Gaziantep’in Fransız işgaline karşı yürüttüğü tarihi direnişin en stratejik mevzilerinden biri olan Kürttepe, Cumhuriyet döneminin tek tipleştirme ve inkâr politikaları sonucunda resmi kayıtlarda Türktepe olarak değiştirildi. Tarihsel kimliği isim değişikliğiyle hedef alınan mahalle, günümüzde ise kentsel dönüşüm projeleriyle fiziki olarak yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya.
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İngilizler tarafından işgal edilen ve Ekim 1919’da Fransızlara devredilen Gaziantep, 10 ayı aşkın bir süre boyunca kuşatma altında direndi. Bu savunma sürecinin lojistik ve askeri açıdan en hayati noktalarından biri, bugünkü adıyla Türktepe Mahallesi’ydi. Kentin yüksek bir noktasında bulunan ve savunma hattının kalbi sayılan bu bölge, sadece bir askeri mevzi değil, aynı zamanda kentin kadim Kürt nüfusunun yaşadığı tarihsel bir yerleşim alanıydı.
Osmanlı dönemi mahkeme kayıtlarında (Şer’iye Sicilleri) “Kürt Tepesi” veya “Kürttepe” adıyla tescillenen mahalle, kentin en eski yerleşimlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak devletin yer isimlerini Türkçeleştirme politikaları kapsamında mahallenin ismindeki “Kürt” ibaresi bir tehdit olarak görülerek değiştirildi. İsim değişikliği, mahallenin savunma tarihindeki kilit rolünü resmi ideolojiye eklemlerken, bölgenin özgün etnik kimliğini ise hafızalardan silmeyi amaçladı.
Yer adlarının değiştirilmesi süreci, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e uzanan kesintisiz bir devlet politikası olarak değerlendiriliyor. Temelleri 1910’lu yıllarda atılan bu süreç, 1949 tarihli 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile nihai hukuki dayanağına kavuştu. Bu kanun kapsamında kurulan Ad Değiştirme İhtisas Kurulu, binlerce yer ismini “Türkçe olmadığı” gerekçesiyle değiştirdi. Kürttepe’nin Türktepe’ye dönüştürülmesi de bu sistemli hafıza operasyonunun bir parçası olarak kayıtlara geçti.
Mahalle isminin tarihsel kökeni sadece sözlü anlatılarla değil, akademik çalışmalarla da belgelenmiş durumda. Antep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayımlanan araştırmalar, 1700’lü yıllardaki Osmanlı mahkeme kayıtlarında mahallenin “Kürt Tepe” adıyla müstakil bir yerleşim birimi olarak tescil edildiğini ortaya koyuyor. 1990’lı yıllarda bölgede yaşayan tanıklar da, mahallenin resmi adı değişmiş olsa bile halk arasında ve çarşı esnafı nezdinde uzun süre “Kürttepe” olarak anılmaya devam ettiğini belirtiyor.
Günümüzde ise mahalle, Yazıcık Kentsel Dönüşüm Projesi ile yeni bir yıkım tehdidi altında. İsim değişikliğiyle başlatılan kültürel kopuşun, kentsel dönüşümle birlikte mahallenin özgün sosyal dokusunun tamamen dağıtılmasıyla sonuçlanmasından endişe ediliyor. Hak savunucuları, yer isimlerinin iade edilmesinin toplumsal barış ve toplumsal hafızanın korunması açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.