Kuşadası’nda Alevi kadınlarla bir araya gelen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) heyeti, toplumsal barışın ancak ön yargıların ortadan kalkması ve geçmişin acılarıyla yüzleşilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, barışın siyasi bir tercih olmanın ötesinde inancın ve insanlık anlayışının bir parçası olduğunu ifade etti.
Kuşadası Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Mutlu, toplumun tüm kesimlerinin birbirini eşit gördüğü gerçek bir barış arayışında olduklarını belirtti. Mutlu, “Barış yalnızca siyasi partiler arasında yapılacak bir anlaşmadan ibaret olamaz. Elbette siyasi uzlaşmalar önemlidir. Ancak toplumun gönlünde karşılık bulmayan, kadınların, gençlerin, emekçilerin, farklı inançların ve halkların söz sahibi olmadığı bir süreç kalıcı bir toplumsal barış tek başına sağlayamaz. Gerçek barış, halkların birbirini anlamasıyla, ön yargıların ortadan kalkmasıyla, eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla ve geçmişin acılarıyla yüzleşilmesiyle mümkündür” ifadelerini kullandı.
Yüksel Mutlu, süreçte hazırlanacak yasal düzenlemelerin ayrımcılığa karşı açık güvenceler içermesi, temel hak ve özgürlükleri koruyarak demokratik katılımın önünü açması gerektiğini dile getirdi. Sürecin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Mutlu, “Toplumun farklı kesimlerinin görüşleri alınmalı, kadınların talepleri göstermelik biçimde değil, kararların oluşturulmasında gerçek bir iradeyle temsil edilmelidir. Ancak bunu yaparken haklarımızdan, eşit yurttaşlık talebimizden, laiklikten, demokrasiden ve adalet anlayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
Toplantıda söz alan DEM Parti Milletvekili Öznur Bartın ise kadınlara yönelik katliamlarda yaşanan artışın nedenlerine değindi.
Bartın, genç kuşaklar üzerinden yürütülen asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, “Kendi biatına uygun bir kimlik ile bir topluluk yaratmak için farklı farklı planlarla topluma yaklaşan bir sistemle karşı karşıyayız. Bizler de diğer kesimler gibi, yani bu yaşamın içerisindeyiz. Hayatın kendisiyiz. ‘Jîn jiyan, azadî’ diyoruz. Yani kadının yaşam olduğunu kendi felsefemizde belirtiyoruz. Biz kadınlar birlikte güçlüyüz. Biz kadınlar dayanışmayla güçlüyüz” dedi.
Kadınların tüm direnişlere ve devrimlere öncülük ettiğini vurgulayan Bartın, Rojava Kadın Devrimi sürecinde yaşananlara işaret etti. Mücadele ruhunu büyüten kadınların dünyaya örnek olduğunu belirten Bartın, bu gücü Bêsêler’den, Zarifeler’den ve Bêrîtanlar’dan aldıklarını ifade etti.
Konuşmaların ardından Alevi kadınların talepleri dinlendi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.