enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,7831
ALTIN
6.732,28
BIST
12.888,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Eğitim Sen’den Okul Şiddeti Uyarısı: ‘Çözüm Güvenlikçi Yaklaşım Değil, Eğitim Sisteminde’

Eğitim Sen’den Okul Şiddeti Uyarısı: ‘Çözüm Güvenlikçi Yaklaşım Değil, Eğitim Sisteminde’
25 Eylül 2026 08:54
A+
A-

Eğitim Sen Şube Başkanı Hüseyin Tosu, okullara yönelik saldırıların yalnızca “bireysel sorunlardan” kaynaklanmadığını belirterek, “Çözüm, eğitim sisteminin dönüşmesidir” dedi.

Nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleşen saldırılarda çok sayıda öğrenci ve öğretmen yaşamını yitirdi, birçok kişi de yaralandı. Bu saldırılar sonrasında İçişleri ve Eğitim Bakanlıkları da dahil olmak üzere 7 bakanlık, “Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkili Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü” imzaladı.

Söz konusu protokol kapsamında okullarda sabit polis nöbeti, kamera sistemleri ve X-ray cihazları kurulması kararı alındı. Devam eden süreçte okullara 31 bin güvenlik görevlisi atandı. Ancak bu ‘güvenlikçi’ yaklaşımlar, okullardaki şiddeti sona erdirmedi. Yeni eğitim yılının başlamasından kısa süre sonra, 22 Eylül’de Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir öğrencinin okul önünde düzenlediği saldırıda 9’u öğrenci olmak üzere 11 kişi yaralandı.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, yaşanan bu gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Güvenlikçi Yaklaşım: Geçici ve Palyatif Bir Çözüm

Hüseyin Tosu, okullarda görevlendirilen 31 bin güvenlik görevlisinin aslında “bahçe görevlisi” olarak istihdam edildiğini ve bu kişilerin öğrencilerle iletişim konusunda yeterli eğitim almamış bireylerden seçildiğini ifade etti. Tosu, birçok okula X-ray cihazlarının yerleştirilmesine rağmen, “Öncelikle riskli okulların tamamına X-ray cihazları konulmuş değil. Ayrıca burada da ayrı bir maliyet söz konusu. X-ray cihazlarının konulması için öğrencilerden kart ücreti adı altında bir para isteniyor” dedi. Tosu, okul saldırılarının sadece X-ray cihazları ya da artırılan güvenlik önlemleriyle çözülemeyecek kadar karmaşık olduğunu vurgulayarak, “Şiddet çok boyutlu bir şeydir. Bunun toplumsal ve siyasal konjonktürle; ekonomik nedenleri ve okuldaki eğitim sisteminden kaynaklanan nedenleri var. Bütün bunların üzerine gitmezsek geçici çözümlerle var olan şiddeti önleyemeyeceğimiz de Manisa’da yaşanan olayla birlikte bir kez daha açığa çıktı. Bunlar çok geçici, palyatif çözümler. Günü kurtarmaya dönük çözümler ve daha çok esasında kamuoyunu oyalamaya dönük çözümler. Etkili olmadığını ne yazık ki Manisa’da yaşadığımız pratikle görmüş olduk” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim Sistemi Dönüşmeden Şiddet Engellenemez

Tosu, saldırıların yalnızca bireysel sorunlarla açıklanamayacağına dikkat çekerek, “Bu toplumsal bir meseledir. Okuldaki eğitim sisteminin, ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntıların da etkisi var. Çocuğu şekillendiren bütün bu etmenlerin toplamıdır diyebiliriz” dedi. Tosu, ekonomik koşullar, okullardaki eğitim sistemi düzeltilmeden, umut vadeden bir yapıya dönüştürülmeden ve bilimsel eğitim verilmeden saldırıların önüne geçmenin zor olacağını belirtti. “Okullarımızda hep aynı konular üzerinden dersler vermeye devam ediyoruz. Sanatsal, kültürel etkinlikler yok, çocuklarımızı yönlendirebileceğimiz alanlar sınırlı. Sadece bir yarış atı şeklinde çocuklar okula başlıyorlar ve yapılan tek şey sınav odaklı bir sistem. Bu durum çocukların farklı yönlere, farklı şekillerde şiddete yönelmesine neden olmaktadır” ifadelerini kullanan Tosu, var olan müfredatın çocukların gelişimine uygun hale getirilmesi, şiddeti azaltmaya yönelik çalışmalar yapılması, rehberlik ve sosyal hizmet faaliyetlerinin okullarda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

