enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,2705
EURO
55,2972
ALTIN
6.644,78
BIST
12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
17°C

Av. Eren Keskin: Hasta Tutsak Fatma Tokmak’ın Hikayesi Baştan Sona Hak İhlalleriyle Dolu

Av. Eren Keskin: Hasta Tutsak Fatma Tokmak’ın Hikayesi Baştan Sona Hak İhlalleriyle Dolu
10 Ekim 2026 08:12
A+
A-

Tahliye edilmeyen hasta tutsak Fatma Tokmak‘ın avukatı Eren Keskin, müvekkilinin hikayesinin en başından itibaren ağır hak ihlalleriyle dolu olduğunu belirtti. Keskin, Adli Tıp Kurumu (ATK) hakkında da önemli eleştirilerde bulunarak, “ATK, resmi bilirkişi kurumu olarak rapor verme yetkisi olan tek kurum ve maalesef ki siyasal iradenin istediği tarzda raporlar veriyor” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) 2025 yılı hak ihlalleri raporuna göre, Türkiye cezaevlerinde 335’i ağır olmak üzere toplam bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Bu hasta tutsaklardan biri olan 52 yaşındaki Fatma Tokmak, 1996 yılında Kocaeli’nde 2 buçuk yaşındaki bebeğiyle birlikte misafirliğe gittiği evde yapılan baskın sonucu gözaltına alınarak tutuklandı. Gözaltı sürecinde işkenceye maruz kalan Fatma Tokmak’ın bebeğinin üzerinde sigara söndürüldüğü Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından raporlandı. Bebeği çocuk esirgeme kurumuna verilen Fatma Tokmak’a, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası verildi.

Fatma Tokmak’a hastalıklarından dolayı “cezaevinde kalamaz” raporu verilerek, 2006 yılında tahliye edildi. Ancak devam eden yargılama sürecinde Yargıtay tarafından 2010 yılında cezası onanan Fatma Tokmak, tekrar cezaevine gönderildi. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde 16 yıldır tutuklu bulunan Fatma Tokmak, ağır kalp hastalığı, astım ve hipertansiyon gibi hayati risk taşıyan hastalıklarla mücadele etmeye çalışıyor. TİHV, Fatma Tokmak hakkında “cezaevinde kalamaz” raporu verirken, Adli Tıp Kurumu (ATK) ise 2 kere “cezaevinde kalabilir” raporu verdi.

Bebek Azad’a Yönelik İşkence ve Hukuksuz Gözaltı Süreci

Avukat Eren Keskin, Fatma Tokmak’ın ilk tutuklama sürecine değinerek, o dönem yasanın izin verdiği günden çok daha uzun, tam 24 gün yasadışı bir biçimde gözaltında tutulduğunu anlattı. Keskin, “Çok yoğun işkenceye maruz kaldı hatta o tarihlerde bu durum çok konuşuldu. Amerikan kongresinde bile ‘Çocuğa işkence’ diye konuşuldu. Çünkü 2 buçuk yaşındaki bebeği Azad da annesi ile birlikte işkence gördü. Azad’ın elinde, kolunda ve sırtında sigara söndürüldü ve bunlar raporlarla da tespit edildi. Fatma Tokmak tutuklandıktan sonra bebeği çocuk esirgeme kurumuna bırakıldı. Birçok tutuklu kadın gibi o yaştaki çocuğunu cezaevinde yanına alabilirdi. Ablası ve yakınları çocuğu almak istemelerine rağmen sırf işkence olsun diye verilmedi. Bir buçuk ay uğraştık Azad’ı geri alabilmek için ve zar zor alıp annesinin yanına teslim ettik” dedi.

Dildeki Engel ve Adli Tıp Kurumu’nun Çelişkili Raporları

Tutuklandığı dönem Türkçe bilmediği için bir ifadeye parmak bastığını belirten Eren Keskin, Fatma Tokmak’ın cezaevinde sonradan Türkçe öğrendiğini söyledi. Keskin, “Cezaevinde Türkçe öğrendi ve kendini daha net ifade etmeye başladı. Dava devam ederken 3 yıl sonra ilk kez Kürt enstitüsünden çevirmen birini kabul ettirdik ve ilk kez ifadesini tam olarak verebildi. Çok büyük hak ihlalleri oldu bu dosyada. Bugün sadece hasta mahpus olarak bilinmesi değil, daha en başından itibaren hikayesi hak ihlalleriyle dolu” ifadelerini kullandı.

