enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,8478
ALTIN
6.779,88
BIST
12.913,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Savaşın Görünmeyen Cephesi: İran-ABD Çatışmasının İkinci Ayında Rojhilat ve Kürtler

Savaşın Görünmeyen Cephesi: İran-ABD Çatışmasının İkinci Ayında Rojhilat ve Kürtler
27 Nisan 2026 22:35
A+
A-

ABD ve İran arasındaki sıcak çatışma ve peşinden gelen “abluka/ateşkes” süreci ikinci ayına girerken, uluslararası toplumun gözden kaçırdığı en büyük insani ve siyasi kriz İran’ın Kürt bölgelerinde (Rojhilat) yaşanıyor. Tahran yönetimi, dışarıdaki savaşı ve “milli güvenlik” halini bir kalkan olarak kullanarak, içerideki en organize muhalif güç olan Kürt halkına ve siyasi temsilcilerine yönelik eşi görülmemiş bir baskı dalgası başlattı.

Özgür Manşet olarak, savaşın ilk 60 gününde Rojhilat’ta ve sınır hattında yaşananları derledik.

Uluslararası medyanın dikkati Basra Körfezi’ndeki gemi ablukalarına ve Washington’dan gelen açıklamalara kilitlenmişken, İran rejimi savaşın başından bu yana ülkenin batısını ve kuzeybatısını fiili bir sıkıyönetim bölgesine çevirdi. Savaş hali, uzun süredir ekonomik ve siyasi hakları yok sayılan Kürtler için “çifte ateş” arasında kalmak anlamına geliyor.

İşte savaşın gölgesinde geçen iki ayın Kürtler açısından ağır bilançosu:

1. Kürt Siyasi Partilerine Yönelik Artan Saldırılar

İran Devrim Muhafızları (Pasdaran), ABD tehdidini gerekçe göstererek sınır hattındaki ve Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki (IKB) Kürt muhalif partilerine yönelik saldırılarını sistematik hale getirdi. Tahran yönetimi, bu partilerin “savaş durumunda ABD ile işbirliği yapabileceği” paranoyasıyla önleyici darbe adı altında ağır bombardımanlar gerçekleştirdi.

  • 2 Ayda 14 Ayrı Operasyon: Son 60 gün içerisinde KDPI (İran Kürdistanı Demokrat Partisi), Komala ve PAK (Kürdistan Özgürlük Partisi) üslerine yönelik insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle toplam 14 ayrı saldırı düzenlendi.
  • Sınır Hattında İnsansızlaştırma: Özellikle Kandil etekleri, Koye ve sınır boylarındaki sivil köyler de bu topçu atışlarından nasibini aldı. Savaş bahanesiyle sınır hattındaki birçok Kürt köyü zorla boşaltılarak insansızlaştırılmış askeri bölgelere dönüştürüldü.

2. Şehirlerde Fiili Sıkıyönetim ve İnfaz Dalgaları

Savaşın başlamasıyla birlikte Mahabad, Sine (Senendec), Kirmanşah, Bane ve Urmiye gibi Kürt nüfusunun yoğun olduğu kentlerde polis ve sivil giyimli istihbarat (Ettelaat) güçlerinin varlığı üç katına çıkarıldı.

  • “Savaş Zamanı İhanet” Suçlaması: İki ay içinde Kürt sivil toplum aktivistleri, gazeteciler, öğretmenler ve sendikacılardan oluşan bini aşkın kişi ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınanlara yöneltilen ana suçlama rejimin klasik “ulusal güvenliği tehdit” maddesinden çıkarak, doğrudan “düşman devletle (ABD) savaş zamanı işbirliği/casusluk” gibi cezası doğrudan idam olan suçlamalara dönüştürüldü.
  • Hızlandırılmış İdamlar: Hapishanelerde yıllardır bekletilen Kürt siyasi tutsakların dosyaları savaş ortamının yarattığı kaos fırsat bilinerek hızla onandı. Son iki ayda onlarca Kürt siyasi tutsak, kamuoyuna yeterli bilgi dahi verilmeden infaz edildi.

3. Savaş Ekonomisi ve Kolber Katliamları

ABD ablukasının vurduğu İran ekonomisi çökerken, bu çöküşün en ağır faturasını Kürt coğrafyasındaki yoksul halk ödüyor. İşsizliğin rekor seviyelerde olduğu Rojhilat’ta hayatta kalmak için sınır ticareti yapmak zorunda olan yük taşıyıcıları (Kolberler), savaş hali bahanesiyle doğrudan hedef alınıyor.

  • Vur Emri: Devrim Muhafızları, savaş nedeniyle sınır güvenliğinin “kırmızı alarm” seviyesinde olduğunu belirterek, sınırı geçen Kolberlere yönelik yargısız infazları artırdı. Son iki ayda en az 40 Kolber doğrudan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı veya mayınlara basarak sakat kaldı.

4. Kürtlerin Siyasi Stratejisi: “Piyon Olmayacağız”

Bu ağır tabloya rağmen Kürt siyasi hareketi, kriz sürecinde stratejik bir denge kurmaya çalışıyor. Hem içerideki sivil direnişi canlı tutan hem de dış diplomaside sesini duyurmaya çalışan Kürt partileri ortak bir mesaj veriyor:

  • “Değişim İçeriden Olmalı”: Kürt siyasetçiler, ABD’nin askeri müdahalelerinden veya ablukalarından ziyade, İran içindeki demokratik bir dönüşümün parçası olmayı savunuyor. Olası bir rejim değişikliği veya müzakere sürecinde, Kürtlerin ulusal haklarının (özerklik, anadilde eğitim, siyasi tanınma) anayasal güvence altına alınması talep ediliyor.
  • Uluslararası Çağrı: Sürgündeki Kürt gazeteciler ve hak örgütleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’ne acil çağrıda bulunarak; ateşkes ve abluka müzakereleri masasında sadece “nükleer silahlar” veya “deniz ticaretinin” değil, İran içindeki azınlıkların ve Kürtlerin yaşam haklarının da bir şart olarak masaya konulmasını istiyor.

Özgür Manşet Analizi: Tarih boyunca bölgesel ve küresel savaşlar, otoriter rejimler için her zaman “iç temizlik” yapmak ve azınlıkları ezmek için bir fırsat olarak görülmüştür. ABD ve İran arasındaki kriz, Tahran için dışarıda bir varoluş mücadelesi gibi sunulsa da, içeride Kürt kimliğini ve muhalefetini silmek için bir sis perdesi işlevi görüyor.

Özgür Manşet / Özel Dosya