enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5751
EURO
55,7660
ALTIN
6.602,18
BIST
11.780,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

Bornova’da Sendikal Faaliyetler Engellendi: Eğitim Emekçileri Hukuk Mücadelesi Başlatıyor

Bornova’da Sendikal Faaliyetler Engellendi: Eğitim Emekçileri Hukuk Mücadelesi Başlatıyor
20 Ekim 2026 18:52
A+
A-

Bornova’da bir okulda sendikal faaliyet yürüten iki Eğitim Sen üyesi ve okul müdür yardımcısının gözaltına alınması, eğitim emekçileri tarafından sendikal haklara yönelik bir kısıtlama olarak değerlendirildi. İzmir Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) şubeleri, bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmayacaklarını vurgulayarak Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasında, “Sendikal faaliyet suç değildir, baskılar bizi yıldıramaz” yazılı pankartlar açılırken, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ve “Örgütlenme hakkımız engellenemez” sloganları atıldı. Açıklamayı Eğitim Sen Şubeleri adına Eğitim Sen İzmir 4 Nolu Şube Başkanı İsmail Akyol okudu.

Sendikal Faaliyetlere Yönelik Açık Bir Engelleme

Akyol, Bornova Sait Güzelcan Ortaokulu’nda bir bekçinin polisi çağırması üzerine, okul müdür yardımcısı ile birlikte iki sendika üyelerinin gözaltına alındığını belirtti. Üyelerinin sendikal faaliyet kapsamında okulda bulunduklarını açıkça ifade etmelerine rağmen yaşanan bu sürecin, sendikal faaliyetlere yönelik açık bir engelleme niteliği taşıdığını kaydetti. Okul güvenliğinden sorumlu bir personelin şikayetiyle, okul yöneticisinin kendi görev yaptığı kurum içinde gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Akyol, olayın sadece gözaltıyla sınırlı kalmadığını da sözlerine ekledi. Okula gelen karakol amirinin, sendika yöneticilerine okul içinde bağırması, parmak sallaması ve tehditkâr bir tutum sergilemesinin, “Benim personelime kafa tutan o müdür yardımcısı kim?” ve “Sizin niyetiniz farklı” şeklindeki ifadelerle arkadaşları itham etmesinin, amirin kendi niyetini ortaya koyduğunu belirtti. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken hukukun sınırlarına ve kamu hizmetinin gerektirdiği sorumluluklara uygun davranmak zorunda olduğunu vurgulayan Akyol, eğitimin temel sorunlarını bilimsel ve pedagojik yöntemlerle çözmek yerine güvenlikçi bir anlayışla hareket edilmesinin vardığı noktanın bu olduğunu söyledi. Eğitimin sorunlarını çözmenin yolunun, bütün paydaşlarla diyalog kurmaktan, sendikaların görüş ve önerilerini dikkate almaktan ve eşitsizliklerle mücadele etmekten geçtiğini, okul kapılarına polis ve bekçi dikerek, sendikal faaliyetleri engelleyerek eğitim sisteminin sorunlarını çözmenin mümkün olmadığını dile getirdi.

“Sessiz Kalmayacağız, Hukuki Girişimlerde Bulunacağız”

Yaşanan olayın münferit bir durum olmadığını belirten Akyol, Anayasa’yı ve yargı kararlarını yok sayarak yetkilerini aşanları bir kez daha uyardı. “Unvanı, makamı veya görevi ne olursa olsun hiç kimse kendisini hukukun üzerinde göremez!” diyen Akyol, kamu görevlileri ve kolluk kuvvetlerinin görevlerini Anayasa ve yasaların çizdiği sınırlar içerisinde yerine getirmek zorunda olduğunu hatırlattı. Sendikal faaliyetleri keyfî biçimde engellemenin, sendika yöneticilerini tehdit etmenin ve hukuka aykırı müdahalelerde bulunmanın hiçbir kamu görevlisinin yetkisi dahilinde olmadığını vurguladı. Hiç kimsenin kamu gücünü kullanarak anayasal hak ve özgürlükleri ihlal edemeyeceğini belirten Eğitim Sen, yetkilerini aştığını, sendikal faaliyetleri engellediğini, üyeleri tehdit ettiğini veya kamu görevlileri üzerinde hukuka aykırı baskı kurduğunu düşündükleri sorumlular hakkında gerekli hukuki girişimlerde bulunacaklarını ilan etti.

Olayda sorumluluğu bulunan bekçiler ve kolluk amirleri hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, görevi kötüye kullanma suçu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında suç duyurularını yapacaklarını açıklayan Eğitim Sen, sendikal faaliyetlerinin engellenmesine, üyelerinin baskı altına alınmasına ve demokratik haklarının kullanılmasının bir güvenlik meselesine dönüştürülmesine sessiz kalmayacaklarını ifade etti. Açıklama, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarıyla sona erdi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.