enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,8478
ALTIN
6.779,88
BIST
12.913,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Kürtler nasıl bir ‘Çerçeve Yasa’ istiyor?

Kürtler nasıl bir ‘Çerçeve Yasa’ istiyor?
26 Haziran 2026 10:22 | Son Güncellenme: 26 Haziran 2026 11:43
A+
A-

Devletin “Terörsüz Türkiye” Kürt kamuoyunun ise “Barış ve Demokratik Toplum” süreci olarak adlandırdığı süreç kapsamında iktidarın bir “Çerçeve Yasa” sunması beklenirken, kamuoyuna yansıyan bilgilerin aksine Kürt tarafının nasıl bir “Çerçeve Yasa” istediği merak konusu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024 tarihli çağrısına PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile karşılık verdiği ardından başlayan süreçte bugüne kadar önemli gelişmeler yaşandı. PKK’nin kendisini feshetmesi, sembolik olarak silahlarını yakması ve olası çatışmaları engellemek amacıyla Türkiye sınırındaki stratejik noktalardan da güçlerini çekmesinin ardından gelinen süreçte Türkiye devleti tarafından yasal adımların atılması tartışmaları devam ediyor. Öcalan’ın “kök yasa” siyaset gündeminde ise “Çerçeve Yasa” olarak tanımlanan yasal düzenlemelerin yapılması tartışmaları iktidar cephesinin kamuoyuna sunduğu “taslaklar” üzerinden yürütülüyor.

İktidar kanadında özellikle silahların teslimi konusunda, “tespit ve teslim” kavramları üzerinde yürütülen tartışmalara karşı Abdullah Öcalan ise “tespit ve teslim değil, tespit ve taahhüt olacak. Taahhüdü de ben vereceğim” uyarısında bulunuyor.

Kürt tarafının tüm bu adımlarına rağmen Meclis’e bir türlü sunulmayan yasa taslağının Meclis tatile girmeden önce sunulması bekleniyor. Buna dair AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz, kapanmadan Meclis’e sunacağız” diyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre ise; iktidarın hazırlıklarını tamamladığı tasarı NATO zirvesi sonrasına Meclis’te olacak.

İktidarın kendi beklentileri ile oluşturduğu tasarının aksine Kürt tarafı ne istiyor? Nasıl bir yasal düzenleme bekliyor? Kürdistan, Türkiye ve Avrupa metropollerinde yaşayan Kürtlerin beklentileri neler? İlk etapta yapılacak düzenlemeler neler? Alt metinleri nasıl olmalı? Eşit yurttaşlık, Anayasal statü tartışmaları hangi boyutlarda olmalı?

Bu soruların cevaplarını hemen hemen her tartışmada ya da buluşmada ortaya koyan Kürt tarafında öne çıkan talepler üzerinden alt metinleri daha sonraki tartışmalarda ele alınacak şekilde Kürtlerin beklediği “Çerçeve Yasa” iktidarın servis ettiği düzenlemelerin çok daha ilerisinde durduğunu söylemek mümkün.

Kürt tarafı da iktidar kanadı gibi sürece temkinli yaklaşıyor. Ancak talepleri konusunda da ne medya önünde ne de sokakta lafını esirgemiyor. İktidarın süreci “teslimiyet” şeklinde adlandırma/yansıtma girişimlerine karşı 100 yıldır Kürtlerin dilinden düşürmediği talepleri net şekilde dile getiriliyor?

KÜRTLERİN ÇERÇEVE YASA TASARISI!

Süreç bağlamında Kürt tarafında MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin de beyan ettiği “Umut hakkı” ile ilgili verilen sözün gereğinin yapılması öne çıkıyor. Bu anlamda; “Umut hakkı” ve Kürt siyasetçilerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının uygulanması talep ediliyor. Bu talep dile getirilirken, Türkiye Anayasa’nın 90’ıncı Maddesine bağlı kalınması da demokratikleşme açısından ve devletin samimiyeti açısından önemli görülüyor.

PKK gerillalarının geri dönüşü ile ilgili yasal düzenleme; iktidar kanadındaki tartışmaların aksine engellerin tamamen kaldırılması amacıyla TMK-5 maddesinin kaldırılması ya da TMK-5 maddesine ek maddenin eklenmesi talep ediliyor. Böylece gerillaların geri dönüşlerinin ve sivil yaşama entegre olmalarının daha hızlı olması hedefleniyor.

Geri dönüşlerle ilgili iktidar kanadından yansıyan “5 yıllık siyaset yasağı” yerine Kürt tarafında dönüş yapan gerillaların sivil siyasette yer almalarının önünün açılarak, doğrudan sivil siyasete dahil olmalarını sağlayacak bir düzenlemenin yapılması gerektiği belirtiyor. Bu yapılırken, PKK’liler arasında “gerilla/yönetici” ya da “suça karışmış/suça karışmamış” ayrımının da yapılmaması gerektiği vurgulanıyor.

Kürt kamuoyu açısından “Çerçeve Yasa”nın olmazsa olmazı cezaevlerindeki siyasi tutsaklar durumu. Tutsakların peyderpey tahliyesini sağlayacak herhangi bir ayırıcı özellik bulundurmayan bir düzenleme talep ediliyor. Bu kapsamda hasta tutsaklar ile ilgili ise derhal tahliyeleri sağlayacak bir düzenleme talep ediliyor.

Kamuoyunda tartışılan bir diğer önemli başlık ise; 45 yıllık silahlı çatışma sürecinin yarattığı tüm sonuçları (insanlığa karşı işlenen suçlar ve benzeri) ortadan kaldıracak bir mekanizmanın yasal statüsünün belirlenerek kurulması. İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmenin nasıl yapılacağının komisyon bünyesinde belirlenmesi gerekecek.

“Seçmeli ders” şeklinde uygulanan Kürtçe eğitim hakkının ilk etapta “seçmeli ders” uygulamasının önündeki fiili engellerin kaldırılması, sonraki aşamalarda bölgesel olarak “zorunlu eğitim” şeklinde sürdürülmesinin sağlanması talebi de öne çıkıyor.

Kürt kamuoyunda “Çerçeve yasa” denildiğinde akla gelen bir diğer konu ise; belediyelerdeki kayyım uygulamaları. Bu kapsamda Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na Türkiye’nin koyduğu şerhlerin kaldırılması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi on yıllardan bu yana dile getirilen bir talep.

Kürt kamuoyunda tasarıda yer verilmesi gereken maddelerden biri de belediyelere kayyım atanmasının önünü açan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. Maddesine eklenen ve belediye meclisinin kendi içinde yeni bir başkan seçmesini engelleyen ilgili maddenin kaldırılması bekleniyor.

Özgür Manşet/ Haber Merkezi

Kaynak: Özgür Manşet/ Haber Merkezi