Diyarbakır’da 12 Mayıs tarihinde başlayan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, çeşitli atölye çalışmaları ve panellerle devam ediyor. Barışın toplumsallaşması ve inşası süreçlerinin ele alındığı forumda, kadınların sürece katılımı ve toplumsal mutabakatın önemi ön plana çıkıyor.
Akdeniz Kadın Arabulucuğu Ağı’ndan Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik ve avukat Birsen Atakan, devam eden tartışmaları ve barış süreçlerinin temel dinamiklerini değerlendirdi.
Barışın sadece siyasi liderler arasındaki bir diyalog olarak görülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, çatışmalı ortamların yarattığı çok boyutlu sorunlara dikkat çekti. Çelik, barış süreçlerinin kapsayıcı olması gerektiğini vurgulayarak, Toplumsallaştırılmayan barış süreçleri kalıcı olamıyor. Bugüne kadar çoğunlukla üst düzey liderlerin konuşmasını barış olarak tanımladık. Ancak bu yöntemlerin toplumun farklı kesimlerine indirilmesi, aşağıdan yukarıya bir barış inşa sürecinin devreye sokulması gerekiyor dedi.
Geçmişteki çözüm süreci deneyimlerine de değinen Çelik, sivil toplumun ve farklı toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesinin bir engel değil, aksine kalıcılık için bir gereklilik olduğunu ifade etti.
Avukat Birsen Atakan ise mevcut siyasi atmosferde barışın konuşuluyor olmasının dahi toplumda önemli bir umut yarattığını belirtti. Sürecin şeffaf yürütülmesinin önemine vurgu yapan Atakan, Böyle bir sürecin varlığı, tüm eksikliklere rağmen olumlu ve umut verici. Ancak toplumun süreç hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekiyor. Bizler sadece seyirci kalmak değil, bu sürecin bir parçası olmak istiyoruz ifadelerini kullandı.
Kadınların barış masalarındaki temsilinin sadece niceliksel değil, niteliksel bir dönüşüm yaratacağını belirten Atakan, ezilen kesimlerin getireceği çözüm önerilerinin toplumu dönüştürücü güce sahip olduğunu dile getirdi.
Hukuki ve toplumsal mekanizmaların barışın inşasındaki rolünün tartışıldığı forumda, her iki katılımcı da silahların susmasının ötesinde zihniyet değişiminin şart olduğuna işaret etti. Toplumun farklı kesimlerinin birbirini tanıması ve ötekileştirme pratiklerinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, temas kurmanın ve birbirini dinleme pratiklerini geliştirmenin barışın en temel taşı olduğunu vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.