EMEK Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Diyarbakır’da bulunan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlediği basın toplantısında, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa” kapsamındaki çerçeve yasa tasarısına ilişkin açıklamalarda bulundu. “Terörsüz Türkiye” söyleminden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Aslan, Kürt sorununun demokratik çözümü için iktidarın adım atması gerektiğini vurguladı.
Yaklaşık iki yıldır süren tartışmaların ve önerilerin ardından gündeme gelen yasa tasarısının hazırlanış sürecini eleştiren Aslan, tasarı aşamasında inkar ve imhaya dayalı politikaların sürdürülmek istendiğini ifade etti. İktidarın “Kürt sorunu yoktur” anlayışına karşı, sorunun demokratik ve halkçı bir yöntemle çözülmesi gerektiğini söyleyen Aslan, Kürt halkının eşit koşullardaki haklarının anayasal güvenceye kavuşturulması yönündeki mücadelenin önemine dikkat çekti.
Yasa tasarısına destek verme gerekçelerini açıklayan Aslan, “Bugün bir umut kapısı aralanacaksa, bir umut ortaya çıkacaksa ve saray rejiminin elinden bütün argümanlarını alabilme koşullarını oluşturacaksa bu yasaya ‘evet’ dedik. Kürt halkının barış umudu büyüsün, cezaevindeki tutsaklar dışarıya çıksın, gerillalar kendi evlerine, kendi yurtlarına güvenli bir şekilde kavuşsun diye ‘evet’ dedik. O açıdan bu, iktidarın ve onun düzenine ‘evet’ denilmiş bir oy değildir” dedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının zaten uygulanması gerektiğinin altını çizen Aslan, Selahattin Demirtaş ve Kobanê Davası tutsaklarının bu yasadan bağımsız olarak serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. Silah bırakan kişilerin döndüklerinde siyaset yapma haklarının ellerinden alınmaması için zemin oluşturulması gerektiğini belirten Aslan, şöyle devam etti: “Cezaevlerinde binlerce siyasi tutuklunun ve rehin alınmış tutukluların serbest bırakılması gerekir. Parti olarak biz bir siyasal genel affın da çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu siyasal genel af içerisinde hiçbir siyasal mahkum arasında tercih yapılmadan hepsinin serbest kalması ve siyasal bir genel affın gerçekleşmesini istiyoruz. Gezi tutsakları da bu sürece dahildir.”
“Terörsüz Türkiye” söyleminin gerçeği yansıtmadığını ve çözüme katkı sunmadığını dile getiren Aslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “PKK’nin kuruluş süreci ve bunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kalkmadığı sürece bu tartışma hep olacaktır. O yüzden top iktidardadır. Onun adım atması gerekir. Onun atacağı adımlara bağlı olarak da Kürt halkının eşitlik, özgürlük, demokrasi, barış mücadelesi gerçekleşebilir. Biz bunu sadece onların atacağı adımlara bırakmıyoruz. Bizim üzerimize düşen aynı zamanda Türk ve Kürt halkının beraber bundan sonraki süreçte iktidarı bu adımları atması için zorlamaktır. Kürt halkının eşit koşullarda bir arada yaşamasını güvence altına alacak bir mücadeleyi birlikte sürdürmektir.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.