Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları Avukatları Derneği (ELDH) Genel Sekreteri avukat Thomas Schmidt, Türkiye’de barış ve demokratik toplum süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasayı önemli bir adım olarak değerlendirdi. Schmidt, kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için demokratikleşme, yargı reformu, Kürtlerin haklarının güvence altına alınması ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gerektiğini belirtti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen çerçeve yasa, sürecin hukuki zeminini oluşturması açısından uluslararası hukukçular tarafından da yakından takip ediliyor. Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Schmidt, önümüzdeki dönemde hem devletin hem de uluslararası toplumun atması gereken adımlara dikkat çekti.
Mevcut sürecin Türkiye’deki önceki barış girişimlerinden farkına değinen Schmidt, sürecin ilk kez somut bir yasal düzenleme aşamasına ulaşmış olmasının önemini vurguladı. Schmidt, \”Bu somut yasal adım desteklenmeli ve üzerine daha kapsamlı bir sürecin inşa edilebileceği bir temel olarak memnuniyetle karşılanmalıdır\” dedi.
Barış sürecinin demokratikleşme adımlarından ayrı düşünülemeyeceğine işaret eden Schmidt, yargı pratiğinin değişmesi gerektiğinin altını çizdi. Schmidt, ifade, örgütlenme ve siyasi faaliyet özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirterek, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.
Kalıcı ve kapsamlı bir barış için sürecin silahsızlanmanın ötesine geçmesi gerektiğini ifade eden Schmidt, çatışmanın temelinde yatan siyasi, hukuki ve demokratik meselelerin ele alınması gerektiğini söyledi. Yasanın mevcut haliyle güvenlikçi bir çerçevede kaldığını belirten Schmidt, \”Yasa, şiddetin sonlandırılması anlamına gelen ‘negatif barışa’ katkı sunabilir. Ancak kalıcı bir barış için bir sonraki aşamada ‘pozitif barışın’ temelleri atılmalıdır\” ifadelerini kullandı.
Schmidt, bu kapsamda Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürel haklarının tanınması, eşit yurttaşlık ve etkin siyasi katılımın güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Barış sürecinin yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Schmidt, Avrupa Birliği ve üye devletlerin de bu süreci destekleme konusunda sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Schmidt, bu süreçte PKK’nin ilgili ülkelerin listelerinden çıkarılması ve Kürt aktivistlere yönelik davaların düşürülmesi çağrısında bulundu.
Sürecin başarıyla ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın durumunun da ele alınması gerektiğini dile getiren Schmidt, \”Abdullah Öcalan’ın barış sürecindeki merkezi rolü göz önünde bulundurulduğunda, sürece etkin biçimde katılabilmesi için gerekli koşullar sağlanmalı ve özgürlüğü güvence altına alınmalıdır\” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.