İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölgedeki gerilimi tırmandıran açıklamalarında Hürmüz Boğazı’nın tam kontrolünün ellerinde olduğunu savundu. Kalibaf, sanal medya hesabından yaptığı görüntülü konuşmada, kritik su yolunun İran silahlı kuvvetlerinin egemenliğinde olduğunu vurguladı.
Kalibaf, ABD’yi boğazdan gemi geçirme girişimlerinde bulunmakla suçlayarak, bu teşebbüsleri “hırsızlar ve kaçakçılar gibi” ifadeleriyle niteledi. Söz konusu gemilerin İran silahlı kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaştığını iddia eden Meclis Başkanı, ABD’nin İran’a yönelik son saldırılarının, İran’ın boğazdaki gücünü kullanmasından kaynaklandığını ileri sürdü. Bu saldırılara “ağır karşılık” verildiğini belirten Kalibaf, “Eğer boğazın kontrolü ABD’nin elindeyse, neden her gün bunu tekrarlamak ve adalarımıza saldırmak zorunda kalıyor?” sorusunu yönelterek ABD’nin iddialarıyla çeliştiğini öne sürdü.
ABD’nin gemilere Hürmüz Boğazı’ndan geçiş güvencesi verdiğini ancak bu gemilerin saldırıya uğradığını ileri süren Kalibaf, “ABD, mutabakatın aksine boğazın güney güzergahını kullanmaya çalışıyor. Buna izin vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı. Kalibaf, savaştan önce günde en az 120 geminin boğazdan geçtiğini hatırlatarak, günümüzde bir veya iki geminin dahi geçişinin eski dönemle kesinlikle kıyaslanamaz olduğunu ifade etti.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetiminin uluslararası hukukla çelişmediğini savunan Kalibaf, son 15 ayda askeri alanda 10 yıllık ilerleme kaydettiklerini iddia etti. Ateşkesin ardından farklı ülkelerdeki ABD üslerine yönelik saldırıların “stratejik anlam” taşıdığını belirten Kalibaf, İran’ın füze kapasitesinin düşman tarafından engellenemeyeceği mesajını verdiklerini dile getirdi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin politikasının, ülke lideri Mücteba Hamaney’in talimatları doğrultusunda mutabakatın şartlarının yerine getirilmesi olduğunu ifade eden Kalibaf, iç siyasete de değindi. “Toplumsal bütünlük, birbirimize tavsiye etmemiz gereken en önemli toplumsal iyiliktir. Her kesimden tüm siyasetçilerden anlaşmazlıkları bir kenara bırakmalarını istiyorum. Gücümüzü ortaya koyarak mantığımızı düşmana kabul ettireceğiz ve hiçbir zaman askeri ya da siyasi olarak teslim olmayacağız” sözleriyle birlik ve direniş çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.