İspanya’da göçmen kadınların hakları için mücadele eden avukat Lucia Avila Carrillo, farklı ülkelerdeki göçmen kadınların benzer sorunlarla karşılaştığını belirterek, deneyim paylaşımının kritik önemine dikkat çekti. Kadınların şiddet ve eşitsizlik gibi temel sorunların yanı sıra, göçmenlik statülerinden kaynaklanan ek engellerle yüzleştiği vurgulandı.
Ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan göçmen kadınlar, sığınma ve dayanışma merkezlerine erişimde ciddi zorluklar yaşıyor. Yasal statü eksikliği, çevirmen desteği yetersizliği ve sınır dışı edilme korkusu gibi faktörler, kadınların bu hayati mekanizmalara başvurmasını engelliyor. Bu durum, kadınların kırılganlığını daha da artırıyor ve onları istismara açık hale getiriyor.
Mor Çatı Sığınma Vakfı’nın düzenlediği “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dayanışma Merkezleri – Uluslararası Deneyimler Konferansı”na katılan İspanya merkezli Senin İçin Kadın Derneği (Asociacion Por Ti Mujer) bünyesinde görevli insan hakları avukatı Lucia Avila Carrillo, Mezopotamya Ajansı’na yaptığı değerlendirmelerde, göçmen kadınların yaşadığı sorunları ve derneğin destek çalışmalarını detaylandırdı.
Farklı ülkelerden İspanya’ya gelen kadınlarla çalıştıklarını ifade eden Avila Carrillo, kadınların karşılaştığı uyum sorunlarını gidermek için yoğun çaba harcadıklarını belirtti. Avila Carrillo, “Kadınlar, yasal statü elde ederek ülkede kalıcı oturum iznine sahip olmak ve yasal bir şekilde yaşayıp çalışabilmek istiyorlar. Ancak İspanya mevzuatı gereği bu sürece erişebilmek için iki yıl beklemek zorundalar. Bu süre zarfında düzensiz statüde yaşamak, düşük ücretlerle veya sözleşmesiz çalışmak zorunda kalıyorlar,” şeklinde konuştu.
Derneklerinin bu süreçte kadınlara destek mekanizmalarını anlatan Avila Carrillo, bir karşılama paketi sunduklarını, bu paketin iki yılın sonunda başlayacak yasal statü sürecine hazırlık konusunda rehberlik ettiğini söyledi. İhtiyaç analizi görüşmeleri yaparak kadınların yalnızlık durumları, çocukları olup olmadığı gibi kişisel koşullarını değerlendirdiklerini aktardı. Ayrıca göç kaynaklı yas süreciyle ilgili psikolojik destek ve hukuki rehberlik sağlayarak, kadınlara ilk adımdan itibaren yapmaları gerekenleri aktardıklarını belirtti.
Göçmen kadınların iş hayatında karşılaştığı zorluklara da değinen Avila Carrillo, “Onları İspanya’daki iş piyasasına nasıl entegre edebileceğimizi ele alıyoruz. Çünkü bu sistem, geldikleri ülkelerdeki sistemden oldukça farklı. Ayrıca kendilerini yalnız hissetmemeleri ve depresyona girmemeleri için topluma nasıl uyum sağlayabilecekleri, diğer insanlarla nasıl bağlantı kurup bir çevre oluşturabilecekleri konusunda da destek oluyoruz,” ifadelerini kullandı.
Avila Carrillo, farklı gerekçelerle İspanya’ya gelmiş göçmen kadınların uyum sorunları yaşamaması için sosyal, psikolojik, hukuki ve istihdam alanlarında kapsamlı destekler sunduklarını vurguladı.
Farklı ülkelerdeki kadınların benzer sorunlar yaşadığına dikkat çeken Lucia Avila Carrillo, konferansta yer almanın ve tecrübelerini paylaşmanın büyük önem taşıdığını ifade etti. “Görebildiğim kadarıyla hepimiz bir noktada aynı zorluklarla ve koşullarla karşı karşıya kalıyoruz. Diğer kuruluşların çalışmalarını dinlemek, yaptığımız işi doğru bir şekilde yürüttüğümüzü hissettiriyor. Deneyimlerimizi paylaşmak bizim için hayati önem taşıyor. Bu sayede, deneyimlerimizi paylaştığımız ülkelerden göç eden kadınlar olduğunda, geldikleri ülkede yaşadıkları kesişimsel koşulları anlayarak onlara daha etkin destek sağlayabiliriz,” diye konuştu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.