Şırnak’ın Cizre ilçesinde 2015-2016 yıllarında ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan ağır hak ihlalleri ve bodrumlarda yaşanan ölümlere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki (AİHM) süreç devam ediyor. Türkiye hükümeti, 137 kişinin hayatını kaybettiği olaylara dair mahkemeye sunduğu 106 sayfalık savunmada, herhangi bir yaşam hakkı ihlali yaşanmadığını ve soruşturmaların eksiksiz yürütüldüğünü iddia etti.
Hükümet, AİHM’e sunduğu savunmada, sokağa çıkma yasakları döneminde gerçekleştirilen operasyonların hukuki bir çerçevede yapıldığını savundu. Yaşamını yitirenlerin meşru müdafaa koşulları altında öldürüldüğü ileri sürülürken, güvenlik güçlerinin yetkili makamlardan aldıkları emirler doğrultusunda hareket ettiği belirtildi. Soruşturma ve Anayasa Mahkemesi (AYM) süreçlerindeki yavaşlık ise 15 Temmuz süreci ve Kovid-19 pandemisi gibi gerekçelerle savunuldu.
Dosya avukatlarından Ramazan Demir, hükümetin savunmasına karşı hazırladıkları görüşte, iç hukuk yollarının etkisizliğine dikkat çekti. Demir, AİHM’in 2018 yılında dosyayı AYM’ye geri göndererek yaklaşık 10 yıllık bir zaman kaybına yol açtığını ifade etti. Hükümetin savunmasının, AYM’nin bu dosyalar açısından etkili bir iç hukuk yolu olmadığını kanıtladığını belirten Demir, mahkemenin devletin resmi görüşünü esas aldığını vurguladı.
Avukatlar, hükümetin ‘etkin soruşturma yürüttük’ iddiasını somut verilerle yalanladı. Operasyonlara katılan tek bir asker veya polisin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmadığına dikkat çekilen görüşte, olay yeri delillerinin bizzat şüpheli konumundaki güvenlik güçleri tarafından toplandığı belirtildi. Ayrıca, ‘operasyon planlarının’ devlet sırrı gerekçesiyle saklandığı ve binaların yıkılarak delillerin karartıldığı hatırlatıldı.
Hukukçular, AİHM’den Türkiye’deki sistematik cezasızlık sorununu tespit etmesini, soruşturmaların uluslararası standartlarda yeniden açılmasını ve mağdur ailelerden resmi olarak özür dilenmesini talep etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.