Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde, 30 yılı aşkın süredir cezaevinde bulunanların da dahil olduğu 9 kadın tutsağın tahliyeleri, İdare ve Gözlem Kurulları’nın kararlarıyla engellenmeye devam ediyor. Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) ve avukatlar, bu uygulamanın son bulması ve tutsakların derhal özgürlüklerine kavuşması çağrısında bulundu.
Tahliyeleri benzer gerekçelerle engellenen kadın tutsakların durumları, bu uygulamaların vahametini gözler önüne seriyor. 34 yıldır cezaevinde olan Nedime Yaklav’ın tahliyesi tam 7 kez, 33 yıldır cezaevinde bulunan Hicran Binici ile 32 yıldır tutsak olan Nuriye ve Devrim Adet kardeşlerin tahliyeleri 5’er kez engellendi. Ayrıca, 11 yıldır cezaevinde olan Zeliha Ustabaş’ın tahliyesi 4 kez, 10 yıldır tutsak olan Fatma Aslan ile 7 yıldır tutsak Melike Göksu’nun tahliyeleri 3’er kez ve 2021 yılından bu yana cezaevinde bulunan Emine Abiş’in tahliyesi de 3 kez İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla ertelendi.
Sincan Cezaevi’ndeki bu tahliye engellemelerine karşı, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) Ankara Temsilcisi Sihan Kaya ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi yöneticilerinden Avukat Fatma Sürücü, durumun ciddiyetine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Sihan Kaya, cezaevlerinde uygulanan tahliye politikalarının özellikle kadın tutsaklar üzerinde ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Uzun yıllardır cezaevinde tutulanların tahliyelerinin çeşitli gerekçelerle sürekli ertelendiğini belirten Kaya, “İçeride yıllardır hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulan arkadaşlarımız için bir nöbet eylemi düzenledik; ne yazık ki bu da engellendi. Bilindiği üzere 2021 yılından bu yana Sincan Cezaevi başta olmak üzere, sayısız siyasi tutsağın tahliye süreleri dolmuş olmasına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu tarafından keyfi bir şekilde ertelenmekte. Bu hukuksuz yaklaşımdan derhal vazgeçilmeli ve tahliyesi engellenen tüm tutsaklar serbest bırakılmalıdır” şeklinde konuştu.
Tahliye engellemelerinin özellikle kadın tutsaklar açısından çok daha ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Sihan Kaya, bu uygulamaların bir an önce son bulması gerektiğini belirtti. Kaya, “2021’den bu yana 10’dan fazla kadın arkadaşımızın tahliyesi engellendi. Derhal kadın arkadaşlarımız üzerindeki tecrit kaldırılmalıdır. Şu anda en az 9 kadın arkadaşımızın tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından engelleniyor. Bunun yanında, 30 yıldır cezaevinde bulunan 4 arkadaşımızın tahliyesi hala erteleniyor ve erteleme sayısı 7’nci defayı bulmakta. Artık bu anlayıştan vazgeçilmesi ve arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Tahliye engellemelerinin hukuki boyutuna dikkat çeken Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi yöneticilerinden Avukat Fatma Sürücü ise, uygulamanın yalnızca Sincan Kadın Kapalı Cezaevi ile sınırlı kalmadığını, farklı cezaevlerine de yayıldığını ifade etti. Mevcut uygulamaların, tahliye hakkını fiilen ortadan kaldırdığını kaydeden Sürücü, “İçinde bulunduğumuz süreçte bir kök yasa belirlendi. Bu kök yasa ile birlikte halihazırda tahliye edilmesi gereken arkadaşlarımızın tahliyeleri engelleniyor. Kök yasa dışında mevcut hukuk çerçevesinde tahliye edilebilecek tutsaklar maalesef serbest bırakılmıyor” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.