Akademisyen Hamit Ekinci, ABD ve Çin arasındaki küresel rekabetin Ortadoğu’da yeni bir güvenlik mimarisini tetiklediğini belirterek, Kürtlerin bu yeni denklemde bölgesel ve küresel bir aktör haline geldiğini ifade etti. Ekinci, Türkiye’nin bölgesel etkinliğini koruyabilmesi için Kürt meselesinde barışçıl bir çözüm geliştirmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
ABD-Çin rekabeti ekseninde değişen dış politika dinamiklerini değerlendiren Ekinci, Washington’dan Ankara’ya, Tel Aviv’den Tahran’a uzanan jeopolitik hat üzerinde Kürt aktörlüğünün stratejik bir konum kazandığını söyledi. Ekinci, özellikle Suriye ve Irak’taki Kürt yapılarının hem askeri hem de diplomatik kapasitesiyle yeni düzenin önemli bir bileşeni olduğunu belirtti.
ABD’nin Ortadoğu politikasında yaşanan değişimlere değinen Ekinci, Donald Trump döneminde dış politikada liberal değerlerden ziyade pragmatik çıkarların ön plana çıktığını ifade etti. Bu sürecin bir parçası olarak Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî’nin Avrupa’daki diplomatik temaslarının kritik öneme sahip olduğunu belirten Ekinci, Suriye’de kalıcı bir çözüm için özerk yönetimin kapasite geliştirmesinin ve uluslararası ilişkilerini güçlendirmesinin yerinde bir adım olduğunu kaydetti.
Ekinci, Kürtlerin artık sadece statükoyu zorlayan değil, aynı zamanda güvenlik üreten yapıcı bir aktör olarak görüldüğünü söyledi. Kürt hareketlerinin artık Washington, Bağdat ve Şam arasındaki geniş bir denklemde oyun kurucu pozisyonda olduğunu ifade eden Ekinci, Kürt aktörlerin bölgede kimsenin maşası olmadan kendi halkının önceliklerini temel alan bir diplomasi yürüttüğünü vurguladı.
Türkiye’nin son yıllarda Avrupa ile bütünleşme yerine Ortadoğu merkezli politikalara ağırlık verdiğini hatırlatan Ekinci, bir Kürt barışı sağlanmadan Türkiye’nin bölgede istikrarlı bir güç olamayacağını dile getirdi. Ekinci, Türkiye’nin öncelikli gündeminin Kürt sorununun demokratik çözümü ve tüm parçalardaki Kürt aktörleriyle yapıcı ilişkiler kurmak olması gerektiğini belirtti.
Ekinci ayrıca, İngiltere’deki siyasi değişimlerin ve Kürt diplomasisinin uluslararası alandaki etkilerine de değinerek, Kürtlerin artık kriminalize edilme süreçlerinden ziyade diplomatik muhataplık seviyesinde değerlendirildiğini ifade etti. Bu durumun, Ortadoğu’da kurulacak yeni güvenlik mimarisinde Kürtlerin statü elde etme olasılığını güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.