Halkların İklim Zirvesi, Ankara’da Zürafa PSM’de düzenlenen “Savaşa karşı barış” buluşmasıyla ekolojik yıkım, zorunlu göç ve toplumsal barış konularını masaya yatırdı. İki gün süren program kapsamında düzenlenen panellerde, savaş politikalarının doğa ve toplum üzerindeki tahribatına dikkat çekilerek adalet ve eşitlik vurgusu yapıldı.
Zirvenin ilk gününde gerçekleştirilen “Ekolojik Yıkım, Savaş ve Sömürü Kıskacında Halklar: Ortak Yaşam ve Barışın İnşası” başlıklı panelde, farklı sivil toplum örgütleri ve sendika temsilcileri bir araya geldi. Panelde, savaşın sadece insani bir kriz değil, aynı zamanda büyük bir ekolojik yıkım ve sömürü mekanizması olduğu ifade edildi. Ortak yaşamın inşası için toplumsal barışın temel bir ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Programın ikinci gününde ise “Tanıklıklar: Soykırım, Katliam, Pogrom, Zorunlu Göç Kıskacında Halklar: Adalet, Eşitlik ve Barış Arayışı” başlıklı panel düzenlendi. Barış Anneleri adına söz alan Maytap Toprak, askeri operasyonlar ve baskı politikalarına tepki göstererek, annelerin acısının son bulması için onurlu bir barışın sağlanması gerektiğini belirtti. KHK ile ihraç edilenlerin hukuk mücadelesine de değinilen oturumda, antidemokratik yasaların iptali çağrısı yapıldı.
Panelin devamında, 1990’lı yıllarda yaşanan zorunlu göçlerin toplumsal etkileri, mayınlı arazilerin yarattığı yaşamsal tehditler ve tarihsel yüzleşme konuları ele alındı. Ermeni, Çerkes ve Süryani halklarının maruz kaldığı tarihsel haksızlıkların ve sürgün politikalarının tartışıldığı sunumlarda, gerçek bir barışın ancak geçmişle samimi bir yüzleşme ve faillerin ortaya çıkarılmasıyla mümkün olabileceği kaydedildi. Konuşmacılar, çok kültürlü yapının korunmasının ve tarihsel adaletin sağlanmasının demokratik bir gelecek için zorunlu olduğunu ifade etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.