Tahliye edildikten 5 yıl sonra tekrardan tutuklanan Fatma Tokmak’ın dışarıdayken beraat edeceği inancının olduğunu söyleyen Eren Keskin, “O dışarıdayken dava bitti ve müebbet hapis cezası verildi. Biz kararı temyiz ettik. Ben ona git, burada kalma, hak etmediğin bir ceza ile karşılaştın dedim. O Yargıtay’ın bozacağına inandı. Yargıtay onadı ve 5 yıl dışarıda kaldıktan sonra tekrar tutuklandı ve cezaevine götürüldü. Dışarıdayken bir yaşlı bakım evinde yaşlılara baktı, geçimini bu şekilde sağladı. Dışarıdayken çocuğuyla bir hayat kurdu ama maalesef ki yeniden tutuklandı. Kalp hastalığı daha da ilerledi. Daha önce ‘cezaevinde kalamaz’ raporu veren ATK, bu sefer hastalıkları daha da ilerlemiş olmasına rağmen ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi” şeklinde konuştu.

Hastaneye Gidiş Gelişler de Birer İşkenceye Dönüştü

Fatma Tokmak’ın belli sürelerle kanının değiştirildiğini ve yeterli tedaviye erişemediğini dile getiren Eren Keskin, “Pandemi döneminde hastaneye hiç gidemedi. Adlileri serbest bıraktılar ama siyasi mahpusları hiçbir şekilde bırakmadılar. İki yıl boyunca hiçbir tedaviden yararlanamadı. Fatma ile görüştüğümde, ‘Ben ilaçlarımı alsam olur ama hastaneye gitmek istemiyorum çünkü benim için başka bir işkence oluyor’ diyordu. Hasta tutsaklar hastaneye gidiş gelişlerde kelepçeli, saatlerce bekliyorlar. Hastanenin içinde dolaştırılıyorlar, herkes onlara bakıyor. Bunların hepsi ayrı bir travma. Sadece Fatma değil, birçok hasta mahpusun durumu aynı” dedi.

Keskin, ATK’nin görevini de eleştirerek, “ATK, resmi bilirkişi kurumu olarak rapor verme yetkisi olan tek kurum ve maalesef ki siyasal iradenin istediği tarzda raporlar veriyor. Bu kabul edilir bir şey değil. ATK’nin ‘cezaevinde kalabilir’ denilip rapordan birkaç ay sonra yaşamını yitiren mahpuslar var. Umarım Fatma bunu yaşamaz ama sağlık sorunları giderek kötüleşiyor ve başvurularımız da reddediliyor” ifadelerini kullandı.

Yasal Boşluklar ve Hasta Tutsakların Tahliye Beklentisi

Fatma Tokmak’ın infaz süresine 2 yıla yakın bir zaman kaldığını ifade eden Eren Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnfaz süresinden önce bırakmazlar. Bırakmaları için ATK raporunun olması gerekiyor. Çerçeve yasadan ise 2005 öncesi kişiler yararlanamıyor, dolayısıyla Fatma bu yasadan yararlanamayacak. Belki yasa çıktığında yurt dışından gelişler olursa o havayla bir yumuşama olabilir ve hasta tutsakların da tahliyesi sağlanabilir.”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni işaret eden Eren Keskin, hasta tutsaklar için yeni yasa veya düzenlemeye gerek olmadığını belirterek, doktorların raporlarının yeterli olması gerektiğini vurguladı. Keskin, “Sürece en çok cezaevindekiler sağduyulu yaklaşıyor. Uzun yıllar cezaevinde yatmanın ve devleti çok iyi tanımanın verdiği bir rahatlık içindeler. ‘Olursa olur, çıkarız; olmazsa mücadelemize devam ederiz’ diyorlar. Tutsaklar bekliyorlar, herkes çıkmak istiyor” ifadelerini kullandı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.