Siyasi nedenlerle Türkiye’den ayrılarak Hollanda’ya iltica talebinde bulunan ancak başvurusu reddedilen Barış Helvacı, Türkiye’ye iade edilme kararına karşı bulunduğu kampta ölüm orucuna başladığını duyurdu. Hakkında açılan siyasi davalar sebebiyle iki buçuk yıl önce Hollanda’ya giden Helvacı, 915 gündür devam eden belirsizliğin ve iade tehdidinin yaşam hakkına yönelik ciddi bir saldırı olduğunu vurguladı.
Başvurusunun 915 gün sonra reddedildiğini belirten Helvacı, yaşadığı süreci bir dosya numarasından ibaret görmediğini ifade etti. Hollanda topraklarında maruz kaldığı belirsizliğin insan onurunu ve iradesini yok saymak anlamına geldiğini dile getiren Helvacı, sesini duyurmak amacıyla 4 Haziran itibarıyla süresiz ölüm orucu eylemine başladığını bildirdi.
Türkiye’deki mevcut yargı sistemine dair değerlendirmelerde bulunan Helvacı, hukukun iktidarın sürekliliğini sağlamak için bir araç olarak kullanıldığını savundu. Türkiye’nin evrensel hukuk ilkelerinden uzaklaşarak otoriterliğin kurumsallaştığı bir rejim haline geldiğini belirten Helvacı, “Yargı, halkın adalet talebine değil, siyasal iktidarın bekasına hizmet eden bir aygıt olarak yeniden yapılandırılmıştır. Kürtlere, Alevilere ve sosyalistlere yönelik baskı, devletin bütün kurumsal mekanizmalarına sinmiş yapısal bir pratik haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
İade kararının kendisi için “susmak ve yok olmak” anlamına geldiğini belirten Helvacı, eylemini tarihin devrimcilere bıraktığı onurlu bir direniş biçimi olarak tanımladı. Talepleri karşılanana kadar eyleminden vazgeçmeyeceğini ve hiçbir tıbbi müdahaleyi kabul etmeyeceğini vurgulayan Helvacı, dosyasının siyasi gerçekler ışığında adil bir şekilde yeniden değerlendirilmesi ve yaşam hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.