enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
23°C
İstanbul
23°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

Kaybedilenlerin Ailesi Tosun: Bitmeyen Yas, Bitmeyen Mücadele Demek

Kaybedilenlerin Ailesi Tosun: Bitmeyen Yas, Bitmeyen Mücadele Demek
27 Eylül 2026 13:24
A+
A-

Mezopotamya Psikologlar Derneği (DER-MEZ) tarafından Diyarbakır’da düzenlenen Mezopotamya Psikoloji Kongresi, üçüncü gününde “İnsan psikolojisini dili ve kimliğiyle hissetmeli” şiarıyla devam etti. Kongrenin son gününde atölye çalışmalarının ardından “Kimlik ve Kayıp” başlıklı bir panel gerçekleştirildi.

Panelde, 19 Ekim 1995 tarihinde gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı insan hakları savunucusu Besna Tosun, Barış Annesi Yıldız Doğanay ve Sosyal Psikolog Dr. Orhan Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Panel moderatörlüğünü ise psikolog Zelal Coşkun üstlendi.

Adalet Arayışı ve Bitmeyen Yas

Panelin açılış konuşmasını yapan Barış Annesi Yıldız Doğanay, barışa olan inançlarını vurgulayarak, “Büyük zorluklar gördük, artık barışın bir an önce gelmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Besna Tosun ise, babasının gözaltına alınmasının tanığı olarak yaşadıklarını anlattı. Tosun, “Bu topraklarda gözaltında kayıp bir yaşam biçimi. Buna karşı bizler mücadele ediyoruz. Adalet sağlanana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bu ayıp Türkiye’ye yeter” dedi. Galatasaray Meydanı’ndaki adalet arayışının başlangıcına değinen Tosun, “Galatasaray Meydanı’nda 5 kişi ile başladık, sonra Kürdistan’daki annelerin gelmesiyle binlerce kişi olduk. 95’te başladık, 170’nci haftaya kadar Tansu Çiller oturup gitmemizi bekledi ama sadece sesimizi buraya değil, bütün dünyaya duyurduk” şeklinde konuştu.

Mücadelelerinin devamlılığına dikkat çeken Tosun, 90’lı yıllarda Cumartesi Anneleri’nin yaşadığı devlet şiddetinin, 2023 yılında ikinci ve üçüncü kuşaklar tarafından da aynı azimle sürdürüldüğünü belirtti. Mezar hakkının önemine değinen Tosun, Pasûr kayıplarından örnek vererek, 20 yıl sonra bulunan kemiklerin ailelere teslim edilme sürecindeki zorlukları ve Adli Tıp Kurumu’nda yaşanan kayıpları aktardı. Tosun, “6 kişinin kemikleri aynı torbada verildi. Bizim için bitmeyen yas bitmeyen mücadele demek. Güvenli bir gelecek için hakikat, adalet istiyoruz. Mezar hakkımıza, ölülerimize sahip çıkıyoruz. Ölüye saygı barışın en temel özelliğidir. Barışa da sahip çıkıyoruz” sözleriyle adalet taleplerini yineledi.

Cumartesi Anneleri’nin Protesto Kültürü

Panelde son olarak söz alan Philipps University of Marburg’dan Sosyal Psikolog Dr. Orhan Kaya, Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışı ve protesto kültürü üzerindeki etkilerini inceleyen uluslararası akademik çalışmalarından bahsetti. Kaya, Cumartesi Anneleri’nin sadece üzgün olmak için Galatasaray Meydanı’na gitmediğini, 1995’ten sonra faili meçhul olaylarda düşüşlerin yaşanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Kaya, yaptıkları çalışmayı fotoğraf ve araştırmalar üzerinden katılımcılarla paylaştı.

Panel, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.