İktidarın Eğitim Politikaları ve Siyasi Rant Vurgusu

Tosu, mevcut iktidar döneminde okullardaki resim, beden eğitimi ve müzik derslerinin saatlerinin azaltıldığını, bazılarının seçmeli ders haline geldiğini belirterek, “Eğitim Bakanlığı’nın yapması gereken, şiddetin ciddi yapısal bir sorun olduğunu anlamasıdır. Ve bunun için sendikalarla, öğretmenlerle, velilerle oturulup konuşulması gerekiyor. Kısa ve orta vadeli çeşitli planlamalar yapılarak, bu işin üstesinden ancak birlikte gelebiliriz” ifadelerini kullandı. Tosu, bakanlığın bu süreçte 31 bin güvenlik görevlisi ve X-ray cihazlarını bazı okullara yerleştirmek gibi ‘tedbirler’ aldığını, bunun yanı sıra öğretmenlere önlük giydirilmesi gibi kılık kıyafet düzenlemeleriyle de gündeme geldiğini hatırlattı. Tosu, bu tür uygulamaların işin odağından uzak olduğunu ve “toplumsal bir kabul sağlamak adına, en azından muhafazakar kitlede öğretmenlerin kılık kıyafetiyle uğraşarak burası üzerinden siyasi bir rant elde etmeye çalışmıştır. Bunların da Manisa’da yaşanan olayla birlikte çözüm olmadığını görmüş olduk” şeklinde eleştirdi.

Önerilen Çözümler: Kapsamlı ve Sistemik Yaklaşım

Hüseyin Tosu, okul saldırılarına yönelik “güvenlikçi” yaklaşımın doğru bir yöntem olmadığını vurgulayarak, yapılması gerekenleri sıraladı: “Okullarımızın altyapılarının düzenlenmesi, rehber öğretmen sayısının artırılması, sosyal hizmet uzmanlarının okullarımızda görev alması, okulun müfredatının daha bilimsel, daha demokratik, daha katılımcı bir müfredat olması, öğrencilerin okula giderken severek gitmesini sağlayacak çeşitli yöntemler geliştirmek gerekiyor. Öğrenci okulu bir hapishane gibi ya da kendisinin zorunlu, mecburi gittiği bir alan olmaktan görmesini engelleyecek birtakım tedbirler geliştirmek gerek.” Tosu ayrıca, çocukların bir kısmının ekonomik zorluklar nedeniyle aç okula gitmek zorunda kaldığını belirterek, konuya ekonomik boyutundan da bakılması gerektiğini ifade etti.

Protokol Süreçlerinde Eğitim Paydaşları Dinlenmeli

7 bakanlığın katılımıyla imzalanan protokole de değinen Tosu, bu protokolün yetersiz olduğunu dile getirdi. Protokoller hazırlanırken eğitimcilerle ve sendikalarla görüşülmesi gerektiğini vurgulayan Tosu, “İşin bir tarafı öğretmenler. Dolayısıyla öğretmenlerin sözünün dinlenmesi, görüşlerinin alınması gerekiyor. Burada taraflar yok, eğitimin paydaşları yok. Siyasal iktidarın bakanları daha çok güvenlikten sorumlu bakanlık ve diğer bakanlıkların oturduğu güvenlikçi bir yaklaşımla çözüm üretmeye çalışıyorlar. Bu tarz protokoller ne yazık ki çözüm olmuyor. Öğretmenlerin örgütlü olduğu sendikalarla bir araya gelinmeli ve buna dair çözüm üretilmeli” dedi.

Eğitim sisteminin mevcut yapısından dolayı öğretmenlerin öğrencilerini yeterince tanıyamadığını belirten Tosu, okullardaki birleştirilmiş sınıflara ve 35-40 kişilik kalabalık sınıflara dikkat çekti. “Okullarda ücretli öğretmen sayısı 100 bine yakındır. Sınıfların çok kalabalık olması nedeniyle öğretmen öğrenciyi yeterince tanıyamıyor, ilgilenemiyor. Her bir öğrenciye ayrılan zaman çok sınırlı, çok kısıtlı oluyor” diyen Tosu, 500 öğrenciye bir rehber öğretmen düşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Tosu, rehber öğretmen sayısının artırılması ve birleştirilmiş sınıflar yerine sınıfların 15-20 kişilik olacak şekilde düzenlenerek her öğretmenin öğrencisiyle yeterince ilgilenebileceği bir ortam yaratılmasının önemine değindi.

Eğitim Sen olarak okul saldırılarına karşı “Şiddete, Şiddetsiz Okul Deklarasyonu” yayınladıklarını ve sorunların çözümü için atılması gereken adımlara dikkat çektiklerini belirten Tosu, son olarak şunları söyledi: “Temennimiz, şiddetin bundan sonra yaşanmamasıdır. Öğretmenler olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, sendika olarak da mücadele ediyoruz. Ancak bakanlığın daha sağlıklı yaklaşması, güncel, geçici, palyatif çözümler yerine soruna biraz daha derinlemesine bakıp daha kısa, orta, uzun vadeli planlamalar yapmasını bekliyoruz.”

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.