İran İnsan Hakları Merkezi (IHRS), 7–14 Ağustos 2026 tarihleri arasında ülkede yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin haftalık raporunu yayımladı. Raporda, cezaevlerindeki ağır hak ihlalleri, adil yargılanma hakkının gasp edilmesi ve idam cezalarına dikkat çekilerek, infazların derhal durdurulması çağrısında bulunuldu.
Raporda, ocak ayındaki protestolara katıldığı gerekçesiyle tutuklanan 23 yaşındaki tıp öğrencisi Sepehr Amirzadeh hakkında hafta içinde idam cezası verildiği belirtildi. Amirzadeh’nin yaralı protestoculara tıbbi yardım sağladığı için hedef alındığı vurgulanan raporda, “Amirzadeh’nin insani faaliyetleri, hakkında yürütülen yargı sürecinde suç unsuru olarak sunuldu. Mahkemenin yönelttiği kesin suçlama, sunulan deliller ve kararın tam metni kamuoyundan gizleniyor. Ayrıca güvenlik birimlerinin, ailesine sessiz kalmaları yönünde baskı yaptığı bildirildi” ifadelerine yer verildi.
İlam eyaletinin Melikşah kentinde protestolar sırasında gözaltına alınan Mehdi Roshani’nin de yeniden tutuklandığı bilgisine yer verilen raporda, Roshani’nin “muharebe” ve “yeryüzünde fesat” gibi rejim yargısının en ağır suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu aktarıldı. Roshani’nin kesinleşen bir cezası olmamasına rağmen idam riski altında bulunduğu ve cezaevinde işkenceye maruz bırakılarak suçlamaları kabule zorlandığı ifade edildi.
Raporda ayrıca Erdebil, İsfahan ve Zencan cezaevlerinde en az beş mahpusun idam edildiği kaydedildi. Nader Sheikhlou ve Mehrdad Sahebi’nin Erdebil Cezaevi’nde, bir çocuk babası Aref Karimian’ın İsfahan Cezaevi’nde, dört çocuk babası Payam Pakzad’ın ise Zencan Cezaevi’nde infaz edildiği belirtildi. Erdebil Cezaevi’nde ocak protestolarına katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan en az 54 kişinin halen güvenlik koğuşunda tutulduğu, bunlardan 25’ine toplam 49 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, 29 kişinin ise herhangi bir mahkeme süreci başlatılmadan tutuklu bulunduğu aktarıldı. Benzer şekilde Meşhed’deki Vekilabad Cezaevi’nde tutulan Morteza Arab-Khorasani’nin de altı aydan uzun süredir belirsiz bir hukuki statüyle tutulduğu ve adil yargılanma hakkından mahrum bırakıldığı vurgulandı.
Raporda, eski futsal hakemi ve siyasi tutsak Hamid Haj Jafar Kashani’nin omurga, sindirim sistemi ve kalp rahatsızlıkları olmasına rağmen Büyük Tahran Cezaevi’nde tedavi edilmediği belirtildi. Kashani’nin “İdamlara Hayır” kampanyasına destek verdikten sonra üzerindeki baskıların daha da arttığı ifade edildi.
Evin Cezaevi’nde aşırı sıcaklar, tahtakurusu istilası ve mahpuslar üzerindeki baskıların arttığına değinilen raporda, Büyük Tahran Cezaevi’nde ise aşırı kalabalık, sağlıksız içme suyu, düşük kaliteli gıda ve hijyen sorunlarının yaşandığı aktarıldı. Amol Cezaevi’nde bozuk gıda dağıtımı nedeniyle sağlık krizi yaşandığı, Fardis Cezaevi’ndeki siyasi mahpus Atefeh Hassani’nin ise İstihbarat Bakanlığı temsilcisi tarafından tehdit edildiği belirtildi.
İdam cezalarının muhalefeti susturmak için bir araç olarak kullanılmasına karşı aralarında Avrupa ülkelerinin de bulunduğu 32 ülkenin ortak açıklama yaptığı hatırlatılan raporda, infazların derhal durdurulması, keyfi tutuklamaların son bulması ve adil yargılanma süreçlerinin işletilmesi çağrısı yinelendi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.