Diyarbakır’da 11-12 Ocak 2025 tarihlerinde düzenlenen çalıştayın ardından 16’dan fazla sivil toplum örgütünün katılımıyla kurulan Eleştirel Barış Ağı, Türkiye’de barış ve insan hakları inşasına katkı sunmayı hedefliyor. Ağın temsilcisi ve Barış için Akademisyenler Derneği (BAK-Almanya) üyesi Aslı Telli, yürütülen çalışmalar ve “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne dair değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Aslı Telli, çerçeve yasa kapsamında kurulması planlanan kurullara değindi. Adımların hukuki boyutta atıldığını belirten Telli, “İlk aşamada en çok mağdur olan kesimlerle ilgili adımlar atılıyor. Ancak önümüzdeki 5 ila 10 yıllık süreci takip edecek olan onay ve izleme komisyonu yine devlet ve hükümet odaklı bir yapıya sahip olacak. Dolayısıyla bağımsız bir izleme komisyonundan bahsetmek henüz mümkün görünmüyor” dedi. Telli, silahların teslimiyle birlikte kültür, kimlik ve anadile dair hakların tanınması yönünde henüz somut bir gelişme göremediklerini ifade etti.
Sivil toplumun barış alanında ürettiği dağınık bilgiyi bir araya getirmek amacıyla Barış Kütüphanesi‘ni kurduklarını aktaran Telli, bu kütüphanenin batı merkezli ve kategorik akademik literatürü aşmayı hedeflediğini belirtti. Kütüphanenin çok dilliliğe ve özellikle Kürtçeye vurgu yaptığını söyleyen Telli, “Kütüphanede toplumsal cinsiyet, LGBTİ+, gençlik, engellilik, kültürel miras, ayrımcılık, etnik kimlik ve inanç özgürlüğü gibi alanlarda üretilen bilgi birikimini ortak bir zeminde buluşturuyoruz” diye konuştu.
Kaynakların Türkçe, Kürtçe, Almanca ve İngilizce olmak üzere dört dilde sunulduğunu belirten Telli, “Çok dillilikle, erişim engeline neden olan monokültür ve egemen dil anlayışına karşı duruyoruz. Kütüphaneyi yalnızca bir arşiv olarak değil; podcast, webinar ve e-bülten gibi araçlarla yeni tartışmalar üreten canlı bir portal olarak görmek gerekiyor. Katkıda bulunmak isteyenler web sitemizdeki formu doldurarak kaynak ve tanıklık belgelerini bizimle paylaşabilir” ifadelerini kullandı.
Eleştirel Barış Ağı’nın süreçteki tüm aktörlere yönelik eleştirel bir yaklaşımı benimsediğini vurgulayan Telli, “Güvenlik ve devlet merkezli, üstten dayatılan klasik barış paradigmalarına karşı, mağdur ve hayatta kalana odaklanan, çok aktörlü bir bakış açısını temsil ediyoruz. Akademinin elitist bakışını kırarak barışın toplumsallaşmasına katkı sunmak istiyoruz” dedi. Bölge illerinde barışa emek veren farklı inisiyatiflerin ağın üyesi olduğunu belirten Telli, sivil toplumun taleplerini karar alıcılara ve kamuoyuna taşımaya devam edeceklerini söyledi.
Çalışmalarını diasporada da aktif olarak sürdürdüklerini belirten Telli, “Ekim ayı sonunda Berlin’de Kürt dernekleri ve topluluklarının katılımıyla bir buluşma gerçekleştireceğiz. Türkiye ve bölgede diaspora destekli üniversitelerde ortak projeler, savunuculuk çalışmaları ve dersleri Eleştirel Barış Ağı kolaylaştırıcılığında ilerletmeyi planlıyoruz. Barış çalışmalarına eleştirel bakışı hep birlikte örmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.