enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,4176
EURO
55,5586
ALTIN
6.608,08
BIST
12.081,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
15°C
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
13°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C

Samed Behrengi’nin Şüpheli Ölümü: Bir Yazarın Mirası ve Rejime Karşı Direnişin Sembolü

Samed Behrengi’nin Şüpheli Ölümü: Bir Yazarın Mirası ve Rejime Karşı Direnişin Sembolü
31 Ağustos 2026 08:18
A+
A-

Çocuk edebiyatının unutulmaz isimlerinden Samed Behrengi’nin Aras Nehri’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesinin üzerinden 59 yıl geçti. 29 yıllık kısa yaşamına 16 eser sığdıran Behrengi’nin kitapları, bugün de milyonlarca insanın düşünsel yolculuğuna ışık tutmaya devam ediyor.

24 Haziran 1939’da İran’ın Tebriz şehrinin Çerendab Mahallesi’nde yoksul bir işçi ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya gelen Behrengi, 18 yaşında öğretmenliğe başladı. 11 yıl boyunca İran Azerbaycanı’nın çeşitli köylerinde görev yapan idealist yazar, dönemin monarşist eğitim müfredatını ve “düzen öğretmenliği” anlayışını reddetti. Gittiği her okulda çocuklara hayatı sorgulamayı, kalıplara hapsolmamayı ve toplumsal normları eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeyi öğretti.

Behrengi’nin eleştirel ve sorgulayıcı kişiliği, ortaokul yıllarından itibaren belirginleşti. Tebriz Öğretmen Okulu’nda, okul yönetimindeki düzene sürekli eleştiriler yönelterek ve hiçbir olaya sessiz kalmayarak öne çıktı. Düşünce arkadaşlarıyla birlikte, güncel haber, makale, şiir ve duyuruların yer aldığı “duvar gazetesi”ni yayımlayarak kitlelere sesini duyurdu.

Öğretmen okulundan mezun olduktan sonra Azerşehr’e giden Behrengi, Memegan, Gogan, Ahircan gibi köy okullarında öğretmenlik görevini sürdürdü.

Öğretmenlik Sadece Bir Meslek Değildi

Ağabeyi Esed Behrengi’nin aktardığına göre Samed Behrengi, öğretmenliği yalnızca bir meslek olarak değil, çocuklara hizmet etmenin ve onların ufkunu açmanın bir yolu olarak görüyordu.

Behrengi’nin en bilinen eserlerinden, “itaatsizlik” temalı “Küçük Kara Balık”, İran’da hala yasaklı kitaplar arasında yer alırken, Türkiye’de de 12 Eylül darbesi sonrası yasaklanmıştı. Behrengi, 31 Ağustos 1967’de Aras Nehri’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Resmi kayıtlara “yüzerken boğulduğu” iddiasıyla geçen bu ölüm, ailesi ve sevenleri başta olmak üzere tüm İran Azerbaycanı’nda geniş yankı uyandırdı ve büyük tepkilere yol açtı. Cenazesi Tebriz’e getirilerek İmamiye Mezarlığı’na defnedildi.

İran’da monarşist rejime karşı toplumsal muhalefetin yükselişe geçtiği dönemlerde, çocuk kitaplarıyla özellikle İran Azerbaycanı’nda binlerce kişiyi etkileyen Samed Behrengi, anadili Türkçeye olan bağlılığıyla Azerbaycan edebiyatına önemli katkılar sundu. Bölgeden derlediği masalları ve kendi hikayelerini anadilinde yazmasına rağmen, Şah rejiminin katı sansür yasaları nedeniyle eserlerini Farsça basmak zorunda kaldı. Behrengi, her makalesinde anadilde eğitimin önemini vurgulayarak İran eğitim sistemini sıkça eleştirdi.

Dönemin toplumsal hareketlerini derinden etkileyen düşüncelerden olan komünizme yakınlık duyan Behrengi, yazılarında İran halklarının büyük çoğunluğunu oluşturan köylülerin ve işçilerin sistematik sömürüsünü dile getirdi.

Şüpheli Ölümü Toplumsal Bir İnfiale Dönüştü

Behrengi’nin şüpheli ölümü, Şah rejiminin sonunu hızlandıran olaylardan biri oldu. İran muhalefeti, özellikle sol ve devrimci gençlik hareketleri, bu ölümün bir suikast olduğunu iddia etti. Dönemin gizli servisi Saziman-ı İttilât ve Emniyet-i Keşver (SAVAK), bu ölümden sorumlu tutuldu. Rejim olayı “yüzme bilmeyen bir öğretmenin boğulması” olarak kayıtlara geçirse de, etkili entelektüellerden Celal Al-i Ahmed’in Behrengi’nin ölümünü rejimin cinayeti olarak nitelendirmesi, toplumsal infiali daha da büyüttü.

Tebriz ve Tahran’daki üniversitelerde öğrenciler sokaklara döküldü, dersleri boykot ederek anma yürüyüşleri düzenledi. Yürüyüşlerde SAVAK’ı suçlayan bildiriler dağıtılırken, Behrengi’nin Tebriz’deki cenaze töreni de bir protesto eylemine dönüştü. Behrengi’nin yakın çevresinden Behruz Dehkani’nin de dahil olduğu Marksist-Leninist örgütler, Behrengi’yi dağa çıkışın ve silahlı direnişin önemli bir sembolü olarak anmaya başladı.

“Nerede Bir Su Bulursam Çektim”

Behrengi’nin yeğeni Ayda Behrengi, doğmadan önce kaybettiği amcasının ölümünün hala aydınlatılmayı bekleyen soru işaretleriyle dolu olduğunu belirtti. Amcasıyla tanışamamanın üzüntüsünü dile getiren Ayda Behrengi, onu kitapları ve ailesine bıraktığı mücadele mirası aracılığıyla tanıdığını söyledi. Ayda Behrengi, amcasının şu sözlerini kuşaklar boyunca aktarılan bir miras olarak paylaştı: “Mantar gibi doğmadım. Anasız babasız. Ama mantar gibi büyüdüm. Çabuk vazgeçmedim, nerede bir nem varsa çektim. Kimse bana su vermedi. Büyüdüm, bir iğde ağacı gibi eğri büğrü, az suyla yetinen. Ve Azerbaycan köylerinin öğretmeni oldum.”

Behrengi, ölümünün 59’uncu yıl dönümünde eserleriyle anılmaya devam ederken, çocuklara yazdığı ve geniş kitlelere ulaşan kitapları, günümüzde de farklı dillere çevrilerek milyonlarca okura ulaşmayı sürdürüyor.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.