İsrail Parlamentosu Knesset’te kabul edilen ve Filistinlilere yönelik ayrımcı sonuçlar doğurması beklenen “idam yasası”, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, söz konusu düzenlemeyi sert bir dille eleştirerek, bunun “apartheid’e doğru yeni bir adım” anlamına geldiğini belirtti.
Pedro Sánchez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in yeni idam yasasının yalnızca Filistinlilere uygulanacak şekilde tasarlandığına dikkat çekti. Sánchez, “Bu, aynı suçu işleyen İsraillilere uygulanmayacak asimetrik bir önlemdir. Aynı suç, farklı ceza. Bu adalet değildir” ifadelerini kullanarak uluslararası toplumu bu duruma karşı sessiz kalmamaya çağırdı.
İsrail Parlamentosu’ndan geçen yeni yasa, “İsrail devletinin varlığına son verme niyetiyle” bir İsrail yurttaşı ya da sakininin “kasten öldürülmesi” durumunda sanığın idam veya müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor. Ancak düzenlemenin asıl tartışma yaratan yönü, işgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler açısından taşıdığı ayrımcı nitelik.
Yasa, Filistinlilerin İsrail askeri mahkemelerinde “terör” kapsamında değerlendirilen eylemlerinde idam cezasını fiili olarak varsayılan yaptırım haline getiriyor. Buna göre, infazın kesin hükümden sonra 90 gün içinde, bazı durumlarda ise 180 güne kadar ertelenerek uygulanması mümkün olacak. Batı Şeria’da Filistinliler askeri mahkemelerde yargılanırken, aynı bölgede yaşayan İsrailli yerleşimciler sivil hukuk sistemi kapsamında yargılanıyor. Bu çifte standart, aynı fiiller için farklı yargı rejimleri ve cezalar yaratarak düzenlemenin ayrımcı niteliğini ortaya koyuyor.
Söz konusu yasa tasarısı, Avrupa kurumlarının ve insan hakları çevrelerinin de tepkisini çekti. Avrupa Birliği, düzenlemeyi “son derece kaygı verici” olarak nitelendirdi. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin ilgili komitesi ise, bu tür bir genişlemenin Filistinlilere karşı ayrımcı sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunmuştu.
Avrupa Konseyi, ölüm cezasının temel insan haklarıyla bağdaşmadığını ve bu cezanın yeniden genişletilmesinin uluslararası yükümlülüklerle çelişeceğini vurgulayarak, İsrail’in bu adımının hukukun evrensel ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.