Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, sığınmacıların adalet, sağlık ve eğitime erişimde yaşadığı zorlukları içeren raporunu İstanbul’da açıkladı. Raporda, Aile Sağlığı Merkezleri’nden kayıtları silinen Suriyelilerin yetersiz sayıdaki merkezlere yönlendirildiği ve bezdirme politikalarıyla karşı karşıya kaldıkları belirtildi.
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı tarafından hazırlanan ‘Geri Dönüş Baskısı Altında Suriyeli Göçmen Kadın, LGBTQ+ ve Çocukların Temel Hak Alanlarına Erişimde Karşılaştıkları Engel ve İhlaller Raporu’, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Raporda, sığınmacıların Türkiye’deki temel haklarının sistematik olarak kısıtlandığı ve bunun bir ‘bezdirme politikasına’ dönüştüğü ifade edildi.
Toplantıda söz alan ağ üyesi Özgün Özata, özellikle son dönemde sığınmacıların haklarının geri çekilmesinin bir teşvik ve baskı unsuru olarak kullanıldığını vurguladı. Özata, sığınmacıların sağlık, eğitim ve adalete erişim noktasında yaşadıkları zorlukların toplumsal yaşam üzerindeki ağır etkilerine değindi.
Raporda öne çıkan en çarpıcı başlık sığınmacıların sağlık hizmetlerinden dışlanması oldu. 2025 yılından itibaren ‘geçici koruma’ altındaki Suriyelilerin Aile Sağlığı Merkezleri’ndeki (ASM) kayıtlarının silindiği ve yetersiz kapasiteye sahip Göçmen Sağlığı Merkezleri’ne yönlendirildiği kaydedildi.
İstanbul’da 409 binden fazla kayıtlı Suriyeliye karşılık sadece 33 Göçmen Sağlığı Merkezi’nin bulunduğu bilgisine yer verilen raporda, dil bariyeri, personel eksikliği ve merkez sayısının azaltılması nedeniyle sığınmacıların ruhsatsız kliniklere mecbur bırakıldığına dikkat çekildi. Bu durumun hem sığınmacıların hem de toplumun genel sağlığını tehdit eden ciddi bir hak ihlali olduğu vurgulandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.