarını anadilde kitaplarla eğitmenin önemini bildiklerini söyledi. Bu kitapların psikoloji, pedagoji ve dil-kültür öğrenimi açısından zengin olduğunu dile getiren Bawer, aileleri çocuklarını sadece kitap almak için değil, bu atmosferi deneyimlemeleri için fuara getirmeye davet etti. Çocukların kitaplarla buluşmasının yaşamlarına ve psikolojilerine olumlu etki edeceğini, hatta bazı çocukların yazarlarla tanıştıktan sonra ‘ben de yazar olacağım’ dediklerini aktararak, bu etkileşimin önemine dikkat çekti.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.