enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,2705
EURO
55,2972
ALTIN
6.644,78
BIST
12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
17°C

Onur Yaser Can Davasında Karar: İşkenceyi Gizleyen 4 Polise 6’şar Yıl Hapis

Onur Yaser Can Davasında Karar: İşkenceyi Gizleyen 4 Polise 6’şar Yıl Hapis
10 Nisan 2026 15:06
A+
A-

Onur Yaser Can Davasında Karar: İşkenceyi Gizleyen 4 Polise 6’şar Yıl Hapis

İstanbul’da 2010 yılında gözaltına alındıktan sonra maruz kaldığı kötü muamele ve onur kırıcı uygulamalar nedeniyle yaşamına son veren Onur Yaser Can davasında beklenen karar çıktı. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, evrakta sahtecilik yaparak işkence izlerini gizlemeye çalışan 4 polis memuru hakkında 6’şar yıl hapis cezası verildi.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu 28 yaşındaki Onur Yaser Can’ın intiharının ardından açılan ve yıllardır süregelen hukuk mücadelesinde mahkeme heyeti, sanık polislerin “resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme” suçunu işlediklerine hükmetti. Karar duruşmasında Can’ın yakınları ve çok sayıda hak savunucusu hazır bulundu.

Sistematik İşkence ve Belge Tahrifatı

Onur Yaser Can, 2 Haziran 2010 tarihinde İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı. Gözaltı süresince avukat görüşüne izin verilmeyen Can, çıplak aramaya ve psikolojik baskıya maruz bırakılmıştı. Serbest bırakıldıktan sonra, ifade tutanaklarında tahrifat yapıldığı gerekçesiyle defalarca emniyete çağrılarak yeni belgeler imzalamaya zorlanan Can, maruz kaldığı sistematik baskılar sonucu 23 Haziran 2010’da yaşamına son vermişti.

Can’ın intihar etmeden önce bıraktığı notlarda, nezarethanede yaşadığı ağır işkenceler, aşağılayıcı muameleler ve kendisine yönelik muhbirlik dayatmaları tüm çıplaklığıyla yer almıştı. Ailenin yıllarca sürdürdüğü adalet arayışında daha önce de polisler hakkında benzer cezalar verilmiş ancak karar istinaf mahkemesince bozulmuştu.

Bir Ailenin Adalet Yolunda Yok Oluşu

Onur Yaser Can’ın davası, Türkiye’deki cezasızlık politikasının ve yargı sürecinin ağırlığının simgelerinden biri haline geldi. Hukuk mücadelesi devam ederken anne Hatice Can, 2014 yılında oğlunun acısına dayanamayarak intihar etti. Baba Mevlüt Can ise 2019 yılında, dosyadaki adaletsizliklere karşı verdiği mücadelenin ortasında sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetti.

Bugün verilen karar, işkenceyi ve kötü muameleyi örtbas etmek için resmi belgeleri değiştiren kamu görevlilerinin sorumluluğunu bir kez daha tescilledi. Hak savunucuları, verilen hapis cezalarının önemli olduğunu ancak Onur Yaser Can’ın ölümüne doğrudan sebebiyet veren işkence suçuna dair gerçek bir yüzleşmenin hala tamamlanmadığını vurguluyor.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.