İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Köy Tiyatroları Festivali, bu yıl “Kadın Emeği” temasıyla sanatseverlerle buluştu. Festivalin en dikkat çeken topluluklarından biri olan Ürkmez Kadın Tiyatrosu, ev içi yaşamdan toplumsal alanlara kadar kadının görünmeyen emeğini sahneye taşıyarak farkındalık yaratmayı hedefliyor. Ev kadınlarından emekli öğretmenlere kadar pek çok farklı kesimden kadının bir araya geldiği grup, tiyatroyu bir özgürleşme alanı olarak tanımlıyor.
Ürkmez Kadın Tiyatrosu oyuncularından emekli öğretmen Hamide Ulu, kadınların sesi olabilmek amacıyla sahneye çıktığını belirtti. Tiyatronun kendileri için iyileştirici bir gücü olduğunu vurgulayan Ulu, sahnenin kadına özgüven aşıladığını ve toplumsal hayatta ayakta durabilmeyi öğrettiğini ifade etti. Tiyatroya başladıktan sonra çevresinden çok olumlu geri dönüşler aldığını söyleyen Ulu, kadın emeğinin kutsallığını ve zorluklarını dram ve komedi türündeki oyunlarla izleyiciye aktardıklarını dile getirdi.
Tiyatro grubunun temelinde kolektif bir emek ve dayanışma ruhu yatıyor. Oyuncu Gönül Aydemir, grupta sadece oyunculuk yapmadıklarını, aynı zamanda üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını kaydetti. Sahne kostümlerini kendi imkanlarıyla diktiklerini ve dekorları ekipçe hazırladıklarını belirten Aydemir, “Burada balık yemeği değil, balık tutmayı öğrendik” sözleriyle tiyatronun kendilerine kattığı yetkinliklere dikkat çekti. Aydemir ayrıca, pek çok kadının tiyatroya ilgi duymasına rağmen toplumsal baskılar ve eşlerinden çekinmeleri nedeniyle bu alana dahil olamadığını belirterek, kadınların sesi olma misyonlarının önemini vurguladı.
Ev içi emeğin değersizleştirilmesine karşı sanatı bir araç olarak kullanan Şerife Serbest, bir ev kadını olarak sanatın yaşam kaynağı olduğunu ifade etti. Kadının ev içindeki mesaisinin çoğunlukla “görünmez” kaldığına işaret eden Serbest, tiyatro aracılığıyla bu emeğin toplumsal bir karşılık bulması için çalıştıklarını söyledi. Festival kapsamında sadece yetişkinlere yönelik oyunlar sergilemekle kalmayan grup, aynı zamanda çocuklara yönelik pandomim, yüz boyama ve palyaço gösterileriyle sanatın birleştirici gücünü her yaştan kitleye ulaştırıyor.
Gönüllülük esasıyla çalışmalarını yürüten oyuncu Hülya Uysal ise çocuklarla bir araya gelmenin kendilerine büyük bir enerji verdiğini belirtti. İzmir’in çeşitli ilçelerinde çocuklara yönelik etkinlikler düzenlediklerini söyleyen Uysal, sanatın toplumsal değişimdeki rolüne değindi. Çocukların yüzündeki bir gülümsemenin kendileri için en büyük ödül olduğunu ifade eden Uysal, kadınların sanatın her dalında aktif olması gerektiğinin altını çizdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.