Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Milletvekili Derya Bakbak’ın babası Ahmet Aslansoy’un, fabrikasında çalışan bir kadına yönelik “cinsel taciz” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması, mahkeme başkanının mazeret bildirmesi üzerine görülmeden ertelendi. Dava, 16 Nisan tarihine alındı.
Dîlok’ta faaliyet gösteren Aslansoy Tekstil ve Pamuk Fabrikası sahibi Ahmet Aslansoy hakkında, yanında çalışan bir kadının “cinsel taciz” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, Antep 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacaktı. Ancak duruşma başlamadan önce mahkeme başkanının mazeret bildirerek izinli olduğu öğrenildi. Bunun üzerine dava, nöbetçi hakim tarafından yürütüldü ve bir buçuk yıldır mücadelesi verilen dava, görülemeyerek 16 Nisan’a ertelendi.
Duruşma sonrasında adliye önünde bir araya gelen kadın örgütleri ve davanın avukatları, yargılama sürecindeki usulsüzlüklere ve mevcut siyasi baskılara dikkat çeken bir açıklama yaptı. Müşteki avukatı Esmer Özer, davanın açılmasının bile bir buçuk yıl sürdüğünü belirterek sürece dair şunları ifade etti: “Fabrika patronu tarafından tacize maruz kalan bir kadın işçinin dosyası bir buçuk yılın ardından görülecekti. Ancak hakimin bu sabah mazeret bildirdiğini öğrendik. Kadın örgütlerinin dayanışması sonucu davanın bu aşamaya geldiğini biliyoruz. Bir sonraki celsede daha güçlü bir şekilde burada olacağız.”
Açıklamada konuşan Emek Partisi (EMEP) Dîlok Milletvekili Sevda Karaca ise, davanın işçi kadınlar için sembolik bir önem taşıdığını vurguladı. Karaca, tacize uğrayan kadının CİMER dahil tüm resmi mercilere başvurmasına ve delil sunmasına rağmen bir yıl boyunca hiçbir işlem yapılmamasını, failin siyasi kimliğiyle ilişkilendirdi. Karaca, “Bu tacizin yaşandığı fabrika, AKP Milletvekili Derya Bakbak’ın ailesinin fabrikasıdır. Memleketin her yerinde olduğu gibi Antep’te de patronların tacizinin üstü kapatılmaya çalışılıyor. Bir sene boyunca deliller ortadayken işlem yapmayan adalet mekanizması; tacize uğrayan arkadaşımız yaşadıklarını anlattığı, avukatımız ise onu savunduğu için ‘marka değerine halel getirmek’ suçlamasıyla ifadeye çağırmakta bir saniye bile beklememiştir” dedi.
Karaca, dosyanın ancak hukuk ve kadın örgütlerinin ısrarlı takibiyle açılabildiğini belirterek, iktidar nüfuzuna dayanan cezasızlık politikasına karşı geniş bir dayanışma çağrısında bulundu. Açıklama, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganıyla ve 16 Nisan’daki duruşmaya kitlesel katılım çağrısıyla sona erdi.