Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, “Barışı konuşuyoruz: Ortadoğu’da ve ülkemizde sorunlar-çözümler” başlıklı bir panel düzenledi. Karşıyaka Çarşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde, küresel güç mücadeleleri, bölgesel çatışmalar ve Türkiye’deki Kürt meselesine dair çözüm arayışları tartışıldı. Akademisyen Lülüfer Körükmez’in moderatörlüğünü yaptığı panele Gazeteci-Yazar Nuray Sancar ile gazeteciler İbrahim Varlı ve Yüksel Genç konuşmacı olarak katıldı.
Panelde ilk sözü alan Gazeteci-Yazar Nuray Sancar, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan dengelerin değiştiğini ve dünyanın yeni bir kutuplaşma evresine girdiğini belirtti. Sancar, emperyalist güçlerin pazar kapma yarışının demokrasi ve egemenlik haklarını askıya aldığını ifade ederek şunları söyledi: “Dünya yeniden iki kutba ayrıldı. Bir tarafta Çin ve Rusya, diğer tarafta ise ABD’nin başını çektiği Atlantik güçleri var. Bu kutuplaşma içinde Türkiye’nin işçileri, emekçileri ve Kürt halkı, kendi haklarını ve demokratik çözümü savunmak için birlikte hareket etmelidir.” Türkiye’nin güvenliğinin NATO veya silah yatırımlarında değil, halkların ortak mücadelesinde olduğunu vurgulayan Sancar, barış talebinin toplumsallaşması gerektiğini dile getirdi.
Gazeteci İbrahim Varlı ise kapitalizmin ve neoliberalizmin içinde bulunduğu krizin emperyalist savaşları tetiklediğine dikkat çekti. Güncel siyasi aktörlerin hegemonya mücadelesini açık bir şekilde yürüttüğünü belirten Varlı, “ABD’nin mutlak üstünlüğü ekonomik olarak gerilese de askeri gücüyle bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. Trump dönemiyle birlikte bu politikalar daha bariz bir hal aldı. Pazar kapma kavgası ve güç mücadelesi, bölge halklarını büyük bir yıkımla karşı karşıya bırakıyor” dedi.
Son olarak söz alan Gazeteci Yüksel Genç, dünyadaki güç ilişkileri ile Türkiye’deki Kürt meselesi arasındaki paralelliklere değindi. Mevcut süreçte toplumun çözümün esas öznesi olarak öne çıktığını belirten Genç, kurumsal ve siyasal irade eksikliğine dikkat çekti. Genç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Kürt meselesinde içinde bulunduğumuz süreç, geçmişteki örneklere benzemiyor. Topluma güven vermeyen ve demokratik kanalları açmak istemeyen bir siyasal iktidar aklı hakim. Toplum bu yüzden sürece tam anlamıyla dahil olamıyor.” Çözümün kalıcı olabilmesi için güçlü bir siyasal iradenin ve toplumsal güven ortamının inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Genç, demokratik alanın genişletilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.