Tokat’ın Erbaa ilçesinde Maksan Madencilik tarafından işletilen taş ocağının ruhsat iptali için açılan dava öncesinde köylüler, işletme önünde bir araya gelerek tepkilerini dile getirdi. Su kaynakları, tarım arazileri ve üzüm bağlarının taş ocağı faaliyetleri nedeniyle büyük zarar gördüğünü belirten köylüler, projenin ekolojik yıkıma yol açtığını vurguladı.
Dava süreci ve teknik detaylar hakkında bilgi veren köylülerden Kadir İspirli, 2023 yılından bu yana sürdürdükleri mücadeleye dikkat çekti. Firmanın 2011 yılında aldığı ilk Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun yalnızca kırma tesisi için olduğunu hatırlatan İspirli, taş ocağının etki alanı içinde bulunan su kaynakları, tarihi eserler, ormanlar ve yerleşim yerlerinin raporda gizlendiğini ifade etti. İspirli, firmanın çalışma alanını bin dekara çıkarmak istediğini ancak resmi kurumların bölgedeki rüzgar verilerini dahi gerçeğe aykırı şekilde raporladığını dile getirdi.
Taş ocağının bölgedeki tarımsal ekonomiyi bitirme noktasına getirdiğini söyleyen İspirli, Erbaa verilerine göre rüzgarın tozları doğrudan köye ve bağlara taşıdığını belirtti. Bölgedeki bağlardan yıllık yaklaşık 200 milyon lira gelir elde edildiğini vurgulayan İspirli, bu gelirin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Köylüler ise bağlardaki toz nedeniyle yaprakların satılamadığını, tozun ciltlerinde egzamaya yol açtığını ve çalışma sırasında gerçekleşen patlamaların deprem etkisi yaratarak uykularını böldüğünü anlattı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.